Ağu
18
    
Posted (serkan) in biyoteknoloji, çevre, İran, savaş, sinir bozucu, siyaset, Türkiye on Ağustos-18-2008

Geçtiğimiz hafta İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad İstanbul’daydı. Resmi bir ziyaretti ama daha önce Beşer Esad örneğinde de gördüğümüz gibi Ankara’da ulu önderi ziyaret etmeye gerek duyulmadı.

Bizimkilerin yukarı tükürsem bıyık aşağı tükürsem sakal derdinden dolayı enerji ile ilgili anlaşma muhtemelen yapılmış olmasına rağmen ilan edilmedi. Hatta yapılmamış olma ihtimali bile olduğunu düşünmeye başladım çünkü İran kendisini -haklı olarak- bulunmaz Hint kumaşı gibi hissetmeye başladı. Daha sonra bahsedeceğim ama herkesin gözü önünde sergilenmiş bir saflık sonucu Nabucco Boru Hattı projesi tarihin tozlu sayfalarına gömülürken, konu gaz olunca Rusya bağımlısı bir ülke için en iyi diğer seçeneğin İran olduğu ortada.

Çok konuşulan ve bizim vatandaş saydığımız alemin kimlerden oluştuğunu gösteren cuma namazından hemen önce planda olmayan bir basın toplantısı yaptı Ahmedinejad. Bana kalırsa aklı başında kimseler için bir çeşit gövde gösterisi gibiydi. Sanki Türkçe cümleleri anlıyormuş gibi mimikler içeren şirinlikler ve beklediği soru üstüne Türk şehir yöneticilerini anında satışı görülmeye değerdi. Ama anlattıklarını can kulağı ile dinlemek hatta kafayı taşlara vurmak gerek.

Amerikan ambargosuna rağmen nasıl geliştiklerini anlattı. Yanılmıyorsam biyoteknolojide dünya beşincisi, nanoteknolojide ise onuncusu olduklarını söyledi. Hatta bunu da üstüne basa basa Amerika ambargosuna rağmen başardıklarını zihnime kaydetti. Yani az imkanla da yol kat edilebileceğinin hatta dünyaya meydan okunabileceğinin en iyi göstergesini önümüze serdiğini açıkladı.

Sokağa çıkın ve sorun “İran güçlü bir devletmiş bilimde bizi solda sıfır bırakmış, neye bağlıyorsunuz?” deyin. Bin kişiden bir kişi çıkıp “e çalışıyorlar ya ondan” diyecek. Gerisi “petrol var petrol” der geçer. Irak’da da petrol var. Afrika’nın güneyindeki kimi ülkelerde de. Ama bazen petrol sadece ölmeyi yürümekten önce öğrenmeyi sağlıyor.

Nükleer Çifte Standart

Ahmedinejad nükleer çifte standarttan bahsetti ve ABD’nin ve diğer büyük devletlerin kendileri kullansalar hatta silah olarak bile elde tutsalar dahi başkalarının nükleer enerjiden faydalanmasını engellediklerini söyledi. Yerden göğe kadar haklı.

İran’ın doğal yenilenebilir enerji kaynaklarından haberim yok ancak elbette bizimkinden bile büyük olan o sıcak ülkelerinde nükleer enerjiye ihtiyaç duymayacakları kadar fazla imkanları vardır. Tek yapmaları gereken diğer alanlarda gösterdikleri azmi bu alanda da göstermeleri ve nükleer enerjiyi sadece bilimsel amaçlı olarak geliştirmeleri. Belki de Amerikan ambargosu Ahmedinejad’ın da dediği gibi gerçekten de İran’ın işine geliyor. (Çevre konusunda şüphe yok.)


 
Ağu
24
    
Posted (serkan) in çevre, sinir bozucu, siyaset on Ağustos-24-2007

 
Tem
26
    
Posted (serkan) in siyaset, Türkiye on Temmuz-26-2007

22 Temmuz seçimlerinde MHP’den milletvekili seçilen Mehmet Cihat Özönder, Ankara’da geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi.

(Haberin Kaynağı: NTV)

Ailesine ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Sanırım o, daha meclis açılmadan halkının sesi olabilmiş ilk ve tek vekil. Şüphesiz başka hiç kimsenin trafik sorunumuzu bu kadar açık bir şekilde meclise taşıyabilmesi olası değil.

Trafik canavarına karşı uygulanabilecek tek fikrin yola devam olduğuna emin tüm iktidarların bizi daha uzun süre aydınlatabilmesi dileğiyle…


 
Tem
09
    
Posted (serkan) in siyaset, Türkiye on Temmuz-9-2007

Az önce kendi sayfalarımda gezinirken bir siyasi partinin reklamlarına rastladım. Epeydir ötede beride görüyorum zaten. Kimse “a bakın bunlar internete önem veriyor ki reklam vermeye değer buluyor” diye düşündüğümü sanmasın. Anlaştıkları reklam ajansının elindeki araçlardan biri de bu sonuçta. Ama bu partilerin ya da hiç olmazsa reklam ajanslarının aklına gelmesi gereken bir şey vardı. O olsaydı gerçekte öyle sanabilirdim. Siyaset de beni ikna etme sanatı değil mi?

Öncelikle bu Google AdSense güzelliğinden doğru dürüst faydalanmalı. Bu araç size içeriğe bağlı reklam yayınlama şansı tanıyor. Yani istediğiniz seçmen kitlesine istediğiniz reklamı gösterebilirsiniz. O zaman sıradan vaatler yerine neler söyleyebilmeli?

  • Türkiye’nin internet omurgasını geliştireceğiz.
  • Kablosuz internet her sokakta, sizin köyde bile.
  • E-devlet uygulamalarını dünya standartlarına çıkaracağız, sizi standart dışı tarayıcılara mahkum etmeyeceğiz. Hatta siteler Web 2.0 olacak.
  • İnternet sansürüne hayır!

Tabi bu reklamları içinde web 2.0 ya da Ajax tarzı kelimeler geçen sitelere ya da Bildirgeç gibi yerlere hedeflenmiş reklam olarak sunulmalı. Böylece her iki tarafta kazanmalı. Tabi iktidara gelip sözünü tutmanın gerekliliğinden hiç bahsetmiyorum. Çok kısa zamanda hayata geçirilebilir olduğu pek çok kimse (ve özellikle vaatlerin hedef kitlesi) tarafından bilindiğine göre “beş yıl içinde yaparız bir ara” usulü, işi hiç yapmamakla eş değer olacak.