Eyl
02
    
Posted (serkan) in Ati Teknoloji, biyoteknoloji, kök hücre, staj on Eylül-2-2008

Gün itibariyle Trabzon’daki Hücre ve Gen Tedavi Merkezi olan halk arasında daha çok kordon kanı bankası olarak bilinen Ati Teknoloji‘de staja başladım. Olağan olarak sürerse bir ay devam edecek olan stajım süresince devam eden diğer iki projem daha olduğu düşünülürse ciddi bir yoğunluk yaşayacağım ortada. Bu durum blogdan tutun da sosyal hayata kadar pek çok şeye yansıyacaktır diye şimdiden haberdar edeyim dedim.

Zamanında KTÜ Zooloji Araştırma Laboratuvarı’ndaki çalışmama da 2 Aralık’ta (2005) başlamıştım. Bu sefer Eylül’ün 2′sine denk geldi. İlginç bir rastlantı.


 
May
11
    
Posted (serkan) in Ati Teknoloji, biyoteknoloji, kök hücre, KTÜ, Türkiye on Mayıs-11-2007

Daha önce Cihan’ın da duyurduğu gibi, (11 Mayıs 2007 saat 10:00′da) Kök Hücre ve Biyoteknoloji Konferansı ile Prof.Dr. Ercüment Ovalı, ilk defa kendi üniversitesinde ve de öğrencilerin düzenlediği bir etkinlikle, Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencileri ile buluştu. Hatta işin ilginç tarafı arkadaşlarımız Ercüment hoca ile eğer İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Moleküler Biyoloji ve Genetik Kış Okulu’nda karşılaşmasalardı ülkemizde hatta üniversitemizde bir kök hücre merkezi bulunduğundan haberimiz bile olmayacaktı. Yetmişin üstünde farklı yerde sunum yapması için davet edilmiş bir hocayı ağırlayan bir çalışma grubunun içinde bulunduğum için sahip olduğum şansı hiç de hafife almamaya karar verdim.

KTÜ’de sunumu dinleme fırsatı bulabilmek işin ilginç tarafı tabi ama daha ilginç kısımlar var. Bundan bir kaç gün önce söz konusu kök hücre merkezi olan ATİ Teknoloji‘ye sunumla ilgili panoları almaya gittiğimizde ismini hiç duymamış olduğumuz, fotoğrafını ilk defa gördüğümüz biri ile karşılaştık. Ati’nin en güzel yerinde, sanki eksik kalmış son bir kaç kelimeyi daha söylemek üzere bize bakan bir yüz. Laboratuvarında çalışırken fotoğrafı çekilmiş bir araştırmacı. O kişi Prof.Dr.Süreyya Tahsin Aygün. İşin acı tarafı biz Biyoloji Bölümü öğrencileri hem öyle birinin ismini duymamışız hem de yüzü bile tanıdık değil. Hatta o gün Derya hoca’dan kök hücre üstüne ilk çalışma yapan kişinin o olduğunu işitiyoruz ama anlaşılan duymuyoruz bile çünkü süregelen eşekliğimizi devam ettirip en ufak bir araştırma yapmaya bile lüzum görmüyoruz. İşte gelecekte araştırmacı olabileceğini sanan gençler size… Kendimle gurur duymalıyım değil mi?

Ercüment hoca halimizin farkında ki yeni düzenlediği sunuma o fotoğrafı da yerleştirmiş. Yetmemiş Süreyya Tahsin Aygün’ün çok zor şartlarda yapıp da bugün bizim imkan bolluğu içinde aklımıza getiremediklerimizi eklemiş. Ama anlaşılan bunun da yetmeyeceğini düşünmüş ki Prof.Dr.Süreyya Tahsin Aygün hakkında bir belgesel hazırlatmaya çok önceden girişmiş. Merak ediyorum, acaba bizler Prof.Dr.Süreyya Tahsin Aygün’ün evlatları olmayı hak edebilecek miyiz?

Bunların dışında Türkiye’in pek çok üniversitesinde kök hücre ile ilgili akademik çalışmaları olduğunu duymuş olduk. Her şeyden önemlisi yenilenemez diye bildiğimiz sinir hücrelerinin laboratuvar koşullarında rahatlıkla oluşturulabildiğine şaşırdık. Hatta bunu yapmak için nice doktoralar bitirmek gerekmediğini fark edince biraz da afalladık. Olsun, daha çok şey öğreneceğiz… İnşallah…