Şub
20
    
Posted (serkan) in savaş, sinema, eğitim, Türkiye on Şubat-20-2008
İlk defa bir film ağlatabildi beni, hem de tüm ikinci yarı boyunca.

Ne yazık ki herkesin fırsatı olmuyor böylesi bir destan yazmaya. Hatta kimileri böyle bir fırsatı hak etmiyor bile. Bugün bu olayı ancak öğrenme fırsatı bulmuş bir Türk olarak en çok kendime öfke duyuyorum.


 
Şub
15
    
Posted (serkan) in Biyologlar Birliği Derneği, sinir bozucu on Şubat-15-2008
Epeyce kızan çıkacak ama yazmadan edemem.

Daha önce Biyologlar Birliği Derneği’nden bahsetmiştim. Hatta Cihan övdüğümü bile zannetmişti ama daha tanımadığım bir derneği ne diye öveyim ki?

Zaman geçti ve nihayet bir internet sitesine sahip oldular. Yeterince etkin bir e-posta grupları vardı ki artık internet sitesinin gerekli olduğunu düşünmekte haklılar.

Daha yeni kurulmuş hatta muhtemelen zaman darlığında yapılandırılmakta olan bir proje ile ilgili olarak içerik eksikliğini en ufak bir eleştiri konusu yapacak değilim. Bir yıldan önce de bu konuya girmeyi düşünmüyorum ama sitenin duyuruluş şekli biraz kafama takıldı.

Ön bilgi: Hosting sözcüğü internet sitelerini barındırmak için servis sağlayıcılardan alınan hizmeti ifade eder. (Bir biyoloğun bunu biliyor olmasını da bekleyemezsiniz.)

Geçen gün posta kutuma ilişmiş bir mektupta şöyle yazıyor:

SAYIN BİYOLOG ARKADAŞLAR. ARTIK SİZİN BİR İNERNET SİTENİZ DAHA VAR. LÜTFEN İNTERNET SİTESİNE ÜYE OLALIM. SİTE ÜYE SAYIMIZ 1000 OLURSA ÜCRETSİZ HOSTİNG ALMA ŞANSIMIZ OLACAK. BU KONUDA GERÇEKTEN DESTEĞİNİZE İHTİYACIMIZ VAR. GRUP ÜYESİ OLAN E-POSTA SAYISI ŞU ANDA BENİM KAYITLARIMA GÖRE 452, OYSA İNTERNET SİTE ÜYESİ ARKADAŞLARIMIZIN SAYISI 285. BU SAYININ SİZLERİN DESTEĞİYLE ARTACAĞINA EMİNİM.
Kaynak: Google Groups - BioBirDer

Şimdi düşünelim. Öyle bir dernek ki sadece var olmakla bile çok fazla iş yapmış sayılabilir. Yok olmak üzere olan bir diğer deneğe tepki olarak doğmuş. Bu haliyle biyologlar tarafından verilecek iyi bir şansı hak ediyor ancak bana öyle geliyor ki “sakın bize bir şans vermeyin” haykırışları içindeler. Peki neden?

Eğer bir meslek örgütü olmak istiyorsanız. Haklarını savunduğunuz insanların toplumdaki yerini yüceltmek için çalışmalısınız ve bunu her hareketinizde göstermelisiniz. Bunu yapmak istediğinizden şüphem yok ancak insanların algısına yanlış hükmediyorsunuz. Örgütünüze özgü bir kalite anlayışını benimsemek zorundasınız yoksa en fazla “ne iş olsa yaparım abi” tayfasının alkışını alırsınız. Biyologlar sandığınız kadar çaresiz değil. Ya da en azından ben öyle düşünüyorum.

1000 üyeye ulaştığınızda sponsor desteğine kavuşacak olduğunuz anlaşılıyor. Elbette güzel bir durum ama bunu söylemenin yolu asla yukarıdaki e-postada yaptığınız gibi olmamalıdır. Biraz dışarıdan bakın ve düşünün. Öyle bir meslek örgütü ki en fazla 100 lirayı bulabilecek bir internet altyapısını karşılamak ağır geliyor. Bunca biyologdan maddi destek bulmaktan yoksun mu? Gerektiğinde adliye koridorlarında benim için kaç kuruş harcayabilir? Kaldı ki, bildiğim kadarıyla, derneğin internet altyapısı için şuan ki haliyle bile hosting için tek kuruş harcamasına gerek yok, ne diye bu tür bir e-posta atılır ki?

Umursayan olursa bir tavsiye vermek istiyorum. İnternet sitenizde üye görmek istiyorsanız yapmanız gereken tek şey biyologların girip bakması için bir şeyler koymanız. O vakit siz gelmeyin deseniz bile gelecektirler. Üyelik zorunlu olmasa bile kendilerini göstermek isteyecektirler.


 
Şub
14
    
Posted (serkan) in sinir bozucu on Şubat-14-2008
İnsan oğlunun aç gözlülüğünü anlatabilecek daha güzel bir deyiş var mıdır acaba?

Kaç sefer böyle bir hata yaptım bilmiyorum. Hatta bir çırpıda birkaç tane hatırlamadığıma göre muhtemelen hiç büyük bir hatam olmadı veya hataya fırsat verecek bir pirinç ambarını gözüme kestiremedim. Oysa şu sıralar sevdiğim insanların böylesi bir girdaba hızla ilerlediklerini görüp üzülüyorum. Evet, insanın kendi egolarının önüne geçebilmesi öyle kolay iş değil. Yine de beklentilere bir sınır koymaya çalışmak şık bir hareket. Bunu beceremeyip çevrenizdekileri İsviçre çakısı yerine koyarsanız bir bakarsınız birer birer bırakıp gitmeye başlamışlar. Yazık olur size…

Her zaman olmuyor değil mi? En zeki, en çalışkan, en büyük, en değerli, en kolay, en yakın veya en etkileyiciEmacs değil ki bu kardeşim!

Hep istendiği gibi olsaydı işin eğlencesi kalır mıydı ki?


 
Şub
10
    
Posted (serkan) in python, hosting, django, internet on Şubat-10-2008
Daha önce yaparım dediğim bir şeyi ilk defa bu kadar erken başarıyorum. İşte WebFaction’da Django’yu en verimli şekilde kurma klavuzu.

WebFaction, Django için en uygun servis sağlayıcılardan biri. Panelden otomatik olarak uygulamanızı oluşturup hemen kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Ancak bu durumda proje ismi myproject oluyor ki bu çok gıcık bir durum. Hele hele elinizde daha önceden yazılmış ve doğal olarak ismi myproject olmayan bir kod varsa bir şekilde var sayılan proje ismini değiştirmek zorundasınız. Elinizdeki kodu değiştirmek çok zaman alıcı olacaktır.

Benim adımlarımı teker teker takip etmeden önce panelin nasıl kullanıldığına ilişkin WebFaction Screencast‘ını izlemek çok iyi bir fikir.

Aslında anlatacağımın bir benzerini WebFaction forumunda İngilizce olarak bulmak mümkün. Ben de burada Türkçe anlatmayı seçtim. Onun tıpkısının aynısı değil ama ben de oradan öğrendim.

Önce projemizi oluşturalım.

Domain / websites > Applications sayfasında arborea isminde bir uygulama oluşturalım. İsim olarak başka bir şey seçerseniz her adımda arborea sözcüğü yerine seçtiğiniz ismi kullanmayı unutmayın. App type olarak ben Django (0.96) with Python (2.5) seçtim.

Domain / websites > Domains kısmına girip kendimize yeni bir alan adı veya alt alan adı ekliyoruz. Benim yaptığım, eklenmiş alan adlarımdan birine alt alan adı ön eki eklemekten ibaret oldu.

Domain / websites > Websites sayfasında ise alan adımızı ve uygulamamızı birbirine bağlayacağız. Alan adları arasından gereken(ler)i seçip hemen alttaki App açılır menüsünden arborea uygulamasını seçili hale getiriyoruz. Eğer seçtiğimiz alan ad(lar)ının herhangi bir alt dizinine bağlamak istemiyorsak URL path kısmına sadece / koyuyoruz. Eğer bir alt dizine koyacaksak /altdizinismi gibi yazmak gerekecek.

Tercih ettiğiniz FTP istemcinizi açın ve /home/kullanıcıadınız/webapps/arborea dizinine bilgisayarınızda daha önce geliştirdiğiniz arborea ismindeki projenizi gönderin. Sonuç olarak sunucuda üç farklı dizin (apache2, myproject, arborea) bulunmalı. Eğer halihazırda üretilmiş bir projeniz yoksa şimdi üretin ve yollayın. myproject isimli dizini değiştirmeyin. Yoksa içindeki dosyalarda da değişiklik yapmanız gerekir. Tercih sizin.

Daha sonra GNU/Linux konsolu ile veya Windows’ta Putty gibi bir uygulama ile ssh üstünden sunucuya bağlanmanız gerekiyor.

ssh kullaniciadiniz@web24.webfaction.com (Burada web24 yerine sizin sunucunuzun ön eki gelmeli.)

cd webapps/arborea
ls

…komutları ile apache2, myproject ve arborea diye üç dizinle karşılaşacaksınız. Yani FTP ile yükleme yaptığımız yere ulaştık.

Şimdi istediğimiz bir metin editörü ile httpd.conf üzerinde değişiklik yapmamız gerek. Ben emacs‘i tercih ediyorum siz nano vs. de kullanabilirsiniz.

emacs apache2/conf/httpd.conf

…komutu ile açıp

SetEnv DJANGO_SETTINGS_MODULE myproject.settings

satırını

SetEnv DJANGO_SETTINGS_MODULE arborea.settings

şeklinde düzeltmemiz gerekiyor.

Emacs kullandığımıza göre Ctrl+X Ctrl+S tuşlarına sırayla basarak kaydediyoruz ve ardından Ctrl+X Ctrl+C ile çıkıyoruz. (Çıkış sırasında kaydetmek isteyip istemediğimi sormasını hiç sevmem. :p )

Sunucumuzu yeniden başlatmamız gerek. Bulunduğumuz dizini değiştirmeden

./apache2/bin/restart

…komutunu kullanmamız yeterli.

Teorik olarak yapılması gereken başka işlem kalmadı ancak bu durum hiç bir statik dosya sunmayacaksanız geçerli. İçerisinde en azından bir tane resim dosyası bulunmayan web uygulaması olmayacağını düşünürsek işimizin bittiğini söyleyemeyiz.

WebFaction artık herhangi bir uygulama sayısı sınırı koymadığından Domain / websites > Applications sayfasında üreteceğiniz bir symbolic link uygulaması ile istediğiniz bir dizini webe açın. Bu dizinde de .gif, .css gibi tüm statik dosyalarınzı saklayın. İster bir alt alan adınıza ister bir alt dizininize Domain / websites > Websites sayfası aracılılığı ile bağlayın. Django projenizin settings.py dosyasında da MEDIA_ROOT ve MEDIA_URL değişikliklerini yaptıktan sonra statik dosyaları sunamamanız için herhangi bir sebep kalmayacak.

Unutmayın admin paneliniz de benzer şekilde dosyalar sunmaya ihtiyaç duyar. contrib/admin/media dizininizi buraya taşıyıp settings.py’deki ADMIN_MEDIA_PREFIX ayarı ile oynamayı unutmayın. Tabi isterseniz admin sayfasının statik öğelerini hiç taşımadan ona özel bir sembolik link uygulaması dahi oluşturabilirsiniz. Seçim tamamıyla size kalmış.