Az önce bloğumdaki Bloglama.com reklamlarından ikisini geçici olarak kaldırmak zorunda kaldım. Sanırım reklam sunucusundaki kısa süreli bir bakım veya hata sebebiyle reklam yayını tıkanmış durumda. Hatta alternatif bir nesne yayına konmamış olduğundan bu bloglardaki reklam ve onun ardından yüklenen içerik görüntülenemiyor. Hata saatlerdir sürmesine ve bloğumu da benden habersiz kesintiye uğratmasına rağmen benim açımdan hoş görülebilir bir durum. Daha kısa süre önce bu sefer benim karşılaşamadığım bir zaman aralığında tüm Google servisleri benzer bir azizlik yapmıştı diye hatırlıyorum.
Pek çok merkezden hizmet alıyoruz. Hatta yeni nesil hibrit uygulamaları düşünürsek bizim hizmet aldığımız yerler bile başka sunucuların uyanık olmasına muhtaçlar. Oysa hiçbirimiz bir uygulamayı kullanmaya başladığı sırada elindeki servisin ya da o servisin ufacık bir parçasının kesintiye uğrama olasılığını önemsemiyor.
Aslında bu konuda diğer ülkelere nazaran daha şanslıyız. Çünkü:
- İnternet teknolojilerine uyum konusunda geri kalmış bir ülke olduğumuzdan çok fazla web hizmeti kullanmıyoruz ve herhangi bir kesinti nüfusun çevrimiçi %99′unun sadece sohbet zevkini baltalamış oluyor.
- Türk Telekom sağ olsun, servis sağlayıcılarımıza güvenmeme konusunda yıllarca yok olmayacak bir bağışıklık mekanizması geliştirmemizi sağladı. Artık belgelerimizi Google Dökümanlar‘ına katmadan önce Google’ın servis dışı kalma ihtimalini değerlendirmek yerine mesai saatleri dışında hatlarda problem çıkarsa her şeyin yarım kalma ihtimalini değerlendiriyoruz.
Hal böyle olunca daha garantici yaşamaya başlıyorsunuz. Örneğin bugün Google Chart API‘dan haberdar oldum. Belgenin içinde gezinirken “ah ne kadar da kolaymış bununla şunları şunları yaparım” diyordum derken bir yerlere bağımlı kalmanın ne kadar da acı verici olabileceği aklıma geldi. Oysa tembel yanım ısrarla bastırıyor: “İki uyduruk grafik için gnuplot öğrenecek değilsin ya!”
Alakasız not: Bu arada geçen gün haberdar olduğum üzere Beyn.org‘un 100. üyesi olduğumdan kavanozda maymun ruhu kazanmış bulunmaktayım. Barış Ünver‘e teşekkürü bir borç birim. Yıllar önce bir TRT radyosunda bilişimle ilgili bir programdan kazandığım Bilim Teknik sayısı ve Tübitak yayınlarından Alıç Ağacı ile Sohbetler kitabını halen saklıyorum. İkinci kez böylesi bir ödüle layık görülmek beni duygulandırdı. Mutluluktan ağlamak üzereyim!..

