Eki
07
    
Posted (serkan) in mim on Ekim-7-2007

Şu aralar ne yazık ki zamanı gerektiği gibi kullanamıyorum ve bayrama kadar süreceğini tahmin ettiğim bir yoğunluğun içinde yetişmesi gerekenlerle boğuşuyorum.

Bu arada Geldik.biz‘den ve Pilaki.org‘dan gelen mimlerime kısa sürede cevap verememenin üzüntüsünü çekiyorum. Bulduğum ilk boşlukda bu güzel dalgaya dahil olmak için geç de olsa çaba göstereceğimi belirtmek isterim…


 
Eyl
19
    
Posted (serkan) in mim on Eylül-19-2007

Bu sefer tepki süresi hayli uzamış bir mim cevabı ile karşı karşıyayız. Söz konusu mim dalgasının hitap ettiği zeka düzeyine erişebilmek ancak bu kadar bekleyince mümkün olabilecekti. Bakalım berecebilmiş miyim? Gelen mim Barış Atasoy’dan. Konumuz ise akıllara zarar: uzaylı dostlarımıza muhakkak gönderip, asla göndermeyeceğiniz şeyler (hem de gerekçeli olarak!)

İş epeyce ciddiye alınıp gelen uzaylıların insan iç güdüsüne sahipmiş gibi davranıp bizi sömürecekleri üzerine gidilmiş. Bu fikri mantıklı bularak farkı bir bakış açısı ile ele alalım.

Bir kere her zaman olduğu gibi karşıdakinin sizden daha güçlü olması çok da önemli değil. Diyelim uzaylının elinde çok güçlü silahlar var hatta ne bileyim soğuk füzyonu bile keşfetmişler gel git mesafesinde yaktıkları mazot umurlarında bile değil. Ama unutmamalı bunların insan gibi sömürmeye geldiğini farz ediyoruz. O zaman bir diğer insan zaafına daha sahip olduklarını düşüneceğiz.

Kendimizi ne kadar gelişmiş gösterirsek bir o kadar hazırlıklı gelecekleri ortada. O zaman hiç olmazsa ilk saldırıyı rahat püskürtüp zaman kazanmalı. Onların bize en aptal kumandanları ile en basit silahları ile saldırmaları sağlanmalı. Şöyle düşünün evinize bir böcek girince ona silah mı çekersiniz. Ya da daha basiti karıncalara şaka yapmak isteyen bir çocuk olun. Tek bir sopa yetmez mi? Sonra mahallenin magandalarına ağzının payını vermeye giden akıllı abiniz yanında pompalı tüfek mi taşıyor? Hayır. Yani hafife almayı seviyoruz ve uzaylı kolonistlerimizin de böyle olduğunu farz edeceğiz. O zaman listelemeye başlıyoruz.

Mutlaka gönderilmesi gerekenler:

  • Bir ara naneye türkü yakmış bir genç vardı hatta mühendismiş galiba… (En önce onu yollamalı. Hatta işin bir de bonusu var. Yüksek öğrenim görmüş iyi eğitimli bir insan modeli olduğunu düşünüp bir daha geri göndermeme olasılıkları bile var. Yaşadık işte!)
  • Yaptığını ihbar eden bu ve bunun gibi işgüzarlar. (Açıklamaya ne hacet.)
  • Çocuğu OKS yada ÖSS gibi sınavlara girmek üzere olan Türk veliler. (Çünkü felaket senaryoları ile onları dehşete sürükleme ihtimalleri elleri kolları hatta ağızları bağlıyken bile mümkün. Hem uzaylı dostlarımıza şefkatle yaklaşacakları kesin. Kendi çocuklarına uzaylı gibi davranma üstüne ihtisas sahibiler.)

Sakın ha göndermeyelim:

  • Kitap çevirisi yapıp çevirilen kitabın yazar hanesine kendi ismini yazarak “kitap yazdım” diye geçinen bilim adamları. (Çünkü bu gibi tipler takkeleri düşünceye kadar olduklarından daha akıllı gözükürler. Bizi korkunç zeki sanmasınlar.)
  • fazlamesai.net‘de yer alan yorumlardan bir derleme. (Ne kadar gelişmiş olursalar olsunlar uzaylıların fazlamesi’deki bazı yorumları okuyup insan neslinden korunmanın yollarını aramaya başlamaları büyük olasılık ama biz yine de işi garantiye alalım. Kendimizi aptal gösterelim.)
  • Aldığı akademik puanı değil insanlığa katkıyı önemsediği için sadece bildiğini okuyan araştırmacı bilim adamları. (Kurtulmak için zaten son çaremiz bu tip insansılar çünkü her ne kadar gerçek bir insan nefsine sahip olmasalar da böyle bir savaşta cephedeki er olarak görev alacaklar. Biz ise kadınlar ve çocuklar gibi onlara ekmek ve su taşıyacağız.)

Şimdi geldi en tatlı kısma. Yanlız o kadar tatlı ki yerken zorlanıyor insan. Peki kimi mimleyeceğim?

Bu sefer Emrah Üstün‘ü ve artık mim klasiğim olan Altan‘ı mimlemek istiyorum.. Hadi yine kolay gele herkese…


 
Ağu
27
    
Posted (serkan) in mim on Ağustos-27-2007

Bu sefer Emrah Üstün mimlemiş hem de çok zevkli bir konu ile. Hemen ilgilenelim. En güzel yalanlarımızı sıralayalım.

  • “Kontörün var mı?” Sorusuna “Ne yazık ki.” diye cevap vermek. Çünkü hiç bir faturalı hatta kontör bulunmaz.
  • Bilgisayarıyla sorun yaşayan ve bir türlü derse başlayamayan hocaya “Ben windows kullanmam isterseniz Ali Adem hocayı çağırayım.” demek.
  • “Herkes notunu öğrendi sen niye gelmedin bakalım?” diye soran hocaya “Gereksiz yere rahatsızlık vermek hiç adetim değildir.” demek. Demek ki merak etmiyormuşum, suç mu ya?
  • “En iyisi Windows! Baksana herkes bunu kullanıyor.” diyene “Ne kadar haklı olduğunuzu tahmin bile edemezsiniz.” demek çünkü haksız olduğunu tahmin edemeyecek. Öyle herkesin içinde koyun muamelesi yapsam çok mu iyi olur ya da en çok kızdığı gazetenin aslında en çok okunan olduğunu hatırlatsam, Google’da en çok aranan kelimenin ne olduğunu söylesem onca kişinin içinde madara olmaz mı? Değmez.
  • Bu da en büyük yalanım: Eksik bilgi kesinlikle yalan sayılmaz.

Evet en güzel yalanları ile sizleri başbaşa bırakmak istediğim kimseler de: Aydın Bahardır ile geçen ki mimde performansına hayran kaldığımız Altan oluyor. Kolay gele…


 
Ağu
06
    
Posted (serkan) in alışveriş, mim on Ağustos-6-2007

RSS Okutucu’mdan gelen malumata göre saatler önce mimlenmiş durumdayım. (Ne olduğunu ben de yeni öğrendim.)

Konu; hevesle edindiğim, kullanınca fos çıkan elektronik ürünler:

  • Şimdilerde sırf dalga geçmek için “en sıfır sıfır” diye çağırdığım Nokia 6600 isimli tuğla.
  • Bilgisayarımla birlikte hediye gelen ve “evvvet artık gerçekten kaliteli fotoğraf baskısı yapabilen yazıcım var” diye düşünürken bilgisayarıma tanıtamayıp babama hibe ettiğim Lexmark bir yazıcı.
  • Her derdime deva olacak diye aldığım hiç yoktan yere işlemci dakikası diye bir acayip kavramı hayatıma sokan DreamHost. (Işık yılı ne kadar mantıklıysa işlemci dakikası da o kadar mantıklı kabul!)
  • “En iyi teknik servis bilir, neme lazım kırarım bir tarafını” diye götürdüğüm bilgisayarıma bellek yerleştirmeyi beceremeyen Trabzon Somdata. (Kabul bu elektronik ürün değil ama çok alakalı.)
  • Bir de ATI Radeon Xpress 1100 var ki ona hiç girmeyeceğim. “Bu kadarını da beklemiyorum” dedirtti yani…

Sıra geldi en eğlenceli kısımaaa. Mimlenmemiş ve şöyle en dertlisinden kimler olabilir diye bakarken Özkan‘la başlayıp Altan ile devam ederken geldik.biz‘i sobeleyip şu sıralar dertli olma ihtimali yüksek olan Cihan ile sayfayı kapatıyorum. Kolay gelsin…

Ertesi gün gelen minik düzeltme: Renkli Blog tarafından da mimlendiğimi yeni fark ettim. Dikkatsizliğimden dolayı üzgünüm. :(

Renkli Blog’dan gelen mimleme hakkımı da Aydın Bahardır‘a paslıyorum. Kolay gele…