Hiç de anlatıldığı gibi değilmiş.
Hakkında o kadar çok atılıp tutulmuştu ki Cihan zorlamasa yanından bile geçmeyeceğime emin olduğum iğrenç bir filmdi. Sonuç: Bana film sahnelerinden heyecanla bahsedenlerin tümü:
- Sadist,
- İzledikleri film hakkında fikirleri bile olmayan,
- Dehşet anlarını kesip birleştirsek daha çok zevk alacak arda kalan zamanda neyle uğraşacaklarını şaşıran tipler.
Testere aslında korku filmi değil ama korkutucu sahneleri olduğu için benim için gerilim korku fark etmez. Korkutma üstüne kurulu filmleri zaten izlemiyorum.
Filmin ahlaki yanı bir kenara -bence fazla ahlaklı ama- aslında her an yaptıklarımızı aklıma getirdi. Örnek olarak yaşama hakkı hatta acı çekme duygusu kullanılınca yani basitçe abartmak en etkili ikna yoldur yaklaşımı tercih edilince itici bulmamak mümkün değil. Oysa ben dördüncü film bitince iyiden iyiye John’ın bir katil olmadığını benimsedim. Aslında her saniye biz kendimizi öldürüyoruz farkında değiliz. Tabi bunu yeni fark etmiş değilim. Film de bunun zaten farkında olanlara ufak bir hatırlatma. Yoksa ne kadar sadist olduğunuz ortaya çıkıyor sadece.
Oyunu kurallarına göre oynamak üstüne çok konuşulabilir. Film öyle yerlere çekilebilir ki okuyucunun aklı hayali durabilir. Bunu başka yazılara bırakıyorum. Hatta J.R.R. Tolkien’i mezarında rahat uyutmadığını düşündüğüm Yüzüklerin Efendisi yorumlarını hatırladıkça uslu durmayı tercih ediyorum.
Eğer 18 yaşından büyükseniz izleyin bu filmleri. Şayet küçükseniz 18′inizde size alınabilecek en iyi doğum günü hediyesi de bu olur bence.
Ayrıca filmde hiç bir saçmalık olmadığını ısrarla söyleyenlere sesleniyorum. Dördüncü filmin başında otopsi sırasında boğazı kesik zat-ı muhteremi inceleyen doktor abimiz nasıl oluyor da midesinden kaset çıkınca cinayet şüphesine düşüyor. Kereste makinesi ile nazikçe çizilmiş boğaz ortada bir cinayet olduğu hakkında hiç mi fikir vermiyor?
Aslında film bir yönden Matrix’i hatırlattı. İkisi de hayatınıza birkaç dakika daha kendi kendinize düşünme süresi katan yapıtlar. Böylesi filmlerle sık karşılaşmıyorum. Sanırım çok fazla vakit ayırmıyorum.