Ağu
29
    
Posted (serkan) in Ankara, Türkiye, internet on Ağustos-29-2009

Alkışlanacak bir web projesi.

Az önce Friendfeed’de gördüm. Bence Türkiye için yapılmış en iyi internet projesi: SanalSu.com

Şimdilik sadece Ankara’da hizmet veriyormuş. Ankara’da olsaydım hemen sipariş vermiştim. Mükemmel fikir. Umarım uygulaması da mükemmeldir. Bu ve benzeri web projelerini ülkemin her şehrinde görmeyi diliyorum.

Siteyi neden Google sayfalarına benzetmişler anlayamadım. Belki de kullanıcı hesaplarında Google’dan faydalanmalarından dolayı akıllarına gelmiş olabilir. Hem Facebook hem de Google gibi iki dev ağın kullanıcılarının herhangi yeni kayıt yapmadan girebildikleri, çok nadide bir amaca hizmet eden güzel bir iş çıkarmışlar. Tebrikler.


 
Ağu
20
    
Posted (serkan) in Google, Microsoft, Yahoo, internet on Ağustos-20-2009

Webrazzi 17 Ağustos’ta yayınladığı yazısında Nielsen‘in Temmuz ayı için hazırladığı arama motoru pazarı raporunu Google kan kaybediyor olarak yorumlanmış.

Bu vesileyle hem bu rapora ilişkin yapılan yorumun hem de aslında arama motorlarının geleceği ile ilgili yapılan öngörülerin nasıl da hayalci kaldığını anlatmaya çalışacağım.

Hiç bir sektörde sektör ortalamasının altında büyümek olumlu bir durum değildir. Hatta ne kadar büyük ölçekte iş yapıyor olursanız olun eğer rakipleriniz ortalamanın üstünde büyüyorsa ve siz ortalamanın altında büyüyorsanız gerçek durum sizin yerinizde saydığınız rakiplerinizin ise size daha da yaklaştığıdır.

Rapora göre Google %3 büyümüş sektör ortalaması ise %5′te. Google dışında kalanlardan ise Yahoo! ve Microsoft’un arama birimlerinin yaptığı büyüme önemli. Yahoo! %11, Microsoft %8 büyümüş. Diğerleri arasında %41 büyüme gören bile var ama pazar payları dikkate alındığında AOL bile Google ile karşılaştırılamayacak kadar küçük.

Eğer geçtiğimiz dönemde Microsoft’un Bing ile Yahoo Search’ü birleştirme atağı ve yeni arama motorunu tanıtma çabası var olmasaydı Webrazzi’nin değerlendirmesini gayet mantıklı bulurdum.

Arama sektörünün bugünkü devi kendi teknolojisini tanıtmak için aktif bir köşe kapmaca oynamanın dışında hiç bir iş yapmadı. Firefox arama çubuğundan kurulu gelen sistemlerin varsayılan arama motoru olmaya çalışmak gibi uğraşlar bu köşe kapmacalar arasında. Bing’in de uzun vadede yapabilecekları arasında da sadece bu tip hareketler var ve sahibi Microsoft bu konuda başarılı olabileceğini gösteren haklı bir üne sahip.

Bu günlerde Bing sadece köşe kapmaca oynamıyor. Daha önce Yahoo!’nun yaptığı gibi aktif bir reklam çalışması yürütüyor. Hatta reklam demekten çok halkla ilişkiler demek daha doğru sanırım. Birden dünya çapında bunca blogda yer tutması ve burada söz konusu olan araştırmaların yayınlanmasını neye bağlamalı? Microsoft’un hiç mi etkisi yok.

Anlaşılacağı gibi bu çaba geçici. Sürdürülemez bu çabayı inadına devam etmesi durumunda Microsoft arama alanında ciddi bir paya sahip olabilir ama en büyük hasarı Google’a değil kendisine verir. O arada Google, Microsoft’un asıl alanında çoktan atı alıp Üsküdarı geçmiş olur. Microsoft böylesi bir hata yapacak kadar aptal değil. Bu büyüme geçicidir.

Söz konusu rapordaki bilgileri Webrazzi’deki gibi yorumlamak için istatistiksel olarak yeterince önemli uzunlukta bir zaman dilimini ele almak gerekecek. Bu süre ne kadardır bilemem ama bir ay olmadığına eminim.

Gelelim bir diğer konuya. Daha önce farklı bir yazı ile bahsetmek istiyordum ancak yeri gelmişken kısaca söz etmeli.

Semantik arama ve biz insan oğlunun arama geleceği ne olacak? Bence bir şey olacağı yok. Yani semantik arama alanından birilerinin çıkıp arama teknolojisini ele geçireceği falan yok. Dil bilim, anlam bilim ve yapay zeka alanında yeterince akamdemik çalışma yapılıncaya kadar anlam arama motorlarnın küçük yerleşim yerlerinde önceden belirlenmiş sonuçlardan fazlasını sunmaları gibi bir durum söz konusu değil.

Eğer 50 yıl vadeli bir yatırım arıyorsanız yapabileceğiniz iki iyi şey var. Birincisi ağaç dikmek ikincisi mümkün olduğunca fazla Hakia hissesi ele geçirmek. Her ikisi de eşit önemde. Biri sağlığınıza iyi gelir (o yaşta tek derdiniz nefes almak olabilir ve bunun olasılığı gelişen dünyada iyice artmaktadır) diğeri ise cebinize milyonlar doldurur. Ama dikkat bunların hepsi en erken 50 yıl sonra olur.


 
Ağu
04
    
Posted (serkan) in Microsoft, Yahoo, internet on Ağustos-4-2009

Microsoft ve Yahoo! eğer rekabet kurulu pürüz çıkarmazsa kısa süre sonra arama ve reklam ağı konusunda ortak olacaklar. Her iki alan da da ikinci ve üçüncü olan Yahoo! ve Microsoft’un yapacakları ortak işi üstlenecek ağ ve arama motoru yine de Google’ı geçemeyecek ama yerini sağlama almanın yanında Google’ı iyice sıkıştıracak. Bu konuda en ufak bir sorun yok. Yahoo!’nun topyekun satılması hoşuma gitmese bile Micosoft ile beraber birşeyler yapmasına lafım olmaz. Ama bu seferki anlaşma kötü olmuş sanki.

Yahoyt diyor ki: Yahoo! içindeki arama motoru Bing olacak. Elbette Bing markasıyla olacak diye bir şey yok ama sonuçta arama motoru Bing olacak. Kaldı ki direk Bing markasını bile kullanabilir. Şaşırmam. Peki Yahoo!’nun yanılmıyorsam dört beş yıldır önce satın alma ile başlayan (İnktomi) ve ısrarla geliştirmeyle devam eden arama motoru teknolojisi ne olacak. Yahoo! onu geliştirmeye devam etmeyecek herhalde. Zaten ondan vazgeçmeyecek olsa anlaşmadan elde edilen tasarruf mümkün olmaz.Yahoo Arama Motoru üstüne kurulu koca bir Yahoo! Search BOSS servisi var ve bu servis sayesinde pek çok geliştirici kendi arama motorunu üretiyor.

Yahoo! Search BOSS devam etse etse Bing sonuçları ile devam eder. Servisi kesmenin bir mantığı yok ancak Yahoo’nun kendi ürününden gelen sonuçlara alışkın üçüncü parti uygulamalar değişiklikten huzursuz olabilir.

Sonuçta ortadan bir arama motoru kalkıyor tıpkı Google’ın doğduğu yıllarda olduğu gibi Yahoo! kendisine bir arama motoru arıyor. Bu sefer ihaleyi kapanın dünyayı değiştirmesini beklemeyin ama ben bu durumu Yahoo!’nun arama işinde bir türlü uzun vadeli düşünmeyi becerememesine bağlıyorum. Piyasadan kaç tane arama teknolojisi topladı hatırlayın: Inktomi, Overture (GoTo), AltaVista, Alltheweb… Bunlardan sadece Overture yani metin bazlı reklam yayın ağı elinde bir değer olarak kaldı anlaşılan. Zaten Microsoft’un Yahoo!’ya ihale ettiği tek kısım da o.


 
Tem
28
    
Posted (serkan) in internet, reklam on Temmuz-28-2009

Reklamın konuşturanı iyidir. Yeni nesil reklamlarda markayı söylemeden gerçek olmayan hikayeleri gerçekmiş gibi göstereren yöntemler kullanılmaya başlandı. Bu tip reklamlarda marka pek konuşulmasa da reklam konuşuluyor. Ama genelde tercih edilen reklamın değil markanın konuşulması. Tabi burada başka bir yol seçilmiş. Reklamı konuşsunlar onu izlemeye gelsinler ve gelişmeleri takip etmek için GittiGidiyor’a (markaya) uğrasınlar ki bu süreçte yüzbinlerce dakikalık ücretsiz tanıtım yayınlayalım.

Facebook’ta izlediğim ve YouTube üzerinde de bulabileceğiniz Mert – Fulya aşkının sonunu anlatan harika viral reklam bu güne kadar izlediğim en iyi fiyat / performans değerini sağlamış reklamdır diye tahmin ediyorum. Açıkçası ilk önce GittiGidiyor reklamı olduğunu anlamadım ve ilk fikrim bir reklam şirketinin kendi reklamı olsun diye harika bir viral reklam hazırladığı yönündeydi. Ama tabi bu reklamın değerini düşürmüyor. Hatta ortada reklam olmadığına dair o kadar inandırıcı kanıtlar var ki GittiGidiyor’u hiç kullanmıyor olsanız bile acaba kızın satışa çıkardıkları kaçtan gitmiş diye merak edip bu bilginin peşine düşmeniz bile etkili bir şekilde arkada saklanan marka ile muhattap olmanız anlamına geliyor.

Tüm web 2.0 markalarına böyle harika fikirler ve en azından böylesi reklamlar çekebilecek kadar reklam bütçeleri diliyorum. Ayrıca GittiGidiyor reklamını hazırlayanları da kutluyorum.