Nis
05
    
Posted (serkan) in GNU/Linux, KTÜ, Microsoft, Türkiye, fedora, pardus on Nisan-5-2007

Bugün birden afallamama sebep olan, okulun kütüphanesine gidince gördüğüm katalog tarama bölümüne alınmış yeni bilgisayarlar oldu. Tabi yıllanmış tosbağaların emekli edilmesi ve bilgisayar sayınının iki katına çıkması yeterince ilgi çekici ama o sıralarda bir iki saniye bile daha fazla vakit geçirmemi sağlayacak güçte değil. Hızlı adımlarla ilerlerken ekrandaki DNA sembolüne benzer bir şey takıldı gözüme. Şöyle bir durdum. Bir iki adımla boş bilgisayara yöneldim. O da nesi! Bilgisayarda Fedora kurulu! Söz konusu DNA gibi şey de güncel Fedora sürümlerindeki varsayılan duvar kağıdı.

Şaşkınlıkla karşısında bir iki saniye durakladım. Fareyi elime aldım. Tarayıcıyı açtım, kapattım. Windows’a alışkın kullanıcılar zorlanmasın diye Gnome’un üstteki menü çubuğu alttakine bitiştirilmişti. Tek menüye de çevrilmemişti ve iki menü üst üste kalmıştı. Çok da fark etmezdi zaten. Ama görüntü halen bir rüyada olabileceğimi işaret ediyordu. Geçenlerde Devlet Dairelerinde GNU/Linux ile ilgili bir iki şey karaladığım aklıma geldi. Bir an önce yazmam gereken yeni bir olaydı bu.

Bilmiyorum belki de fazla büyütüyorum. Bir ihalede en ucuz teklifi veren firmanın bilgisayarları kurulmuştur. Onlar da Microsoft vergisi ödemeden daha ucuz bir bilgisayar toplamayı akıl edip ihaleyi kapabilmişlerdir. Ama sonunda “GNU/Linux da nesi?” diyene kütüphanede canlı örneği olduğunu söyleyebileceğim.
Keşke Pardus olsaydı. Herkes Zemberek‘in tadına varabilseydi. Kütüphanedeki serbest kullanıma açık bilgisayarlar da GNU/Linux’lu olsaydı da benim güzel arkadaşlarım o bilgisayarlarda OpenOffice.org denen acayip şeyle de tanışsalardı.

Neyse şimdilik bana bu da yeter. Herkese hayırlı olsun.