Haz
23
    
Posted (serkan) in Etkinlik, KTÜ, Trabzon, biyoloji kongresi, biyoteknoloji on Haziran-23-2008

Bizim bölümün aylardır uğraştığı kongre nihayet başladı. Ben de nasıl becerdiysem katılımcı kalabildim. Henüz bana bir şey yaptıran çıkmadı. Ama Cihan benim kadar şanslı değildi. :)

Açılış güzeldi, kokteylde yeterince geyik yapacak kadar kimse vardı derken şimdiki izlenimin iyi olduğu yönünde ama bilimsel yönüne değinmek için bitmesini beklemem gerek. Bir de kongreye bir gün kala internet sitesinin trafik limiti dolmasaydı veya dolduğunu umursayan birileri olsaydı iyi olacaktı. Sabah kaçta gideceğimi bilemedim bir an.

Kısacası; finaller bitti ama ben halen yoğunum. Görüşmek dileğiyle…


 
Ara
16
    
Posted (serkan) in Trabzon, tiyatro on Aralık-16-2007

Bugün küçük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. İlk defa Trabzon Devlet Tiyatrosu çok güzel bir öyküyü beklediğimden daha kötü sahneledi. Deli Dumrul, aslında Canguz’uyla Azrail’iyle harika bir hikaye. Daha önce müzikal versiyonunu yine aynı sahnede İzmir Devlet Tiyatrosu’ndan izleme fırsatı bulmuş ve günlerce aklımdan çıkaramamıştım. Posteri helen odamda aslıdır.

Pek çok oyunu farklı kimselerin yorumlarından izleme fırsatı buldum ve sahnelenişteki çeşitlilikleri severim. Yeniliklerle karşılaşmak daha çok hoşuma gider ancak bu sefer hiç etkilenmedim. “Can ne kadar tatlıdır?” oyundan çıkınca aklıma bile gelmedi! Oysa genellikle her oyunun sonunda ayakta alkışladığım ve ardından eve gidene kadar büyüsünü üstümden atamadığım oyunların tiyatrosu böylesi güzel yazılmış bir hikayede sınıfta kalmamalıydı.

İzlemeyin demiyorum. Zaten burada yazıyorsam izlemeye değer bulmuşum demektir. Ödeyeceğiniz iki liranın kat kat daha fazlasını hak eden bir oyun, ben ne dersem diyeyim. Ancak, ikinci kez izleyeceğimi sanmıyorum ne yazık ki.


 
Eki
29
    
Posted (serkan) in Etkinlik, KTÜ, Trabzon, biyoloji kongresi, biyoteknoloji on Ekim-29-2007

23-27 Haziran 2008 Karadeniz Teknik Üniversitesi / Trabzon

İki yılda bir düzenlenen Ulusal Biyoloji Kongresi bu sene KTÜ’de. Hiç bir şekilde görev almayı düşünmediğim bu etkinliğe izleyici olarak katılabilmemi engelleyecek bir aksiliğin çıkmamasını umuyorum. Normalde biyolog olmuş araştırmacılara hitap eden bir kongre ancak ayağıma kadar gelmiş fırsatı tepme niyetinde değilim ve henüz lisans öğrencisi olsam da katılmayı planlıyorum.

Yüksek lisans, doktora ve post-doktora sürecindeki araştırmacıların puan kapmak için değerlendirdikleri bir etkinlik olduğu için hepsinin zaten haberdar olduğunu biliyorum ancak ben yine de benim gibi öğrenci arkadaşlara, katılım masrafını göze alıp, kongreye gelmelerini tavsiye ediyorum. Bildiğim kadarıyla yabancı davetlilerin de dahil olduğu bir etkinlik olacak ve bence pek çok müstakbel araştırmacı için gizli fırsatlarla dolu.

Yüksek lisans yapma konusunda kararsız arkadaşların özellikle katılmasını bekliyorum çünkü yeni yetme pek çok araştırmacının aslında kendilerinden ne kadar da farksız olduğunu görecekleri bir sunumlar dizisi ile karşılaşabilecekleri gibi belkide biraz karamsar baktıkları dünyada yeni bir ışık bulmanın ne kadar da kolay olduğunu hissedecekler.

Erken kayıt için son tarih 29 Şubat 2008 ve bu tarihten önce yapılan kayıtlarda ödenecek katılım bedeli 60 €.

Ayrıntılı bilgiyi kongre internet sitesinden alabilirsiniz.


 
Nis
17
    
Posted (serkan) in KTÜ, Trabzon, tiyatro on Nisan-17-2007

Dün (16 Nisan 2007 – Perşembe) KTÜ Tiyatro Festivali bahanesiyle KTÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun oynadığı Ray Cooney’in Hangisi Babası adlı oyununu izleme fırsatımız oldu. Bunca zamanlık tiyatro seyircisiyim ama bu güne kadar bu kadar çok güldürüldüğüm bir başka oyun ile karşılaşmadım. Evet daha önce pek çok komedi seyrettim ama hiç birinde gülmekten gözlerimden yaş gelmedi.

Giresun Şehir Tiyatrosu bu sene de tıpkı geçen seneki gibi sözünü tutamamış bir üniversitesi topluluğu yerine sahne almış ve geçen yılki gibi kırıp geçirdiği üniversite öğrencilerinden oyun sırasında çok iyi tepkiler almış. (E tabi, biz iyi oyundan çok iyi anlarız :) )
Oyunun bir diğer özelliği de inanılmaz ölçüde hızlı oynanması. Sanki koşarcasına geçiyor her şey ama siz hiç bir şeyi kaçırmadan rahat rahat takip edebiliyorsunuz. Shakespeare’in Onikinci Gece’sindeki gibi ipin ucunu kaçırma noktasına kadar yaklaşmak üzere oluyorsunuz ardından her şey toparlanıveriyor. (Tabi bu kısım biraz benim kavrama kapasitemle ilgili galiba :) )

Sonuç olarak; en yakın zamanda iki adım ötedeki Giresun’a gidip bu oyunu bir daha izlemek istiyorum.