May
09
    
Posted (serkan) in Denizli, TEMA, çevre on Mayıs-9-2009

30 Nisan – 4 Mayıs arasında Genç TEMA Eğitim toplantısı için Denizli’de Pamukkale Üniversitesi Genç TEMA Kulübü’nün harika ağırlaması ile mükemmel dört gün geçirdik. Hatta Trabzon’da arkadaşlarımın düzenlediği 4. Moleküler Biyoteknoloji Bahar Okulu’nu kaçırmama sebep olduysa da iyi ki gitmişim diyebilirim.

Doğrusu, insanın ilk ve son kez gittiğini bilmesi üzücü. Ama bir yıl daha etkin bir şekilde Genç TEMA’da faaliyet göstereceğim düşünülürse yurdum gençliğinin neyin peşinde olduğunu gözlemek için iyi bir fırsattı. Tanıştığım kimseler arasında ne yazık ki sadece bir tane biyolog vardı ve çoğu çevre mühendisliği ve ziraat gibi çevre duyarlılığına yakın dallardan ama hiç de alakalı akademik yaşantılardan gelmiş kimseleri görmek de çok güzel.

Eğitimlerde özellikle Lütfü hoca’nın sunumunu etkileyici buldum. Gerçi beyin – ceviz benzetmesini epeyce ciddiye almış olması beni şaşırttı ama o ve Erozyon dedeyi iyi ki izleyebilmişim. Tabi bir yandan da halen Hayrettin Karaca ile fotoğraf çektirememiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. :)

İstersek elimizden her şeyin gelebileceği bilinci ile girdiğimiz ikici gün bana kalırsa küçük bir hüsrandı. Bunu nasıl anlatabilirim tam olarak bilemiyorum ama sunumunun başında insan psikolojisi üzerine çok güzel şeyler söyleyen ve motive edicilik konusunda eline pek fazla kimsenin su dökemeyeceği Saadet Şen ile karşılatık. Ne yazık ki beklediğimiz oldu ve kendisi asıl uzmanlık alanı olan kadim bilgeliklerden bahsetmeye başladı. Bilimsel düşünceyi hayatının her aşamasına taşımayı amaç edinmiş bizim gibi Genç TEMA gönüllüleri için bu bir haksızlıktı.

Elbette TEMA çizgisine çok uygun bir içeriği vardı ama kuantum ve gen teknolojilerinin albenili söylemlerini yalan yanlış şekilde arkasına alan ve bize kaleme odaklanarak hayali pi noktasını bulabileceğimizi söyleyen bir bilgeliğe hiç gerek yoktu. Anladığım kadarıyla TEMA çatısı altında çok sefer sunum yapmış ve bu sefer de bizimle aynı bilgileri paylaşmak için sahne almıştı. TEMA’ya yakıştıramadım!

Her sene bu etkinliğin kat kat daha nitelikli hale geleceğine eminim. Gelecek senelerde gerçekleşecek etkinliklerin de katılımcıları tarafından yetersiz bulunması ve hep daha fazlasının peşinden koşulması dileğiyle.

Tükettiği kaynaklar açısından en ufak bir müsrifliğe tahammül edemeyen ama ürettiği bilgiyi hiç yeterli bulmayan bir Genç TEMA umarım hep var olur.


 
Nis
03
    
Posted (serkan) in TEMA, çevre on Nisan-3-2009

Genç TEMA’nın faaliyetleri arasında en çok yaptıklarımız eğitim vermek. Bugün de KTÜ’nün Sağlık Yüksek Okulu’nda Küresel Isınma ve Küresel İklim Değişikliği’nden bahsettik. Daha önce arkadaşlar aynı yerde Toprak ve Toprak Erozyonu’na değinmişlerdi.

Aslında bakarsanız hemşire adaylarımızdan bu kadar ilgi beklemiyordum. Hatta sunuma karışıp soru sorduklarını, katkı yaptıklarını da düşünürsek aslında benim zannettiğimden çok daha ilgili bir hemşire nesli yetiştiği ortada.

Sunum sırasında onlara özel bir ek yaptım. Ne yapın edin hastalarınıza ilaçlarını tam olarak bitirmeyi tembihleyin dedim. Çünkü bu davranış onların daha iyi bileceği gibi hastalıkla mücadelede çok önemli bir basamak olmanın yanında okyanus yaşamını koruma adına da çok önemli. İsraf edilen ve çöplere atılan ilaçlar denizler ve okyanuslar gibi ortamlardaki karbon-oksijen çevriminin üçte birini üstlenen canlıları yok ediyorlar. Küresel ısınma ile hiç alakalı gözükmeyen basit bir alışkanlık değişimi beklenmedik bir fayda sağlayabiliyor. Umarım hiç olmazsa birkaç hemşire arkadaş unutmaz bu tavsiyeyi.


 
Mar
29
    
Posted (serkan) in TEMA, çevre on Mart-29-2009

Bugün (aslında dün) dernekte su ticaretini tartıştık. Ticarileştirilebilir mi? Ticarileştirilmemeli mi? Genç Tema’dan birilerinin çıkıp da kesinlikle ticarileştirilmelidir demesi beklenemezdi ama birkaç arkadaş, bir münazaralık, karşı tarafı oynadılar. Asıl amaç bu konuda elimizde ne var ne yok ortaya dökmekti ve gerçekten öyle de oldu.

  • Suyu sadece içmek için kullanmıyoruz. Su her yerde gerekli.
  • Suyu sadece biz kullanmıyoruz. O tüm canlılara gerekli.
  • Diğer canlılar suyu kimi zaman bir yuva kimi zaman üreme ortamı olarak kullanıyorlar. Onun üstünde yaptığımız her türlü faaliyet aslında bu açıdan onları etkiliyor.
  • Suyu korumanın yolu sadece su üstüne düşünmek değildir. Örneğin eczaneden aldığınız ilacı hastalığınız bitti diye yarıda bırakırsanız farkında olmadan okyanuslardaki yaşamı tehdit edersiniz.

Suyu korumak için güncel birkaç alışkanlığımızı değiştirmemiz yeterlidir. Sadece biraz dikkat yeterlidir. Lütfen evinizin akarlarını dikkatle inceleyin.


 
Kas
29
    
Posted (serkan) in TEMA, Türkiye, çevre on Kasım-29-2008

Bugün öğleden sonra TEMA‘nın Trabzon’da yıllardır faaliyet gösteren topluluğunun toplantısına katıldım. İlk defa fırsatım oldu. Daha doğrusu dün o zamana kadar tanımadığım iki arkadaşım bölümün alt katında stant açıp, “TEMA’ya katılmak ister misiniz?” diye sordu ve basit bir form doldurmamla işlem tamamlandı.

Dürüst olmak gerekirse TEMA‘nın Trabzon’da bulunduğunu bile bilmiyordum. Hatta zamanında Kanuni Kampüsü’nde (yani burnumun dibinde) olduklarını ama halkla daha iç içe olmak için kent merkezine taşındıklarını duyunca iyice utandım.

Neyse olan olmuş dördüncü sınıfa gelene kadar o kadar gereksiz işle uğraşmışım buna fırsat olmamış, kalan zamanı değerlendirelim diyorum. Herkesi de TEMA‘ya katılmaya davet ediyorum.

Unutmayın siz olmadan bir eksiğiz!

Niyetimde etkin bir Genç TEMA üyesi olmak var. Ne kadar becerikli olacağımı şimdiden kestiremiyorum ama yaptığım hemen her etkinliği buraya taşıyacağım.