Az önce CNBC-e’de Üreten Türkiye Platformu‘nun seri kampanyalarından dördüncüsünü dinleme fırsatı buldum. Niyetlerinin iyi olduğu konusunda şüphem yok ama söylediklerinin ana teması bana biraz ters geldi. Hatta biraz da harcadıkça kazandıran kredi kartlarının reklamı gibi çağrışım yaptı.
Hep kredi kartı reklamlarına gülerim. Neredeyse alışveriş yapın da istermiyorsanız para ödemeyin demeye getiriyorlar. Nasıl olduğunu anlamadığım şekilde harcadıkça kazandırıyorlarmış. İnsan harcadıkça kaybetmez mi? En azından parasını kaybeder. Elbette işine yarar birşeyler alıp hayat kalitesini arttırır ama harcarken kazanmak denmez ki buna. Zaten bankalar da hiç bundan bahsetmiyor. Siz harcayın biz size harcadığınızın bir kısmını puan, mil gibi şekillerde geri verelim diyorlar.
Şimdi yine benzer bir tezat Üreten Türkiye Plaftormu’nun kampanyalarında gözüme çarpıyor. Evet belki hiç kimse alışveriş yapmazsa üreticinin üretim yapması için sebep olmayacak ama üretici adam gibi birşeyler ürettiği sürece parası olan ne diye alışveriş yapmasın ki? Parası olmayan zaten alamaz istediğiniz kadar kampanya yapın. Hatta parası olmayan paraya kavuşursa siz kampanya falan yapmadan bile alışverişe çıkar elinden geldiğince. O zaman bu kampanya ne diye?
Ortamda çok zengin birileri varsa ve alışveriş de yapmıyorsalar bu onların tasarufudur ve ekonominin kurtuluş bu kesimin alışverişe başlaması ile nasıl bağdaştırılabilir? Krizden falan kurtulmak için üretmek lazı diyen siz değil misiniz? Her iki kelimenizin biri “üretim” zaten. Tamam işte tüketilecek kadar çekici birşeyler üretin. Tüketici de satın alsın.
