Bugün Ankara’da evde oturduğum ilk gün. Aslında 8 Şubat’ta yazıyorum ama internet bulduğum ilk yerde yayınlandığından 9 Şubat tarihli gözüküyor yazım. Hafta içinde günün büyük bölümünü Bilkent’de geçirmiştim. Dün ise genel olarak şehri gezdim. Sanırım okulların açık olmadığı bir dönemde dolaşma fırsatı bulmam ulaşım konusunda hiç zorluk çekmememi sağladı.
Belirtmeden geçemeyeceğim Bilkent Kütüphanesi harika. Normalde KTÜ’de olsaydım misafir olarak okulun kablosuz internet ağından faydalanmam mümkün olmazdı. Burada görevliden alınan basit bir internet hesabı ile günlük ya da daha uzun süreli, örneğin ay sonuna kadar sınırsız kullanım hakkı veriyorlar. Doğal olarak tek kuruş ödemeye de gerek yok. Bilgisayarsız gelenlere de yetecek kadar bilgisayar var. Kendi üniversitesinde bile internet ağına erişemeyen biri için nasıl bir nimet siz tahmin edin. Tahminim sınav dönemlerinde piriz veya bilgisayar bulmanın zor olacağı yönünde ama o da beni bağlamaz. Bilkent öğrencisi değilim.
Cyberplaza’daki ofisten farklı olarak kütüphane interneti akademik veritabanlarına erişim şansı tanıyor. Bir KTÜ öğrencisi olarak Linux yüklü bilgisayarım ile kendi üniversitemdeki ağa erişemiyor oluşum düşünülürse akademik veritabanlarına rahatlıkla erişebildiğim Bilkent’de kendimi pek de misafir gibi hissettiğim söylenemez.
Henüz kütüphanenin kitap-dergi içeriğine dalma fırsatı pek bulamadım. Umarım ona da vaktim olacak.