Kas
30
    
Posted (serkan) in 3G, avea, sinir bozucu, Turkcell, Türkiye, Vodafone on Kasım-30-2008

3G ihalesi sonuçlanmış. CNN Türk’ün haberine göre:

Üçüncü Nesil Mobil Haberleşme Sistemi’nin (3G) kurulmasına ilişkin ihalede A tipi lisans için en yüksek teklifi 358 milyon euro ile Turkcell, B tipi lisans için en yüksek teklifi 250 milyon euro ile Vodafone, C tipi lisans için tek teklifi 214 milyon euro ile Avea verdi. (Kaynak: CNN Türk)

Demek oluyor ki yaz aylarında Türkiye’nin büyük bir kısmında 3G sinyalleri işliyor olacak. Peki bu bizim 2009 yazında taşınabilir cihazlarda hızlı internet kullanabilir olabileceğimiz anlamına gelecek mi?

Cevap hangi şirketi kullanırsanız kullanın “Hayır” olacak. Bu topraklara hiç bir teknoloji eskimeden girmez ve giren teknoloji de iyice eskimeden kullanılabilir olmaz. Bizim tüccarımız pahalı cihazlarla alt yapı kurmaya girişemez, girişmeye kalkanın da şevkini kırar. Kısacası pintidir pinti.

3G için altyapı cihazları geçen onca yılın ardından ucuzlamış durumda. Hatta zamanında sefaletten kurtarmaya gittiğimiz bir ülke çoktan 3G’nin ötesine geçtiği için oradan sökülenleri buraya getirip ikinci el fiyatına kurabilir, bununla masrafsızca övünebilirsiniz. Hatta buna rağmen yaptığınız yatırımı masraflı bir operasyon sayıp bir süre daha sanki 3G yokmuş gibi yaşamamızı sağlayabilirsiniz.

3G’nin pahalı olacağını tahmin ediyordum ama CNN Türk’ün haber metninde “3G ile veri indirme ücretlerinin mevcut GPRS tarifelerine göre daha ucuz olması bekleniyor.” diye yazınca umutsuzluğa kapıldım.

Muhabirin GSM profesyonellerinin fikrini yansıttığı düşünülürse ağlanacak halimiz var demektir. Eğer 3G dediğimiz alt yapı, bir yenilik olarak daha hızlı bağlantı sağlayacaksa hatta bu fark günlük tüketimi en azından 1-2MB düzeyinden 100-200MB düzeyine çıkaracaksa GPRS ile KB başına istenen fiyatın aynen 3G dönemine de yansıması kadar abes bir şey olabilir mi? Bir GSM profesyoneli buna sadece ihtimal veriyorsa, ben ona emanet ettiğim masum iletişim kaygılarımı bir kenara bırakayım daha iyi. Biraz olsun gözlerimizi açalım bakalım hangi teknolojik yenilik geldiğinde bir önceki neslin veri hızı, depolama kapasitesi veya birim başına fiyatı aynı kalmış!

Yenilik yapmak için önümüzde duran engel, kanunlar ya da yavaş işleyen bürokrasi değil. Yaptığı işi daha öğrenemeden karargahları ele geçirmiş iş bilmezlerdir.


 
Kas
29
    
Posted (serkan) in çevre, TEMA, Türkiye on Kasım-29-2008

Bugün öğleden sonra TEMA‘nın Trabzon’da yıllardır faaliyet gösteren topluluğunun toplantısına katıldım. İlk defa fırsatım oldu. Daha doğrusu dün o zamana kadar tanımadığım iki arkadaşım bölümün alt katında stant açıp, “TEMA’ya katılmak ister misiniz?” diye sordu ve basit bir form doldurmamla işlem tamamlandı.

Dürüst olmak gerekirse TEMA‘nın Trabzon’da bulunduğunu bile bilmiyordum. Hatta zamanında Kanuni Kampüsü’nde (yani burnumun dibinde) olduklarını ama halkla daha iç içe olmak için kent merkezine taşındıklarını duyunca iyice utandım.

Neyse olan olmuş dördüncü sınıfa gelene kadar o kadar gereksiz işle uğraşmışım buna fırsat olmamış, kalan zamanı değerlendirelim diyorum. Herkesi de TEMA‘ya katılmaya davet ediyorum.

Unutmayın siz olmadan bir eksiğiz!

Niyetimde etkin bir Genç TEMA üyesi olmak var. Ne kadar becerikli olacağımı şimdiden kestiremiyorum ama yaptığım hemen her etkinliği buraya taşıyacağım.


 
Kas
25
    
Posted (serkan) in finans, girişim, internet, Türkiye on Kasım-25-2008

Zamanında Webrazzi’de yazılmıştı. Geçenlerde posta kutumda da gördüm. Hatta şimdi yeni bir yazı var Webrazzi’de. PayPal Türkiye’ye geldi. Yerleşmesi biraz zaman alacak ama geldi işte.

Bu güne kadar internet üzerinden iş yapmaya çalışan ve bu arada da sanal ödeme sistemleri ile para transferine ihtiyaç duyan pek çok kimse oldu. Pek çok kişi aylarını bankaları ikna etmek için verdi. Pek çoğu başarılı olamadı. İlle de şirket olmak gerekti vs…

Şimdi ne olacak. Bir sanal POS sahibi olmanın artık Türkiye bankalarında bile çok kolay olacağı kesin. Ama anlamadığım tek şey ödeme sistemleri konusunda bu kadar ileri olan bir ülkenin neden kendi vatandaşına bu kadar çok işkence verdiği. Şimdi isterse vermesin. PayPal var, -şuan Türkiye’deki faaliyeti ne bilmiyorum ama- Google Checkout var.

Zamanında yalvarsak bile vermeyenler bu sefer benden al diye yalvaracaklar. Ama büyük fırsat kaçmıştır. Sanal ödeme alacak olsam Türkiye bankalarının yüzüne bakmam.


 
Kas
23
    
Posted (serkan) in sinema, Türkiye on Kasım-23-2008

Osmanlı Cumhuriyeti

İki haftada üç film izledim; Max Payle, James Bond ve Osmanlı Cumhuriyet. Hatta biraz daha öncesinde Testere V’e gittim ama hiç biri hakkında bir şeyler yazasım gelmedi. Hatta James Bond’a niye gittiğime anlam veremedim bile.

Osmanlı Cumhuriyeti beklediğim kadar iyi bir film çıktı. Gülmekten yerlere yattığım bir film değil ama yeterince eğlenceli. Bana zamanında bir tarih dersi sırasında Lale Devri’ni anlatan öğretmenimin “işte size bugün ki Türkiye” deyişi aklıma geldi. Bir arkadaş “olur mu canım” demiş ders boyunca da cevabını almıştı.

Osmanlı Cumhuriyeti ise biraz daha ense yaparsak neler olacağının göstergesi. Yani bir bakıma yarın ki Türkiye.

Bu arada sinemaya birlikte gittiğim arkadaş grupları sayesinde bir türlü Mustafa’yı izleme şansı bulamadım. Artık çıkınca DVD’sini alırım diyebiliyorum sadece.