Nis
12
    
Posted (serkan) in tv on Nisan-12-2009

CNN Türk’de bir kaç haftadır Metin Uca ile Maydanoz programı var. Sanırım hafta içi her gün 17′de. (Doğrusu 19.00.) Ben genellikle televizyonda yakalayamayıp gecikmeli olarak internet üzerinden seyredebiliyorum.

Bundan yıllar önce ÖSS’ye hazırlandığım senelerden birinde her sabah izler hatta onun için erken kalkardım. O zaman Uzan’ın Star Televizyonu’nda o kanalın Uzan’a propagandası yapmayan tek programıydı. İsmi Metin Uca ile Günaydın Türkiye‘ydi. Mükemmeldi. O zaman da televizyon seyretmeyen ama Metin Uca seyreden biriydim.

Bir ara gece vaktine denk gelen, şuan ismini hatırlamadığım bir programını yakalamıştım. Hangi kanalda olduğunu bile hatırlamıyorum. Zaten saat kurmadığım her seferde kaçırıyordum ve o dönem internetten eski bölümleri seyretmek gibi birşey yoktu. Şimdi var, hatta bunu Türkiye’de podcast işine (M. Serdar Kuzuloğlu sağ olsun) ilk giren televizyon kanalı CNN Türk sağlıyor.

Metin Uca ile Maydanoz’u kesinlikle tavsiye derim. Kaçırma derdiniz de olmasın, ne de olsa internet versiyonu var. Hem de reklamsız. :)

Metin Uca ve tüm ekip arkadaşlarına gönülden teşekkürler.


 
Nis
11
    
Posted (serkan) in KTÜ on Nisan-11-2009

Cihan telefonla haber verince öğrendim. Hatta yazmış da. Okulum artık öğrencilerine e-posta adresi veriyor. Okul bitince kapatır mı bilmem. Bilkent, ug.bilkent.edu.tr uzantılı adresi mezun olduktan 1 yıl sonra kapatıyor diye duymuştum ama üstüne mezun.bilkent.edu.tr uzantısı ile adres verip bence harika bir şey yapıyor. Ama ben KTÜ’nün bu servisine bile şükür diyorum.

Hocalarımızın ktu.edu.tr uzantılı e-posta adresleri vardı ve ne yazık ki çok kalitesiz bir hizmetti. Nice hocanın bilimsel dergilere mahçup olduğunu duydum. Artık gibip Yahoo, Hotmail falan kullanmaya başlamışlardı. Bir üniversitenin en azından akademisyenlerine bu hizmeti vermiyor olması kötü. Sonuçta bu adres bir imza sayılıyor.

Eğer okula ilk başladığım dönemde şimdi elime geçen ogr.ktu.edu.tr adresimi elime almış olabilseydim kullanırdım da ama bu günden sonra biyoloji.org adresimin yerine geçebilmesi mümkün değil. KTÜ adresi uzun ve ne zaman elimden alınacağını henüz bilmiyorum. Ama yine de sevindim. Tavsiye de ederim.

Altyapı olarak Live Mail kullanılmış. Yanlız bu bildiğimiz Live Hotmail olmaktan çok Exchange Server üzerinde verilen yine Microsoft tarafından barındırılan bir servis. Zaten servisi KTÜ sunucularında veriyor olsalardı burada bahsetmezdim bile. Gmail tabanlı olmasını tercih ederdim aslında ama olsun bu da yeter.


 
Nis
10
    
Posted (serkan) in biyoloji.org, biyoteknoloji on Nisan-10-2009

Planlarım şimdi olduğu gibi sürerse iki hafta sonra bu günlerde Biyoloji.org yeni haliyle yayında olacak. Uluslararasılaştırma kısmının ve birkaç sunmak istediğim özelliğin -23 Nisan günü- açılışta var olmama ihtimali var. Ama onlar da takip eden hafta içerisinde hayata geçebilecek türden. Kaldı ki bu gecikme de sadece bir ihtimal. Açılış tarihi olarak belirlediğim 23 Nisan 2009 halen çok gerçekçi görünüyor.

Neden bilmiyorum ama geçen yıl sözlük uygulaması için de 23 Nisan’a yetiştirmek için elimizden geleni yapmıştık. Çocuk bayramının üstümde sıra dışı bir etkisi var. Çok çocukça bir çalışma mı yapıyorum acaba? :)

Resmi blogda yayınladığım fotoğrafların ait olduğu sayfalarda ciddi değişiklikler oldu. Eskisinde CSS framewok olarak temel iskeleti BlueprintCSS oluştururken şuan YUI CSS en geniş hakimiyet alanına sahip. Aslında hiç umulmadık bir karar almak gerektiğinden buna mecbur kaldık. BlueprintCSS ile tasarımı yapan Cihan‘ın yeterli zaman ayıramayacağı ortaya çıkınca tasarım kısmını bu beceriksiz halimle devralmak zorunda kaldım.CSS frameworkler konusunda da bana en uyan YUI CSS zaten. Cihan’ın kodlarını miras alamadım ve sanırım şuan sadece en sondaki copyright metni ve birkaç CSS sınıfı dışında hepsini yeniden yazdım. Haliyle ciddi bir zaman kaybı oldu. En başta bahsettiğim olası gecikmelerin de temel sebebi bu zaten.

Özelliklerin küçük bir kısmı sadece ücret ödeyen kullanıcılara açık olacak. Yani bir çeşit premium hesap satmak gibi. Xing gibi aylık değil 3 – 6 aylık paketler tasarladım. (Bu kısımla ilgili tek satır kod yazmadım henüz.) Hatta bu ücretli hesapların var olmasındaki asıl amaç sınırsız analiz teklifi verme hakkı vermek istememden kaynaklanıyor. Bu durumda sahte hesaplarla sahte teklifler verilmesin diye yetkili hesap için para istemek akıllıca geldi. Ayrıca bu parayı sunucu masrafının bir kısmını karşılamakta kullanabileceğim düşünülürse epeyce gönülü olduğum ortaya çıkacaktır. Açılışta kullanımı teşfik için belli sayıdaki ilk gelene (mesela 100 kişiye) bu hesaplardan bedava 3 aylık süre ile verebilirim. Bu karar kesinleşirse de zaten servisin bloğunda haberdar ederim.

Biyoloji.org için en uygununun bir Cloud Computing servisi olduğunu düşünüyorum. Bunun için de elimde iki ciddi seçenek var. Bunlardan GoGrid‘i sıkı sıkıya deniyorum ve %90 ihtimalle onun üstünde yayına başlayacağım. Hatta GoGrid ile çalışmaya kesin karar verirsem bir inceleme yazısı yakındır. Yanlız hemen açılışta kullanmasam bile Amazon EC2&S3 servisi her an GoGrid’in ensesinde bekliyor olacak. Ölçek büyüdükçe Amazon’un şansı artıyor.

Cumartesi gününden itibaren ne yazık ki sınavlarım başlıyor. Yani aslında sadece bir haftam var. Bakalım neler çıkacak.


 
Nis
06
    
Posted (serkan) in sinir bozucu, Türkiye on Nisan-6-2009

Bu başlığı atmak onuruma dokunuyor. Ama durumu sorun olarak kabul etmezsek çözemeyiz de. İster vatan haini desinler ister anarşist, ülkemin Amerika’nın yavru vatanı gibi gözükmesini kaldıramam.

Obama truva atının keşfedildiği topraklarda.

Amerikan Başkanı Obama “Türkiye’yi Avrupa Birliğine alın” dedi. Bunu sadece şirin gözükmek için söylenmiş bir söz olarak kabul etmeliyim değil mi? Ya da stratejik ortaklık çerçevesinde bir hareket! Ya da sıradan diplomatik tavır işte. Nedense dokunuyor bana.

Birinci Dünya harbi döneminde Yunanistan ile Avrupalı abileri arasındaki ilişki gibi biraz. Birileri sizin için sizden daha hevesli görünüyor.

Obama “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” dedi. Kısacası şirinlikte sınır tanımadı. Zaten ufak tefek kara kuru bir şey. Sadece bu haliyle bile sempatik. Hiç gerek yoktu kopyacı kaleminden bu yüce cümleleri okumaya. Neden mi? Belki kendini sorumlu hissetmeyecektir ama işte cevaplar: Afganistan, Irak.

Barış dediğiniz nasıl mı getirilir? İşte Böyle: Kıbrıs Barış Harekatı.