Bugün okulun ilk günü olunca sınıfın yarısı gibi ben de bölümdeydim. Ders kaydı yaparken ya da programı duvara dayanmış şekilde yazarken hiç bir dersimin isminin İngilizce yazılmamış olduğu dikkatimi çekmedi. Tabi olay milletin konuştuğu tek konuya dönüşünce öğrenmekte gecikmedim. Sevindim.
Aslında İngilizce anlatılan derslerde daha avantajlı olduğum su götürmez bir gerçek. Sınavda sorular daha basit oluyor. Dersle olan ilginize bağlı olarak İngilizcenizi (gerekirse hocayı da bıktıracak kadar) konuşturup başkalarının umursamadığı dersten istediğiniz verimi alabiliyorsunuz. Eğer ilginizi çekmeyen bir konu varsa da “zaten İngilizce anlatıyor hiç bir şey anlamıyorum” diye suçu üstünüzden atabiliyorsunuz.
Ama tüm bunlara rağmen derslerin artık ana dilimde verilecek olması güzel. Evet (konuşma) ingilizcemi korumak eskisinden daha zor. Türkçe belge araştırmanın hobi sayıldığı bir bilim olan Biyoloji ile çalışırken tabi ki İngilizce makalleri okumaya mahkumsunuz. Açıkçası benden sonra gelen arkadaşların hallerine acıyorum. Tabi ana dil rahatlığı ile Biyoloji’ye hakim olmanın zevki bir başka olacak.
Peki derslerin Türkçe’ye dönmesine acaba sadece öğrenciler mi sevindi? Nasıl oldu da öğrencilerin istekleri hiç de mırın kırın edilmeden olduğu gibi gerçekleşti. Bana sanki daha çok öğretim elemanları istiyordu gibi geliyor. Evet akademik literatür takibinde kullanıkları metin bazlı İngilizcelerine laf yok. Bunun yanında gerektiğinde ilişki kurdukları ve vakit geçirdikleri yabancı laboratuvarlarda da İngilizce ile var olabiliyorlar ama kabul etmeliler ki İngilizce ders anlatmak -birkaçı hariç- hiçbirine göre değil. Bir de beceremediklerinden değil de doğru bulmadıklarından dolayı dersi Türkçe anlatıp İngilizce sınav yapanlar var ki o derslerden sırf kendileri yüzünden CC ile geçtiğimi belirtmek isterim. Hiç bir aklı başında öğrenci son haftasını kelime ezberlemek gibi bir saçmalık için harcamamalı.
