Nis
27
    
Posted (serkan) in Yahoo, internet on Nisan-27-2009

Yahoo! GeoCities servisini kapattığını duyurmuş. Bu benim gibi pek çok kişiyi duygulandıracak boyutta. Yahoo! tarafından satın alındığı dönemde ilk kişisel web sayfası denemelerimi barıdnırdığım bir yerdi. Sonra zamana yenik düştü.

Yahoo! eğer GeoCities‘i hiç satın almamış olsaydı GeoCities 2001 krizinde çoktan gömülmüştü. Yahoo! tarafından satın alınması, her ne kadar o dönemki eski kullanıcıları bu durumu hoş karşılamadıysa da, beklenmedik bir anda batmaktan kurtulmak anlamına geliyordu GeoCities için.

Yahoo! almamış olmasına rağmen batmayacak kadar sermaye sahibi olduğunu, ya da halka açılma sonucunda bu kaynağı sağladığını farz edelim. Bu durumda GeoCities bu günlere gelindiğinde kapanmak zorunda kalır mıydı?

Yahoo! bünyesine dahil olup garantili yaşamına başlayan bir projenin yeni gelişen olaylara uyum sağlamak için nasıl motive olmasını bekleyebilirsiniz? Yahoo! içinde neler oldu ve GeoCities’i kim yönetti bilmiyorum. Ne kadar kaynak kullandığı konusunda bir fikrim yok ama GeoCities o zamandan bu zamana eğer kendi başına olduğunu düşünseydi Web 2.0 rüzgarını arkasına alabilir ve web sitesi sahiplerinin kendi kullanıcıları ile daha fazla etkileşime girmelerini sağlayacak araçlar sunabilirdi. Eğer böyle imkanlar sunmuş olsaydı bugün pek çok sosyal ağı ve wiki benzeri ortamı içerisinde barındıran bir tür üst servis olurdu.

Devler tarafından satın alınıp sönen pek çok girişim var. Şimdi ilk aklıma gelen Jaiku.

Geriye bakıp bunları söylemek çok kolay ama bugün Grou.ps ve Ning gibi girişimlerin yapmaya çalıştıkları da bu zaten. Muhtemelen Zuckerberg, Yahoo!’yu andığı her vakit GeoCities’i unuttuğu için içinden teşekkürler ediyordur.


 
Nis
25
    
Posted (serkan) in ben yaptım, biyoloji.org, biyoteknoloji on Nisan-25-2009

İki günlük ertelemenin ardından biraz daha insan içine çıkabilir hale geldi Biyoloji.org. Yanlız şuan geliştirme açısından çok erken dönemlerinden birinde. Zaten BETA diye etiketli farz etmek en doğrusu.

Bazı kısımlar görüntüleniyor ama açık değil. Bazı kısımlar var ki hiç ortaya çıkmadı. Ama şuan görünürde olan kısmın aslında planımda yazanların yirmide biri olduğunu söylemek gayet mümkün.

Bu sefer tasarımı ben yaptım. İE’den çektiğim kadar da hiç bir şeyden çekmedim.

Bir süre açıkda duran eksikleri kapatmak için kendime zaman tanıyıp geniş kitlelere duyurmayacağım. E-posta gruplarına haber bile yollamıyorum bir haftalığına. Çünkü şuan aslında çalışıyor olmasına rağmen template kısmı yazılmamış ya da kötü yazılmış çok büyük bir kısım var.

Kayıt olanların sadece tüm bunları göze alarak içeride vakit geçirmesini istiyorum bir hafta daha.

Bu arada 2.0 derken Web 2.0′ı kast etmiyorum. Elbette öyle olması güzel olurdu ama sadece eski projenin çöpe gittiğini temsil ediyor o 2.0.

Ek: Halen Türkçe olmayan kısımlar var. Bu yazılımın İngilizce geliştirilmesinin bir zorunluluk olmasından. Yerelleştirme konusu biraz gecikti. Bir haftaya halledebileceğimi umuyorum. Hatta aslında çok dilli bir yer olacak Biyoloji.org.


 
Nis
24
    
Posted (serkan) in biyoloji.org on Nisan-24-2009

Biyoloji.org‘u 23 Nisan 2009′da halka açık ilk beta ile erişime açmak istiyordum. Ayın 24′ü olalı dört saatten fazla oldu ve halen biraz daha kapalı tutmak için birkaç ciddi sebebim var. Açılışı iki gün erteliyorum. Bir aksilik olmazsa 25 Nisan 2009′da açılmış olacak. İlk sürümden elediğim birkaç özellik hariç fonksiyonlarda ve kararlılıklarında eksik kalmadı. Tamamen tasarım kaygılı bir erteleme.

Kendi kendime resmi bloğunun yazıları Microsoft yapımı gibi durmuş diyordum. Anlaşılan blogdaki yazılardan fazlası Microsoft’a benziyor. :)


 
Nis
20
    
Posted (serkan) in MySQL, Oracle, Sun on Nisan-20-2009

Az önce FriendFeed’de gördüm Oracle, Sun’ı satın almış. Gerçi 7.4 milyar $ bana biraz az geldi ama demek ki Sun benim kadar doyumsuz değilmiş. Ya da daha doğrusu ekonomik kriz küresel teknoloji alemini teğet falan geçmemiş. Yazık keşke sayın büyüğümü* başa getirselerdi. Vakti zamanında belliydi zaten. Borsadaki isimlerini JAVA diye değiştirip Java’nın gücünü arkalarına alabileceklerini düşünmüştü zamane şekilci patronları. Ama unuttukları önemli bir şey vardı. Java zaten kendi ürünleriydi. Yapmaları gereken eldeki gerçekten kaliteli ürünleri (Java, SPARC vs) işe yaradığı şekilde kullanmaktı.

Neyse olan olmuş. Zaten dışardan ahkam kesmek klavye kullanmak kadar kolay. Benim merak ettiğim şey MySQL‘in başına ne geleceği. MySQL’ın Sun’a satıldığı çok olmadı. Peki Sun bu hale geleceğini bilmiyor muydu? Bilmiyordu diyelim. Ya da biliyordu da çıkış kapısı ararken ancak bu yolu bulabildi.

MySQL bir veritabanı ürünü. Oracle’ın işi de bu zaten. Oracle açısından MySQL’ı almış olmak Sun’ı almış olmaktan daha önemli olmalı. Belki MySQL nispeten küçük ölçekli çözümler gerektiğinde değerlendiriliyor olabilir ama bu ikisinin rakip olmadığı anlamına gelmez. Hatta bu da pek MySQL’ın ciddi eksiklerinden falan kaynaklanmıyor. Sadece web sitesi yaparken kullanacaksınız diye bir şey yok. Gayet üst düzey bir teknoloji.

MySQL, Oracle bünyesinde işlemeye de devam eder. Geliştirilir de. Böylece web dünyasının en çok kullanılan sisteminin sahibi olur Oracle. Ama yarın bir gün şimdiki Oracle veritabanlarının gücünde bir MySQL var olamaz.

MySQL’i sadece** bloğumun veritabanı olarak kullanıyorum. Henüz hiç MySQL kullanan bir çalışma yapmadım. En sevdiğim PostgreSQL.

* sayın büyüğüm: Aslında bu sıfat biraz araklama oldu. Metin Uca‘nın “değerli büyüğüm” söyleyişini biraz değiştirdim. Ben “değerli” yerine “sayın” diyorum çünkü zaten kendileri sayın sözcüğüne çok özel bir anlam katmıştı. Eminim kendisini de nitelemekte kullanmak hoşnut edecektir.

** Sadece bloğumda kullanmıyormuşum. Şimdiye kadar bakımını üstlendiğim en büyük veritabanını nasıl unutmuşum anlamadım. Yedinumara.net’de MySQL kullanıyor.