Kas
23
    
Posted (serkan) in sinema, Türkiye on Kasım-23-2008

Osmanlı Cumhuriyeti

İki haftada üç film izledim; Max Payle, James Bond ve Osmanlı Cumhuriyet. Hatta biraz daha öncesinde Testere V’e gittim ama hiç biri hakkında bir şeyler yazasım gelmedi. Hatta James Bond’a niye gittiğime anlam veremedim bile.

Osmanlı Cumhuriyeti beklediğim kadar iyi bir film çıktı. Gülmekten yerlere yattığım bir film değil ama yeterince eğlenceli. Bana zamanında bir tarih dersi sırasında Lale Devri’ni anlatan öğretmenimin “işte size bugün ki Türkiye” deyişi aklıma geldi. Bir arkadaş “olur mu canım” demiş ders boyunca da cevabını almıştı.

Osmanlı Cumhuriyeti ise biraz daha ense yaparsak neler olacağının göstergesi. Yani bir bakıma yarın ki Türkiye.

Bu arada sinemaya birlikte gittiğim arkadaş grupları sayesinde bir türlü Mustafa’yı izleme şansı bulamadım. Artık çıkınca DVD’sini alırım diyebiliyorum sadece.


 
Eki
24
    
Posted (serkan) in gerilim, sinema on Ekim-24-2008

AnesteziDün akşama kadar izlediğim en iyi gerilim filmi Nicola Kidman’ın baş rolünde olduğu Diğerleri (The Others) filmiydi.

Yaklaşık bir ay kadar önce Teknosa’da gezerken Cihan‘ın tavsiyesi ile Anestezi (Awake) isimli filmi aldım. Hatta onun tavsiyesi bir kenara alışverişi yaparken kasiyer kız bile harika bir film seçtiğimi söyledi. İyice merak ettim aslında. Ama her zaman ki gibi güzel şeyleri erteleme hastalığım baskın çıktı ve ancak dün gece izleme fırsatı bulabildim. Hatta bu arada sırf filmi izlemem için Cihan’ın neredeyse her gün yaptığı işkencelere de katlanmak zorunda kaldım.

O nasıl bir kurguymuş öyle! İzlediğim filmleri pek unutmam. Bu filmin de izlediklerim arasında en iyi gerilim filmi olduğuna adım gibi eminim. Bir yere kadar eski Türk filmlerinde bile bulabileceğiniz, hatta biraz da yeteneksizce kaleme alınmış, kolektif bir alçaklık örneği içeriyor ama kolay kolay verilemeyecek bir karar veriliyor gerçek bir kalp tarafından.

İzlemediyseniz kesinlikle bir yolunu bulup bir an önce izlemelisiniz ve izlerseniz de mümkünse filmde neler döndüğünden izlememiş hiç kimselere bahsetmeyiniz. Tıpkı Bruce Willis’in Altıncı His filmindeki gibi izlemenin hiç bir anlamı kalmaz o durumda.


 
Eki
06
    
Posted (serkan) in animasyon, çevre, sinema on Ekim-6-2008

Wall-E

Wall-E, nedense ismi Türkçe okunuşu ile afişlere aktarılmış çok eğlenceli bir animasyon film. Bizdeki ismiyle: Vol. İ.

Filmin ilk yarısında neredeyse hiç konuşma yok. Zaten Wall-E her zamanki gibi şirin tasarlanmış bir robot kahraman. Kirlilikten terk edilmiş dünyayı temizlemeye programlanmış bir cihaz. Dillere destan bir çalışma usulü var. Sevimli arkadaş o kadar akıllı ki kendi kendini bile tamir edebiliyor. Bir de güneş enerjisi ile çalıştığına bakılırsa dünyayı terk etmek zorunda kaldığımız dönemde güneşin değerini nihayet anlamışız.

Filmde yer yüzüne ne kadarda muhtaç olduğumuzu en basit dille anlatmışlar. Çoluk çocuk etrafta kim varsa yanınıza alın ve izleyin. Özellikle zeka yaşı çocukluktan çıkmamış olanları götürün. Onlar bile eğleneceklerdir.


 
Haz
08
    
Posted (serkan) in mim, sinema on Haziran-8-2008

Bitki Fizyolojisi’nin belirgin bir sarhoşluk verdiği sırada, can sıkıntısından Technorati’ye uğradığımda, birkaç gün önce mimlendiğimin farkına varabilecek kadar zihnim yerindeymiş. Battı balık yan gider ya yoğunluk falan dinlemeyip bu cümleleri yazmaya başladım bile.

Daha önce duymadığım, okumadığım bir blog olan 60yedi.com tarafından mimlenmişim. İşte kanıtı… Konumuz Aklımıza Kazınmış Replikler

Aslında zihninde pek az şey tutabilen, sırf bu yüzden sistematik derslerine gıcık olan birine bunu sormak açıktan dalga geçmek gibidir ama bu seferlik affediyorum, hem herkes bilecek değil ya en sevdiğim yemeğin adını bile arada unuttuğumu.

Gelelim konuya. Aslında benim aklıma kazınmış bir replik falan yok ama duyduğumda çok etkilendiğim ve keşke hep yeterli olsa diye iç çekmeme sebep olmuş bir cümle hatırlamaktayım Ferhan Şensoy’ın ağzından. Halen hatırlıyor olma sebebim de filmi yaklaşık iki ay önce seyretmiş olmamdır muhtemelen.

Sen Ders filminde Saffet Hoca rolündeki üstat demiş ki: Siz öğrenmek için çalışın, dersi geçmek başa gelen bir şeydir. (ya da bunun gibiydi)

O an güzel bir cevap vermek istemiştim ama sinema dünyasının henüz seyirci ile etkileşimi kaldıracak teknolojik düzeye erişememiş olması beni bu arzuyu terk etmeye itti… Olsun, çok dert etmedim. Unuttum gitti.

Tabi mimlemeyi unutmayalım. Vakitleri varsa Altan ve Cihan‘a yollayalım.