Şub
20
    
Posted (serkan) in eğitim, savaş, sinema, Türkiye on Şubat-20-2008

İlk defa bir film ağlatabildi beni, hem de tüm ikinci yarı boyunca.

Ne yazık ki herkesin fırsatı olmuyor böylesi bir destan yazmaya. Hatta kimileri böyle bir fırsatı hak etmiyor bile. Bugün bu olayı ancak öğrenme fırsatı bulmuş bir Türk olarak en çok kendime öfke duyuyorum.


 
Ara
19
    
Posted (serkan) in animasyon, sinema on Aralık-19-2007

Arı Filmi

Arı Maya aşkına! Ben arıları altı bacaklı sanıyordum. Hani mesela şu çizimde gösterildiği gibi. Bir de ölmüş çiçeği polen gücü ile hayata döndürmeleri beni benden aldı ki anlatamam. Ama yok en iyisi çok fazla uzatmamak. Onca emek etmişler hatta bir de çocuk filmi demişler. En iyisi bir gün böcek gibi uçabilen uçakların icat edileceğine inanıp Vikipedi’deki arılara göz atayım.

Bu aralar nedenini çözemediğim şeytanca bir dürtü izlediğim her şeyden böyle kıl tüy ayrıntılar çıkarmaya itiyor beni. Oysa baksanıza şu güzelim film için tam dört yıl uğraşmışlar. Nedir bendeki bu karalama aşkı? Emeğe saygı falan kalmamış işte bende!

Neyse, eğer halen daha benim gibi çocuksanız bu filmi kaçırmayın.

(Görüntü Sinemalar.com’dan)


 
Kas
01
    
Posted (serkan) in korku, sinema on Kasım-1-2007

Testere 4Hiç de anlatıldığı gibi değilmiş.
Hakkında o kadar çok atılıp tutulmuştu ki Cihan zorlamasa yanından bile geçmeyeceğime emin olduğum iğrenç bir filmdi. Sonuç: Bana film sahnelerinden heyecanla bahsedenlerin tümü:

  • Sadist,
  • İzledikleri film hakkında fikirleri bile olmayan,
  • Dehşet anlarını kesip birleştirsek daha çok zevk alacak arda kalan zamanda neyle uğraşacaklarını şaşıran tipler.

Testere aslında korku filmi değil ama korkutucu sahneleri olduğu için benim için gerilim korku fark etmez. Korkutma üstüne kurulu filmleri zaten izlemiyorum.

Filmin ahlaki yanı bir kenara -bence fazla ahlaklı ama- aslında her an yaptıklarımızı aklıma getirdi. Örnek olarak yaşama hakkı hatta acı çekme duygusu kullanılınca yani basitçe abartmak en etkili ikna yoldur yaklaşımı tercih edilince itici bulmamak mümkün değil. Oysa ben dördüncü film bitince iyiden iyiye John’ın bir katil olmadığını benimsedim. Aslında her saniye biz kendimizi öldürüyoruz farkında değiliz. Tabi bunu yeni fark etmiş değilim. Film de bunun zaten farkında olanlara ufak bir hatırlatma. Yoksa ne kadar sadist olduğunuz ortaya çıkıyor sadece.

Oyunu kurallarına göre oynamak üstüne çok konuşulabilir. Film öyle yerlere çekilebilir ki okuyucunun aklı hayali durabilir. Bunu başka yazılara bırakıyorum. Hatta J.R.R. Tolkien’i mezarında rahat uyutmadığını düşündüğüm Yüzüklerin Efendisi yorumlarını hatırladıkça uslu durmayı tercih ediyorum.

Eğer 18 yaşından büyükseniz izleyin bu filmleri. Şayet küçükseniz 18′inizde size alınabilecek en iyi doğum günü hediyesi de bu olur bence.

Ayrıca filmde hiç bir saçmalık olmadığını ısrarla söyleyenlere sesleniyorum. Dördüncü filmin başında otopsi sırasında boğazı kesik zat-ı muhteremi inceleyen doktor abimiz nasıl oluyor da midesinden kaset çıkınca cinayet şüphesine düşüyor. Kereste makinesi ile nazikçe çizilmiş boğaz ortada bir cinayet olduğu hakkında hiç mi fikir vermiyor?

Aslında film bir yönden Matrix’i hatırlattı. İkisi de hayatınıza birkaç dakika daha kendi kendinize düşünme süresi katan yapıtlar. Böylesi filmlerle sık karşılaşmıyorum. Sanırım çok fazla vakit ayırmıyorum.


 
Eyl
10
    
Posted (serkan) in animasyon, sinema on Eylül-10-2007

Ratatouille

Basit bir çocuk filmine gitmek zorunda kalınca bu kadar eğlenebileceğimi tahmin edememiştim. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film olduğunu yine söyleyemiyorum ama boş bir hafta sonunu hoşça geçirmek istiyorsanız kaçırmayın. Tabi başlangıçta sandığım gibi çocuk filmi olmadığını izleyince anlamak ayrı bir tat.

Grafikler gerçeğe iyice yaklaşmış. Hatta ilk defa gördüğünüz sahneleri gerçek bile sanabilirsiniz.

Fare ve yemek ikilisini bir arada görüp de filmden çıkınca yemek yiyemez hale geleceğinizi falan da düşünmeyin. Açıkçası benim bile iştahım açıldı. Ama Gusteau’nun sloganında minik bir değişiklik yapmak istiyorum: Ben Bile Yemek Yapabilirim. :)

Sinemalar.com’da fragmana göz atabilirsiniz.