Daha önce de yazdığım gibi bilgisayarım bozulmuştu. Eski bilgisayarımın anakartı yanınca yeni bir bilgisayar almak benim için çok zamansız ve mecburi bir alışveriş oldu.
Bu sefer internetten değil Trabzon’daki bir satıcıdan -Eprom’dan- aldığım taşınabilir bilgisayar; Lenovo 3000 n500. Ürün sormak için girdiğim yerde adama “taşınabilir bilgisayar” diyince birkaç saniye afallamış bir şekilde bakıp “Laptop mı?” diye sordu. Bu başlangıca rağmen oradan alışveriş yapmış olmama hala şaşırmaktayım.
Alışveriş tam olarak 3 Haziran 2009 günü gerçekleşti. Lenovo 3000 N 500 beni Windows satın almak zorunda bırakmadı. Kullanmayacağım bir şeye para ödememiş olmak sanırım 60$ civarı bir tasarruf sağladı. Eve geldiğim gibi Pardus 2008.2 Canis aureus ile denedim ve çok şükür tanınmayan en ufak bir donanım parçacığı ile karşılaşmadım. Yanlız sadece birkaç saat Pardus ile kaldı ve yeni bilgisayarıma Ubuntu 9.04 Jaunty Jackalope kurdum. Bir haftadır bu şekilde kullanıyorum. Epeyce bir süre de böyle kullanmayı umuyorum. Önceki bilgisayarımı da ilk Ubuntu ile kullanmaya başlamış ama bazı donanım sorunları sebebiyle Pardus’a geçmiştim. Gerçi Pardus’ta da klavyeden ses ayarı yapamama sorununu artık iyice kanıksamışım ki yeni bilgisayarda kısayol kullanmayı hatırlamak için halen çaba gösteriyorum. :)
Bir an önce internete girmek ve rutin çalışmalarıma devam etmek dışında bir sebepten dolayı bilgisayara ihtiyaç duymadığımdan bu arada da bunun dışında bilgisayarın sağladığı hiç bir özelliği merak etme fırsatım olmadığından cihazın tam olarak özelliklerinin ne olduğunu bile hatırlamakta zorlanıyorum. Şimdi tekrar katalogdan baktığıma göre Intel Core 2 Duo T5800 işlemcisi 250GB HDD’si olan bir bilgisayarmış. Bluetooth falan da mevcut. Hoşuma gitti bu özellik ama muhtemelen eskiyinceye kadar en fazla bir iki kere kullanırım. Bir de şu sinir olduğum kamerası var. Tabi kamerayı kötü falan bulduğumdan değil, bilgisayarda kamera bulunmasından hoşlanmadığımdan sinir olduğum bir kamera o. Sadece çalışıp çalışmadığını kontrol ettim ve umarım bir daha kullamak zorunda kalmam. İşin ilginç tarafı tanıtmak için falan da uğraşmadım. Faydalı birşey olsa süründürürdü. Linux’ta tanıtılamıyor diye yalan da uyduramayacağım. :(
Eski bilgisayarım zamandında aldığım ama kullanmaya pek fırsat bulamadığım Hi-Level 1GB DDR2 667Mhz bir bellek birimim vardı. Cihazı satın aldığım gibi onu da eklettim ve normalde 1 GB olan bellek kapasitesi iki katına çıkmış oldu.
Yeni bilgisayarım 2.7kg ağırlığında. Yani bu sefer de ağır bir taşınabilir bilgisayar almak zorunda kaldım. Önceki bilgisayarım 2.8kg’dı. Sırf hafif olsun diye 13″ almak istiyordum ama ne yazık ki mümkün olmadı. Artık darısı sonraki bilgisayarımın başına.
Önceki bilgisayarlarım gibi bu bilgisayarımın da özel bir adı var. Ancak bu sefer marka temelli bir isim koymayı seçtim. İlk defa böyle bir isimlendirme yapıyorum. Bu muhtemelen daha önce Lenovo almayı kafama koymuş olmamdan kaynaklandı. Gerçi ben X300 veya X301 gibi bir modeli ilerleyen zamanda almayı düşünüyordum ama 3000 N 500′de fena fikir değilmiş. Yeni cihazımın ismi Abaccus abaccus lenovvus oldu. (Dikkat w değil iki tane v harfi içeriyor ve italik yazılıyor.) Neden böyle isimler seçtiğimi merak edene ufacık bir biyoloji sistematiği dersi vererek anlatabilirim. Önceki bilgisayarlarımın isimlerini hatırlamak gerekirse (geriye doğru): Abaccus abaccus abaccus ve Abaccus abaccus yediagustosus :)