Tem
26
    
Posted (serkan) in alışveriş, KVK, sinir bozucu, Trabzon on Temmuz-26-2008

Telefon alırken mutlaka sorun: Teknik servisi KVK mı verecek?
Eğer cevap “evet” ise koşarak uzaklaşın.

Acaba ben mi abartıyorum? İki hafta başkasının telefonuna muhtaç kalmak çok da sorun olmasa gerek. Hatta teknik servis sizinle dalga geçercesine işini savsaklarken bunu umursamamayı becerebilirsiniz değil mi?

Ben müşteriliğimi bilip servis bedelimi ödüyorsam sen de üç iş günü dediğin süreyi iki haftaya kafana göre çıkaramazsın. Yok gerçi çıkarırmışsın da benim haberim yokmuş. Ne yapabilirim ki?

Biraz kızgınlığım geçsin diye iki gün bekledim öyle yazıyorum. Yapmak istediğim sadece bir süre kardeşim kullandığı için içerisi bir sürü ıvır zıvır yüklü ve eski bir yazılım kullanan Nokia 6600′ımın yazılımını sıfırdan kurdurtmak ve içinde yüklü olarak sadece işletim sistemi ile geri almaktı. Hatta hafıza kartımı da bıraktım. O da dahil hiç bir şeyin yedeklenmemesi gerektiğini belirttim. Bana üç iş gününde bitireceklerini söyleyip elime bir belge tutuşturdular. Tarih: 09.07.2008 – 15.34 (KVK kayıtlarında belge numarası: 2008/181-025291)

İşlem bitince bana mesaj atacaklarını söylediler. Ben de telefona takılı olmayan bir hatta mesaj atamazlar diye üç iş günü bekledim ve ayın 14′ünde sabahtan uğradım. Cihazımın son aşamada olduğunu ve ertesi gün alabileceğimi söylediler. Dördüncü iş gününe sarksa bile çok sorun değildi ne de olsa işlem bitmek üzereydi. Bu arada kardeşimin telefonunu kullanmaya başlamıştım.

Ancak ertesi gün uyandığımda beklenmedik bir mesajla karşılatı:

Gönderen: KVK TSERVIS
Tarih: 15.07.2008
Sn. Musterimiz,2008/181-025291No.lu cihazinizin servis bedeli 20,00 YTL.dir.Onayinizi hafta ici 9:00-18:00 saatleri arasında bildirebilirsiniz.KVK

Ne onayı Alah aşkına? Nasıl yani hani telefonum son aşamadaydı. “Bir yanlışlık olacak.” diye düşündüm tüm iyi niyetimle. Mesajı almamın üstünden 1 saat geçmemişti ki KVK’daydım. Kağıdı uzattım.

Adam: 20YTL ücreti var
…cüzdanımı çıkarıyorum….
Adam: Onayınızı verdim parayı cihazı alırken ödersiniz.
Ben: Nasıl yani cihazın işi bitmedi mi?
Adam: Yok daha onayımızı yeni verdim.
Ben: Ee ne zaman biter?
Adam: Akşama 5te uğra.
Ben: Tamam
…dedim ve çıktım…
(Burada Adam diye geçen kişi orada çalışan güvenlik görevlisi. O sırada diğer görevliler meşgul olduğundan benimle o ilgilendi.)

O gün laboratuvarda işim çok uzun sürdü, gidemedim. Ertesi gün akşam 6 gibi gittim ki kepenk kapanmak üzere. Sağ olsun çıkmak üzere olan bir abi “Telefonunu mu almaya geldin ver bakiyim seninki bitmiş mi?” dedi. Kağıdı verdim kısa sürede içerden baktırdı ve sonuç olumsuzdur. Hatta bana “Sormak için gelmene gerek yok, kağıttaki numarayı arayabilirsin.” dedi. Hatta kolay erişim için şimdi hatırlayamadığım bir dahili numara bile verdi.

Ertesi sabah bir mesaj daha geldi.
Göderen: KVK TSERVIS
Tarih: 17.07.2008
Elimizde olmayan sebeplerden cihazinizin servis suresi 7 gunu asmistir, ozur dileriz. Cihaz islemi tamamlandiginda sizi yeniden bilgilendirecegiz.

Bu mesajdan sonra umursamamaya başladım taa ki sonucu belli eden mesaj gelene kadar.

Gönderen: KVK TSERVIS
Tarih: 23.07.2008
Sn. Musterimiz,2008/181-025291 form 3537***********63 IMEI No.lu cihazinizin servis bedeli 20.,00YTL.dir. Hafta ici 9:00-12:00-13:00-18:00 arasi teslim alabilirsiniz.

Bu arada laboratuvarda neredeyse tüm mesaji saatleri boyunca vakit geçirdiğimden ilgili belgeyi anneme verdim ve cihazı almasını istedim. Gitmiş ve her müşteri gibi görevini yapmış 20YTL’sini ödemiş ve cihazı almış. Her ne kadar KVK sözünü tutmadıysa da taraflardan en azından birinin sözünü tutaması ya da kısacası “Aman lanet olsun yeter ki ver şu cihazı başka bir şey istemem.” deyişi olası problemleri önlüyor. Peki ben gitseydim ne olurdu? Muhtemelen gecikmeyle hiç alakası olmayan birinin sinirini bozardım. Alabileceğim en ufak ters bir cevapta soluğu bunu ödetebileceğim bir yerde/yetkilide alırdım. Ya da ne bileyim KVKdanalma.com gibi bir internet eylemi bile başlatabilirdim. Şanslılar!

Ben herşeyi silmelerini söylemiştim. Hafıza kartını formatlamamışlar. Bu hata bunca gecikme olmadan yapılsaydı umrumda olmazdı. Zaten on saniyeye kendim hallettim ancak hafıza kartımda bir Symbian virüsü kalmış olamaz mıydı?

Cihaza format atmak için neden benden onay beklediler. Teslim ettiğim sırada “Format atmanın bedeli bu kadar kabul ediyor musunuz?” diye sorabilirlerdi. Ben onlardan hasar tespit falan istemedim ki. Zaten cihazda hasar falan da yok sadece söylediğimi yapacaklar. Ben, onay vermeden önce gelinen ama bir buçuk hafta süren son aşamanın ne olduğunu merak etmekteyim mesela. Ayrıca onay istiyorsan arar sorrasın ben de cebaplarım beni neden bir daha oraya kadar hem de bir mesaji saati zorlaması dahilinde yoruyorsun. Kısa mesajla veya telefonla ücretsiz bir şekilde cevap verme hakkım yok mu? Bunu servis bedeline eklersin fazla bir maliyeti de olmaz ama benim o an kontörüm olmayabilir, hattım kesik olabilir tüm bunlara rağmen o cihaza bir an önce ihtiyacım olabilir.

Bari tam olsun diye elimdeki faturanın tarihini de yazayım: 23.07.2008. Kısacası tam on dört gün! Çok değil üç iş gününden birazcık daha fazla…

Ayrıca şimdi dikkat ettim. İyi ki teslim ederim de bende bir kopyası kalmaz diye Teslim Formu’nun bilgilerini bir kağıda yazmışım. Çünkü annem bu belgeyle gittiğinde değiştirip yenisini vermişler. Kimden neyi saklıyorlar ki?

Uzun lafın kısası: KVK benim için ölü bir markadır!


 
Haz
15
    
Posted (serkan) in alışveriş, hosting, internet on Haziran-15-2008

Uzunca süre kullandığım ama iki yıldır uğramadığım ElmaHost kapandığını açıklayınca, burada bahsetmeye değer diye düşündüm.

ElmaHost, ilk internet girişimimin (şimdiki adıyla yedinumara.net‘in) hayata gözlerini açtığı, genel anlamda iyi diye hatırladığım sıradan bir internet servis sağlayıcısı. Sunucusu Amerika’da bulunan bildiğim kadarıyla tek kişi tarafından yönetilen ve HostBul‘dan bulduğum bir şirket. Çok iyi hatırlıyorum HostBul’un ana sayfasına verdiği reklama tıklayarak ulaşmıştım ve çok düşünmemiştim. Ucuzdu. Elektronik posta yoluyla kısa sürede cevap alıyordum. Hatta bir bakıma bu özelliğinden etkilenmiştim. Ama o zamanlar hiç bir şey bilmiyordum. Kolay tavlanacak bir müşteri olduğum ortadaydı. Yarım Elma (50MB web alanı ve sanırım 3GB trafik hakkı) ile başladığım tüketime en son beş kat daha büyük bir paketle devam ederken son verdim. Neden?

Çünkü yeni seçenek daha ucuzdu. Dev gibi (halen %1′ini kullanamadığım) bir alan teklif ediyordu. Alanıma istediğim kadar projeyi birbirinden bağımısız ekleyebileceğimi söylüyordu. Hele hele öyle bir ilk açılış ücreti vardı ki ucuz demek yeterli değil. ElmaHost’a ödediğim fiyatın yarısını bile ödemeden dev gibi bir sunucum varmış gibi hissetmem mümkündü.

Sonuçta yedinumara.net veritabanındaki Türkçe karakter sorunlarını ortadan kaldırmak zorunda kalıp, bunun için bir hafta kadar uğraş verip yeni sunucuya taşındım. O sıralarda bloğumun ilk denemeleri ve onlarca başka proje için yeterince geniş alanım oluştu. Kısacası her şeyi daha ucuza veren birinin beni tavlaması zor olmadı. Veritabanımın bakımını yapmak için çektiğim zahmeti kredi kartımın ekstresini gördüğüm an unutuverdim bile.

Yarın bir başkası daha ucuza aynı servisi verirse ne yaparım? Bilmiyorum. Taşınma kolaylığına bağlı olarak değişir tabi ama sanırım şimdiki servis sağlayıcımın en büyük avantajı; taşımayı külfet sayacağım kadar çok web sitesini kendi üstünden sunmama sebep olmuş olması. O kadar çok alan veriyor ki kullanmadığınızda israf olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Sağladığı ferahlık hissi yanında çekip gitmeniz zorlaştıkça zorlaştırıyor. Engelleyici bir özelliğin müşteri tarafından sevildiği nerede görülmüş?

Peki ElmaHost şimdiki servis sağlayıcımdan pahalı olmasına rağmen sağladığı 300-500MB’lık alanda ufak tefek siteleri açmak için sınırsız fırsat verseydi ne olurdu?

  • Öncelikle çok fazla deneme yapmayı seven benim gibi biri ile duygusal bir bağ oluştururdu. Bu bağ da kapandığı gün hüzünlenip bloğuna taşımak kadar önemsiz olmazdı. Benim daha uzun süre müşteri kalmamı sağlardı.
  • Alan dar kaldığı sürece hesabımı kimseyle paylaşmazdım ama ben yeni servis sağlayıcıma geçerken bunu yapabileceğimden zaten haberdar değildim ki. Bu eski servis sağlayıcımın bir eksiği sayılmazdı. Hatta o dönem, ne gerek var gigabytlelarca alana diye Gmail ile dalga geçtiğim bir dönemdi. Bu çeşit bir aç gözlülük yapmazdım.
  • ElmaHost’da hiç birşey değişmiyordu. Hem de hiç bir şey… Belki sadece düzgün çalışsın yeter diye düşünebilirsiniz ama bir bloğu olsaydı RSS’ye ekleyip beni arada varlığından haberdar etmesine müsaade ederdim. O zaman zihnimde daha çok yer tutardı.

ElmaHost başarısız bir girişim olduğundan mı yoksa başka kişisel sebeplerden mi kapandı bilmiyorum? Ama kayda değer bir başarıya sahip olsaydı kapatılmazdı herhalde değil mi?


 
Ara
24
    
Posted (serkan) in alışveriş, internet, Linux Gezegeni, sinir bozucu on Aralık-24-2007

Arda Çetin‘in uyarısı üzerine başlığı değiştirdim. İlk hali “Açık Akademi Gerçekten Açık mı?” şeklindeydi. Şimdi daha usturuplu oldu sanırım.

Fazlamesai gibi güvendiğim bir kanalda Açık Akademi’den Ajax kitabı: Sağlamlığı Kanıtlanmış Tekniklerle Web 2.0 AJAX haberini görünce aylardır sırada beklettiğim birkaç kitapla birlikte bu AJAX kitabını da 14 Aralık günü sipariş verdim. Araya bayramın da girmek üzere olduğu o günlerde hemen kapıma getirsinler diye de beklemiyordum zaten.

Açık Akademi’deki Siparişimin Durumu

Siparişimin alındığına dair otomatik mesajın gelmesinden ve hesaptan paranın yine otomatik olarak çekilmesinden sonra durumda beş günde hiç bir değişiklik olmadığını fark ettim ve destek kısmına bir yazı yazdım. Aşağıda gördüğünüz ekran görüntüsü de o mesajın bulunduğu sayfadan az önce 24 Aralık 2007 – 17.30 gibi çekildi…

Açık Akademi’deki Mesajımın Durumu

Yolladığım mesaj henüz sitedeki herhangi bir yetkili tarafından okunmuş gözükmediğinden her an “kapattık kardeşim” diye bir cevap gelecek diye beklemeye başladım.

Şu anda bir e-posta yollayıp “merak etme şimdi hepsi elimizde değil iki-üç haftaya yollarız kapatıp gitmedik bir yere” deseler kafama takmayacağım. Elbet gelecek diye arkama yaslanıp işimi yapacağım ama böyle giderse biraz daha bekleyip bu hafta içi bankayı aramayı düşünüyorum!


 
Eki
19
    
Posted (serkan) in alışveriş, django, hosting, internet, python on Ekim-19-2007

Yoğun olarak başka işlerle uğraştığım bir sırada WebFaction üstünde Django ile çalışma fırsatı buldum. Bu sebeple fazla ayrıntılı bir inceleme değil bu.

Daha önce uygunsuz bir sunucuda kurulum için bile uğraşmış biri olarak Django‘ya özel hizmet sağlayan WebFaction çok rahat geldi.

Yanlız bu servis sağlayıcıdan hesap almak isteyecek olanların önceden bilmek isteyecekleri bir konuya değinmeli. Benim kullanma fırsatı bulduğum Shared 1 paketinin özellik listesinde satın aldığınız hizmetle neler yapabileceğinizi gösteren bir bölüm var ve üç tane küçük Django, RoR vs uygulaması çalıştırılabileceğinden bahsedilmiş. Aslında bu bilgi de bir yanlışlık yok ancak hazırladığınız projeyi -doğal olarak- web sayfası olarak sunacaksanız statik dosyalarınızın bir şekilde http yoluyla erişilebilir bir url adresine koymanız gerekiyor. Elinizdeki hesapta bunu yapmanın yolu da kontrol paneldeki Symbolic Link uygulamasını kullanmak. Dikkat Symbolic Link bir uygulama ama aslında bizim Unix’in klasik ln komutu. Sonuç:

  1. Uygulama: asıl Django projeniz.
  2. Uygulama: admin için gereken statik dosyalara symbolic link uygulaması.
  3. Uygulama: diğer statik dosyalarınız için symbolic link uygulaması.

Sonuçta üç hakkınızı da doldurmuş oluyorsunuz ve eğer başka projeleriniz varsa paketinizi yükseltmek zorundasınız. Benim yaptığım listedeki 2. ve 3. uygulama gayet tabi birleştirilip tek bir uygulama şeklinde kullanılabilir ve böylece bir de ayrık bir bloğa yer açılabilir gibi duruyor.

WebFaction kaliteli ve sorunsuz diyebileceğim bir sunucu düşük önemde işaretlediğim sorularımı bile uzun sayılmayacak sürelerde cevapladılar. Forumlarına fazla işim düşmediyse de çoğu kimsenin sorununu çözdüğü ortada. Bu yazdığım durumu da müşterisi olmayanlardan bile saklamadıklarını göreceksiniz.

En beğendiğim özellikleri de bugün karşıma çıktı. Vakit sıkıntısı sebebiyle üzerinde çalıştığım projeyi askıya almak zorunda kalınca herhangi bir mazeret bildirme ihtiyacı hissetmeden hesabımı kapatmak istediğimi ve paramı geri ödemelerini söyledim. Bu sefer destek talebime verdikleri cevaplama hızından daha kısa sürede paramı geri ödediklerini gördüm (anlaşılan çok bıktırmışım :) ).