Nis
29
    
Posted (serkan) in KTÜ on Nisan-29-2010

22-25 Nisan’da Biyoloji Kulübü yine klasik etkinliği Bahar Okulu’nu düzenledi. Bu sefer de yardım ettim arkadaşlara. Geçen sene tam da bahar okulu günleri sırasında Denizli’ye kaçmıştım.

Bu sene gelmesini çok istediğim hocalarla dolu geçti. Hatta Kadir Has’tan gelme fırsatı bulan biyoinformatikçi arkadaşım Filiz ve hocası abartısız ömrümün en değerli saatlerini geçirmemi sağladı. Gelecek sene Kadir Has’a gitmek isteyen biri olarak Kemal Hoca’nın sunumunu izlemek ve onunla iletişim kurma fırsatı yakalamak olağan üstü bir şans oldu.

Bu sene bir yerlere kaçmadığımdan ilk gün Ali Demirsoy’un sunumunu izleme fırsatı buldum. Yine hiç unutmayacağım seminerlerden biriydi. Telomerlerden bahsederken öğrendiğimi zannettiğim biyolojinin aslında nasıl da eksik olduğunu iyice kafama kazıdı.

Unutmadan eklemeliyim. Biz 1. Moleküler Biyoteknoloji Bahar Okulu’nu yaparken okula bir projektör ve bilgisayar alıp ikinci bir teknoloji sınıfı yapmayı düşünmüş hatta bunu başarmıştık da, ama bugün bunun nasıl büyük bir saçmalık olduğunu fark ettim. Keşke yapmasaymışız.


 
Nis
11
    
Posted (serkan) in KTÜ on Nisan-11-2009

Cihan telefonla haber verince öğrendim. Hatta yazmış da. Okulum artık öğrencilerine e-posta adresi veriyor. Okul bitince kapatır mı bilmem. Bilkent, ug.bilkent.edu.tr uzantılı adresi mezun olduktan 1 yıl sonra kapatıyor diye duymuştum ama üstüne mezun.bilkent.edu.tr uzantısı ile adres verip bence harika bir şey yapıyor. Ama ben KTÜ’nün bu servisine bile şükür diyorum.

Hocalarımızın ktu.edu.tr uzantılı e-posta adresleri vardı ve ne yazık ki çok kalitesiz bir hizmetti. Nice hocanın bilimsel dergilere mahçup olduğunu duydum. Artık gibip Yahoo, Hotmail falan kullanmaya başlamışlardı. Bir üniversitenin en azından akademisyenlerine bu hizmeti vermiyor olması kötü. Sonuçta bu adres bir imza sayılıyor.

Eğer okula ilk başladığım dönemde şimdi elime geçen ogr.ktu.edu.tr adresimi elime almış olabilseydim kullanırdım da ama bu günden sonra biyoloji.org adresimin yerine geçebilmesi mümkün değil. KTÜ adresi uzun ve ne zaman elimden alınacağını henüz bilmiyorum. Ama yine de sevindim. Tavsiye de ederim.

Altyapı olarak Live Mail kullanılmış. Yanlız bu bildiğimiz Live Hotmail olmaktan çok Exchange Server üzerinde verilen yine Microsoft tarafından barındırılan bir servis. Zaten servisi KTÜ sunucularında veriyor olsalardı burada bahsetmezdim bile. Gmail tabanlı olmasını tercih ederdim aslında ama olsun bu da yeter.


 
Şub
09
    
Posted (serkan) in Ankara, Bilkent, KTÜ on Şubat-9-2009

Bugün Ankara’da evde oturduğum ilk gün. Aslında 8 Şubat’ta yazıyorum ama internet bulduğum ilk yerde yayınlandığından 9 Şubat tarihli gözüküyor yazım. Hafta içinde günün büyük bölümünü Bilkent’de geçirmiştim. Dün ise genel olarak şehri gezdim. Sanırım okulların açık olmadığı bir dönemde dolaşma fırsatı bulmam ulaşım konusunda hiç zorluk çekmememi sağladı.

Belirtmeden geçemeyeceğim Bilkent Kütüphanesi harika. Normalde KTÜ’de olsaydım misafir olarak okulun kablosuz internet ağından faydalanmam mümkün olmazdı. Burada görevliden alınan basit bir internet hesabı ile günlük ya da daha uzun süreli, örneğin ay sonuna kadar sınırsız kullanım hakkı veriyorlar. Doğal olarak tek kuruş ödemeye de gerek yok. Bilgisayarsız gelenlere de yetecek kadar bilgisayar var. Kendi üniversitesinde bile internet ağına erişemeyen biri için nasıl bir nimet siz tahmin edin. Tahminim sınav dönemlerinde piriz veya bilgisayar bulmanın zor olacağı yönünde ama o da beni bağlamaz. Bilkent öğrencisi değilim.

Cyberplaza’daki ofisten farklı olarak kütüphane interneti akademik veritabanlarına erişim şansı tanıyor. Bir KTÜ öğrencisi olarak Linux yüklü bilgisayarım ile kendi üniversitemdeki ağa erişemiyor oluşum düşünülürse akademik veritabanlarına rahatlıkla erişebildiğim Bilkent’de kendimi pek de misafir gibi hissettiğim söylenemez.

Henüz kütüphanenin kitap-dergi içeriğine dalma fırsatı pek bulamadım. Umarım ona da vaktim olacak.


 
Tem
03
    

Aslında en başta yazmam gereken ama bir e-posta beklediğim için ertelediğim bu yazı iyice gecikti. Tatilde bile bilgisayarımla vakit geçiremeyeceğimi söyleselerdi inanmazdım. :)

Kongre’ye katılmakta asıl amaç tabi ki poster ve sözlü sunumlar oluyor. Bu arada epece de ilişki kurma şansı yakalıyor insan. Sunumlar konusunda başarılı bir kongre eğer eziyet vermiyorsa başarılı sayılabilir.

Katıldığım ilk Biyoloji Kongresi olduğundan karşılaştırma yapmam mümkün değil ama ortada bir gerçek var ki sistematikçiler bu kongreyi çok seviyor.

Sunumları düşününce çok şaşırtıcı birbirinden çok farklı iki şeyle karşılaştım. Biri gurur verici ve heveslendirici, sıkılmadan iki kere izleme fırsatı buluğum Ahmet Yıldız‘ın Motor Proteinleri sunumu diğeri de hayret verici kongre yüzsüzlüğü tartışmaları. Bir kongrenin kapanış oturumunun yarısını işgal edecek kadar abartılmış olmasını aklım almıyor.

Yani ülkemde öyle bilimciler (!) var ki yaptığı araştırma ile kongreye başvuruyor. Gönderdiği özet kabul edildiği için kitapta basılıyor ama bey efendi en ufak bir özür iletme zahmetinde bulunmadan teşrif etme sorumluluğunu yok sayıyor. Hatta kongre kitabı da erkenden basıldığı için bu yüzsüzlüğü hiç olmamış gibi göstererek söz konusu zat-ı muhteremin akademik kariyerine katkı yapıyor. Pes yani.. Ne kadar kolaymış akademik puan toplamak!

Çözüm çok mu zor? Elektronik kongre kitabı hazırlamak çok mu zor? Daha doğrusu kitap hazırlandığında zaten bir pdf dosyasından ibaret değil mi? Kongre süresince o özetleri okuyan zaten yok. Daha sonradan elde kaynak bulunsun diye ve akademik değeri olsun diye basılıyor bu özetler. Kongre bitiminde geleni gelmeyeni değerlendirir, kitaba son şeklini verir ve internet üzerinden katılımcılara ulaştırırsanız gerçek bir sorunu olmadığı halde sunum yapmayan hiç kimse kalmaz. Hatta e-kitabı üstüne bir de katılımcının adını yazarak kişiye özel bastırabilirsiniz. Açılışta kitabı vermek zorunda olmayacağınızdan yaklaşık 30YTL gibi bir parayı da katılımcıdan almak zorunda kalmazsınız. “Katılım ücreti fazla” dendiğinde Ali Osman hoca sadece kitabın 30YTL’ye mal olduğunu söylemişti. İşte size indirim yapma fırsatı. Baskı istemeyen kişi de 500 sayfa kadar çöp üretmemiş olur ki bir biyoloğa bunun ne kadar önemli olduğunu anlatmak hakaret sayılır.

Bir de bitmemiş çalışmaları sunmuş kimseler vardı. Benim merak ettiğim danışmanları o özetleri sanki bitmiş bir çalışmaymış gibi nasıl imzaladılar?

Her şey bir kenara pek çok kişinin de katıldığı bir gerçek var ki bazı poster sunumlar poster olarak boşa harcanmış ve keşke sözlü sunum olsaymışlar. Bunlara tam olarak dinleme fırsatı bulduğum ve merak ettiğimi daha önce burada da yazdığım Biyologlar Birliği Derneği’nden araştırmacıların posterleri* de dahil.

Bir lisans öğrencisi olmama rağmen posterlerde ve sözlü sunumlarda aradığım en önemli özellik mümkün olduğunca az genel bilgi içermesidir. Eğer anlayacak altyapım yoksa o sunum sırasındaki genel bilgi zaten işime yaramaz. Anlayacak kadar şey zaten biliyorsam genel bilginin uzaması canımı sıkar. Tartışmaya geçse diye bekler dururum. Bu konuda çok fazla şey söyleme fırsatı bulamadım ama Ali Adem hoca’nın sunumlarından birini eleştirdiğimi hatırlıyorum.

Sunumlardaki bakış açıları ilginçti. Bir ziraat mühendisi bir canlıya zararlı diye hitap ederken bir biyolog ona kelebek diyebiliyor. Elbette ikisi de doğru.

Yardımcı Doçentler ve daha kıdemli hocaları sunum yaparken görememek üzücü ve bir o kadar da şaşırtıcı. Hatta bunu özellikle kendi bölümümden görmek daha şaşırtıcı. Eminim sırf akademik puana daha çok ihtiyaç duyan öğrencilerinin önlerini kesmemek için bu yolu seçmişlerdir yoksa başka neden olsun, değil mi? Bir dönem hoca başına düşen makale sayısında Türkiye rekoruna sahip bu bölümde muhtemelen yayın yapmak için kongrelere pek tenezzül edilmiyor. Uluslararası yayınlar birici tercihleri.

* Biyologlar Birliği Derneği bünyesindeki araştırmacıların kendi imkanları ile yaptıkları poster sunumlarını gerçekleştirdikleri ve bana ayrıntılı şekilde anlattıkları posterlerin başlıkları şöyle: (Amatörce sorularıma katlandıkları için teşekkürler.)

1. Poster :
RNA EKSTRAKSİYON YÖNTEMLERİNDEN FENOL KLOROFORM YÖNTEMİ İLE SİLİKA MEMBRAN KOLON YÖNTEMİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

2. Poster :
INFLUENZA ALT TİPLERİNDE MULTIPLEX PCR YÖNTEMİ

3. Poster :
PRENATAL TANIDA,BİYOKİMYASAL TARAMA TEST SONUÇLARI VE USG BULGULARININ AMNİYOSENTEZ SİTOGENETİK ANALİZ SONUÇLARI İLE KARŞILASTIRILMASI

4. Poster :
ERKEK İNFERTİLİTESİ ÖN TANISI OLAN HASTALARDA, SİTOGENETİK VE Y KROMOZOM MİKRODELESYON ANALİZ SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ