Haz
10
    
Posted (serkan) in Kategorisiz on Haziran-10-2008

Elbette mantıklı bir tarafı vardır ama sonuçta ne anlama geldiğini ben bilmiyorum.

Az önce, hattımı iptal ettirmeme rağmen kapatıldığına dair belge göndermeyen Turkcell’i aradım ve istediğimi belirttim. Sağ olsun ilgili hanımefendi bir süre kendi kendine klavye tıkırdattıktan ve bu sırada iki dakikada bir akışımı oluşturduğunu bana hatırlattıktan sonra bir iki şey sorup görüşmemizi sonlandırdı. Aslında istediğime ulaştım belki ama akışımı oluşturmak da ne ki?

Tahmin etmesi zor değil. Tabi ki şirket içinde belli kırtasiye işlerini halledebilmek için pek çok süreç gerekiyor. Muhtemelen buna da kendi içlerinde akış diyorlar. Buraya kadar sorun yok. İsterlerse proses falan desinler umurumda değil ama bu şirket içi terimden bana ne? Aslında kafaya takmış olmamın sebebi durduk yerde bana “Akışınızı oluşturmamı ister misiniz?” diye bir soru sorulmuş olması yoksa laf arasında geçti de işim gücüm yok diye buna takılmış değilim.

Eğer hizmet verdiğiniz ülkenin her kesiminden insanlarla muhatap oluyorsanız şirket içi terimleri bir kenara bırakın ve sadece onları ilgilendiren kelimeler kullanın.


 
Haz
08
    
Posted (serkan) in mim, sinema on Haziran-8-2008

Bitki Fizyolojisi’nin belirgin bir sarhoşluk verdiği sırada, can sıkıntısından Technorati’ye uğradığımda, birkaç gün önce mimlendiğimin farkına varabilecek kadar zihnim yerindeymiş. Battı balık yan gider ya yoğunluk falan dinlemeyip bu cümleleri yazmaya başladım bile.

Daha önce duymadığım, okumadığım bir blog olan 60yedi.com tarafından mimlenmişim. İşte kanıtı… Konumuz Aklımıza Kazınmış Replikler

Aslında zihninde pek az şey tutabilen, sırf bu yüzden sistematik derslerine gıcık olan birine bunu sormak açıktan dalga geçmek gibidir ama bu seferlik affediyorum, hem herkes bilecek değil ya en sevdiğim yemeğin adını bile arada unuttuğumu.

Gelelim konuya. Aslında benim aklıma kazınmış bir replik falan yok ama duyduğumda çok etkilendiğim ve keşke hep yeterli olsa diye iç çekmeme sebep olmuş bir cümle hatırlamaktayım Ferhan Şensoy’ın ağzından. Halen hatırlıyor olma sebebim de filmi yaklaşık iki ay önce seyretmiş olmamdır muhtemelen.

Sen Ders filminde Saffet Hoca rolündeki üstat demiş ki: Siz öğrenmek için çalışın, dersi geçmek başa gelen bir şeydir. (ya da bunun gibiydi)

O an güzel bir cevap vermek istemiştim ama sinema dünyasının henüz seyirci ile etkileşimi kaldıracak teknolojik düzeye erişememiş olması beni bu arzuyu terk etmeye itti… Olsun, çok dert etmedim. Unuttum gitti.

Tabi mimlemeyi unutmayalım. Vakitleri varsa Altan ve Cihan‘a yollayalım.


 
Haz
07
    
Posted (serkan) in internet on Haziran-7-2008

Firefox 3 Haziran ortasında çıkıyor. Bu sefer daha iddialı bir reklam kampanyası başlatmışlar. İndirilme konusunda Guinness rekoru kıracaklarmış. Rekor için yeterli olur mu bilmiyorum ama tanıtım için iyi bir yöntem. Ben de Mac Dunyası‘ndan öğrendim.

Bu iş için hazırlanmış sayfada Pledge Now butonunu kullanarak kayıt olarak indirme partisinden zamanında haberdar olabilirsiniz.