Haz
27
    
Posted (serkan) in GNU/Linux, pardus, pozitif linux, ubuntu on Haziran-27-2007

Pozitif Linux daha önce de bahsetitğim gibi Ubuntu tabanlı Türkçe konuşan, Pozitif PC ekibi tarafından oluşturulmuş bir GNU/Linux dağıtımı. Çıkışından beş gün sonra geliştiricisi Barış Atasoy sayesinde haberim oldu. Sağ olsun hem CD hem de DVD sürümünü bana kargo ile de yolladı. Ben de ADSL ile indirme limitlerimi kat kat aşmak zorunda kalmadım.

Peki bu CD ve DVD neyin nesi? CD şeklinde olan ve buradan ücretsiz olarak indirebileceğimiz asıl sürüm. DVD ise piyasaya çıkmamış ve öncelikle geliştiri amaçlı olarak kullanılmış, indirilmesi mümkün olmayan ve olmayacak sürüm. Çünkü kimi sahipli yazılımlarla ilgili henüz aşılamamış bazı linans sorunları bulunuyor. Bu nedenle ve ülkemizdeki bağlantı dar boğazı düşünülerek sadece DVD versiyonunun hafifletilmesi ile elde edilen CD, erişilebilir vaziyette. Daha önce de belirttiğim gibi Trabzon/Merkez’de hem DVD hem de CD sürümü benden ücretsiz olarak edinebilirsiniz.

Her iki CD’de Ubuntu’dan aşina olduğumuz gibi hem Çalışan (Live) hem de Kurulan halini beraberinde getiriyor. Siz bilgisayarınızı CD (veya DVD) ile başlatıyor ve herşeyiyle çalışan bir bilgisayar ile grafik kullanıcı arayüzü üstünden kurulumunuzu yapıyorsunuz. Hatta o sırada, intenetiniz varsa, e-posta kontrolü yapmanızı veya anında mesajlaşma ile vakit geçirmenizi kimse engelleyemez. Ben buna Ubuntu devrimi diyorum, ama bilmiyorum belki ilk başkası çıkarmştır.

Şu sıralarda dağıtımın en çok konuşulan özelliği çok hızlı kurulması. Bu hız Pardus ile karşılaştırıldığında ortaya çıkıyor. Çünkü Pardus’ta paketleme sistemi içerisinde kullanılan sıkıştırma tejnolojisi ne yazık ki sistemin (özellikle eski bilgisayarlarda) aşırı yavaş kurulmasına sebep oluyor. Oysa Pozitif Linux tıpkı temel aldığı Ubuntu gibi .deb paketlemenin avantajından sonuna kadar faydalanmış. Çok iyi bir masaüstü donanımına sahip olan bir arkadaş sanırım 5 dakikadan biraz uzun bir sürede kurulumu tamamlayabildi. Ancak herkes bu tip uçuk sistemlere sahip değil. Benimki 15 dakikadan az süren bir kurulumdu.

Elime geçmesinden günler sonra tam bir denemeden geçirme fırsatı bulduğum bu dağıtım aslında bir Debian temeline sahip olmakla işe zaten çok şeyi halletmiş olarak başlıyor. Ama pek çok kullanıcı dağıtımın bu özelliğini hiç önemsemiyor. Test edenler genellikle, kısa sürede çalışır hale gelebilen üç boyutlı masaüstü desteği ve sahipli sistemlerde çalışmaya programlanmış .exe dosyalarını yürütmeye imkan tanıyan uygulamalara bakıyor. Öncelikle bu iki desteğin de yeterli düzeyde bulunduğunu ve pek çok dağıtımda uğraşarak veya deposundan edinerek elde ettiğiniz bu çeşit yeteneklerin CD sürümde hazır vaziyete kurulu olduğunu söylemek istiyorum. Hiç kullanmadığım kısımlar olduğundan yorum yapamayacağım ama büyük bir kısım okuyucunun sadece bunları merak ettiğini de biliyorum.

Çalışan CD ile açılışı yaptığınızda ya da kurulumun hemen ardından ilk etapta hata mesajı hissi uyandıran bir soru ile karşılaşıyorsunuz. OpenOffice.org’un (tüm sistemlerde yaşanan) ufak bir kusurunu kapatmak üzere sorulan soru eğer yeterli sistem kaynağınız varsa ofis araçlarınızın hızlı açılması için bellekte 30MB kadar bir dosyanın sürekli olarak kutulmasını tavsiye ediyor. Açılışta hemen bir tercih yapmak zorundasınız ama isterseniz sağ alt köşeden ofis paketine özel simgeyle bu tercihinizi değiştirebilirsiniz. Hata mesajını andıran hali hiç hoşuma gitmedi. Gözde, çalışan CD’yi yüklediği gibi okumadan hemen “abii bu ne çabuk hata verdi” dedi!

Pozitif Linux KDE ile geliyor ama Barış Atasoy’dan öğrendiğim kadarı ile kurulu olan Kubuntu ile gelen KDE değil. Kullandığım tek KDE Pardus KDE’si olduğu için bu konuda da fazla yorum yapamam. Zaten ilk defa bir Ubuntu sisteminde KDE kullanıyorum. Zamanında zor alıştım bu masaüstü ortamına, o da sırf Pardus için.

F12 ile çalışırabileceğim Yakuake’nin kululu olduğunu gördüğüm ikinci dağıtım Pozitif Linux. Tebrik ediyorum. Çünkü bu programın sağladığı kolaylık kimi zaman kullanıcısının bile tahmin edemediği boyutlara varabiliyor.

VLC Media Player’a dikkat. Çok sayıda formatı destekliyor (en azından benim elimdekilerin hepsini çaldı) ve Democracy Player ile Windows Media Player kullanıcıları kurulu tema sayesinde çok fazla yadırgamayacaklar. (Cihan testinde Kaffeine ile ilgili görüntüleme sorunundan bahsetmiş. Umarım sorunlu formatların örneğini de verir, çünkü benim elimdekilerin hepsi çalıştı: avi, flv, wmv)

Müzik dinleme konusunda sorunsuz ogg çaldığını söylemeye bile gerek yok ama mp3′de denedim o da çalışıyor. Benim bilgisayarımın hiç bir Linux ile anlaşamayan ses yönetimi kısa yolları yine doğru çalışmadı. Halbuki en iyi Ubuntu 6.06′da işliyordu. Ama hiç sorun değil genelde bilgisayarı sesi kapalı kullanan biriyim. Lazım olduğunda halen ezberleyemediğim kısa yolu aramak yerine direk uygulamanın ses ile ilgili ayarına yöneliyorum.

Cihan birden çok anında mesajlaşma uygulaması ile gelmesine çok sevinmişti. Ama ben çok da gerekli bulmuyorum. Biri yetmiyor mu? Bu anında mesajcıları anlayamıyorum bir türlü. Ben kullanmayı beceremiyorum da ondan mı böyle düşünüyorum acaba?

Zemberek (Türkçe imla denetimi) nerede? Duydum ki fırsat olunca o da eklenecek ama şimdilik yok. Sanırım bu dağıtımla ilgili kesinlikle eksik kalmış diyebileceğim tek şey. Ayrıca sadece OpenOffice.org içinde değil tüm yazı yazılan alanlarda çalışıyor olmalı.

Dağıtımın CD sürümü ile birlikte Scribus, Blender gibi yazılımlar bile gelmiş. Genelde metin editörü, konsol, web tarayıcısı ve biraz da müzik çalıcı dışında bir şey kullanmayan biri için çok fazla bir anlam ifade etmiyor ancak birilerine tavsiye ederken ihtiyaç duyulabileceklerin çok büyük bir kısmının sağlandığını söylemek hoşunuza gidiyorsa artık daha emin konuşabileceksiniz. Nasıl sığmış, merak ettim doğrusu.

Ethernet üstünden internet hattı kısa sürede fark edilebiliyor. Hatta kabloyu takıtığınız gibi. Bu Pardus’ta olmuyordu. Beklemek ya da elle etkinleştirmek gerkiyordu. Bu Pardus’ta çok da sorun teşkil etmiyordu ancak söz konusu fark Gözde’nin Pozitif’de sevdiği az sayıda özelliklerden biri. Neredeyse tüm Ubuntularda hissettiğim web sayfalarına geç erişim sorunu Pozitif Linux’ta halledilmiş vaziyette. Sanırım hiç kurcalamaya vakit bulamadığım IPv6 ayarları ile ilgili bir sorundu ve Türkiye’ye özgüydü.

Henüz makinayı ses veya video kodlaması için bırakmam veya saatlerce açık kalma denemelerimden bahsetmem için çok erken ancak iki günlük gözlemimden ibaret bütün bu bahsettiklerim.

Başka çalışmalardan dolayı kesinleştiremediysem de yaz sonuna kadar Pozitif Linux için sıradan birkaç çalışma (belge/wiki sayfası) yapabilirim. O zaman burada da yayınlarım.

Şimdilik bu kadarı yeterli gibi duruyor. Arkadaşlar hep Wine’ı soruyor ben de hep geçiştiriyorum. Bu fırsatla onunla ilgili bir şeyler yaparsam yeni testler yolda demektir. Ancak önce vakit bulmam gerek. Muhtemelen beryl ile ilgili bir çalışma yapmayacağım.


 
Haz
18
    
Posted (serkan) in GNU/Linux, pozitif linux on Haziran-18-2007

5 Haziran’da Pozitif Linux çıkmış. Geçen yıl bu zamanlar karşılaştığım Pozitif PC dergisi ekibi tarafından oluşturulmuş yeni bir Türkçe konuşan dağıtım. CD’yi edindiğim gibi deneyeceğim ancak belki bir işe yarar diye bu bloğun bulunduğu sunucudaki boş alanı değerlendirip hemen bir yansısını oluşturdum. Asıl sunucu Türkiye’de olsa bile ben yine de eğer vaktiniz varsa öncelikle benim yansımdan indirmenizi tavsiye ederim.

CD elime ulaşınca en kısa sürede diğer dağıtımların başına geldiği gibi bir testten geçecek ve sonuçları burada da yayınlayacağım. O zaman anlayın ki Pozitif Linux da tıpkı Pardus ve Ubuntu (hatta bazen fedora) gibi Trabzon Merkez’de benden ücretsiz edinilebilir hale gelmiştir. E-posta atmanız ve ortak bir boş vakit bulmanız yeterli.

Daha fazla beklemeden indirmek isteyenler için ilgili sayfası burada. Benim yansımdaki dosya ise işte tam şurada.


 
May
22
    
Posted (serkan) in biyoteknoloji, Etkinlik, pardus on Mayıs-22-2007

24 Mayıs’ta 2.Moleküler Biyoteknoloji Bahar Okulu başlıyor. Arkadaşlarımın aylar süren hazırlıkları eninde sonunda tamamlanacağı noktaya varıyor. Bu sene kimi dışarıdan bakanlar tam aksini düşünseler de kendime daha fazla vakit ayırabilmek için mümkün olduğunca düzenlemelerden bihaber yaşamayı ve sadece çok gerektikçe yardımcı olmayı seçtim. Bu sefer daha az çalışmamdan olacaktır işin bana düşen kısımlarından ciddi oranda zevk aldım. En azından üç yıldır ilk defa parazit kişiliklerden uzak bir dönem geçirdim. Daha önce sadece benim yaptığım tüm işi bölüşerek üstlenen Cihan, Sefer ve Erdal’a ayrı ayrı teşekkürler. Yan gelip yatmamda ve yine de kıpkırmızı yaka kartımı takmamda emeği geçen Sevcan’a ise ayrıca teşekkürler…

Bu tür organizasyonlar elbette katılımcılar için 1.gün başlar. Oysa pek çok düzenleyici artık programlandığı birkaç şey dışında sadece zamanın geçmesini bekler. Zamanın geçişine olan farkındalık öncesinde harcanan emeğe göre çok geniş bir çeşitlilik gösterir. İstisnaları unutmamakla birlikte aslında katılımcının görmesi gereken saygın kişilikler genellikle gücü tükenene kadar çaba gösteren değil de ona kendini paralama hakkı veren zat-ı muhteremlerdir. Daha açıklayıcı bilgi için bkz.Sevcan :)

Aslında zor olan başka şeyler de vardır. Yetkiyi doğru kullanmak ve adil olmak gibi. Bu sene bunun sağlanıp sağlanmadığına dair yorum yapmak bana düşmez ama katıldığım türlü türlü organizasyondan biliyorum ki kimseyi General Garcia’ya mektup götürmeyi öğretme bahanesi ile ayrıcalıklı bir arkadaşına hizmet ettirmek zorunda bırakmamak ya da çalışma grubunu cemaatimden olanlar ve olmayanlar diye ayırmamak gerekir. Kişisel gıcıklıkların alet edildiği bir etkinlik gün gelir birilerinin diline “işte benim pek çalışkan öğrencim” diye düşmenizi sağlar. Aman dikkat buradaki çalışma nota yansımayan cinsten olur ve sadece y*alık yapmaya zemin hazırlayıcı unsur niteliğinde kalır…

Eskiler bir kenara en önemli işi geçen seneki gibi bu sene de birinci sınıflar yapmış. İkinci dönem aramıza katılan Seçil, bizim katılımcılara Pardus mu dağıtsak acaba diye yaptığımız şaka üstüne Bilim Teknik dergisini arayıp 150 tane Nisan 2007 sayısı yollamalarını sağlamış, hatta epeyce de uğraşmış, böylece Pardus 2007.1 Felis chaus‘u dağıtmamıza imkan tanımış. Boşuna dememişler 1.sınıf…


 
Nis
05
    
Posted (serkan) in fedora, GNU/Linux, KTÜ, Microsoft, pardus, Türkiye on Nisan-5-2007

Bugün birden afallamama sebep olan, okulun kütüphanesine gidince gördüğüm katalog tarama bölümüne alınmış yeni bilgisayarlar oldu. Tabi yıllanmış tosbağaların emekli edilmesi ve bilgisayar sayınının iki katına çıkması yeterince ilgi çekici ama o sıralarda bir iki saniye bile daha fazla vakit geçirmemi sağlayacak güçte değil. Hızlı adımlarla ilerlerken ekrandaki DNA sembolüne benzer bir şey takıldı gözüme. Şöyle bir durdum. Bir iki adımla boş bilgisayara yöneldim. O da nesi! Bilgisayarda Fedora kurulu! Söz konusu DNA gibi şey de güncel Fedora sürümlerindeki varsayılan duvar kağıdı.

Şaşkınlıkla karşısında bir iki saniye durakladım. Fareyi elime aldım. Tarayıcıyı açtım, kapattım. Windows’a alışkın kullanıcılar zorlanmasın diye Gnome’un üstteki menü çubuğu alttakine bitiştirilmişti. Tek menüye de çevrilmemişti ve iki menü üst üste kalmıştı. Çok da fark etmezdi zaten. Ama görüntü halen bir rüyada olabileceğimi işaret ediyordu. Geçenlerde Devlet Dairelerinde GNU/Linux ile ilgili bir iki şey karaladığım aklıma geldi. Bir an önce yazmam gereken yeni bir olaydı bu.

Bilmiyorum belki de fazla büyütüyorum. Bir ihalede en ucuz teklifi veren firmanın bilgisayarları kurulmuştur. Onlar da Microsoft vergisi ödemeden daha ucuz bir bilgisayar toplamayı akıl edip ihaleyi kapabilmişlerdir. Ama sonunda “GNU/Linux da nesi?” diyene kütüphanede canlı örneği olduğunu söyleyebileceğim.
Keşke Pardus olsaydı. Herkes Zemberek‘in tadına varabilseydi. Kütüphanedeki serbest kullanıma açık bilgisayarlar da GNU/Linux’lu olsaydı da benim güzel arkadaşlarım o bilgisayarlarda OpenOffice.org denen acayip şeyle de tanışsalardı.

Neyse şimdilik bana bu da yeter. Herkese hayırlı olsun.