Benim biyografimi yazmaya yeltenenler hariç hiç kimsenin aşağıda yazdıklarımı okuyacak kadar boş vakti olamaz. RSS okutucunuza düştüyse umursamadan geçebilirsiniz. Yazının yarıdan sonrası son zamanlarda düşen yazı kalitem üstüne bir öz eleştiridir. O kısmı okumak isterseniz son üç paragrafa göz atabilirsiniz.
Bugün benim doğum günüm! Ama gerçek değil bu. Yalancı doğum günüm diyelim. Ya da bugün yaşayan Serkan’ın doğum günü. Yarın tüm gününü laboratuvarda tüplere gömülü geçirecek Serkan’ın değil. Aslında bugün, hatta şu saatler; Abaccuidae‘nin doğum günü. Bugün, o ailenin ilk ferdi Abaccus abaccus yediagustosus‘un bizim eve geldiği günün sekizinci yıl dönümü. Yaklaşık yedi aydır ise bu ailenin ikinci ferdi Abaccus abaccus abaccus ile vakit geçiriyorum, A. a. yediagustosus Gözde’ye terfi etti.
Sekiz yıl sonra geriye dönüp bakma vaktim çoktan gelmiş, geçiyor. Bu güne kadar doğru düzgün hiç yapmamışım. Haliyle epeyce zor. Tarafsız bir karşılaştırmayı harçlığımı yatırdığım ürünlerdeki değişime göz atarak yaparım diye düşündüm.
99′a kadar ki Serkan: Bilim Çocuk okuru çatlak Serkan.
07′de ise: beş yıllık PCnet takipçisi (son iki yıl hariç), bilimsel aşkını ancak yangından arta kalan küller kıvamında sıcak tutabilmiş son iki yıldır biraz olsun doğrulmak için kendini National Geographic ve Bilim Teknik gibi antrenörlerin eline bırakmış artık ne yazık ki kendini bile dehşete düşürecek düzeyde hep mantıklı bir şeyler yapma fikrinin kölesi olmuş Serkan.
Mükemmeliyetçilik denen ve bilgisayar teknolojilerine bulaşmamla yakalandığım bu hastalık aslında hiç ama hiç gerçek bir ürün çıkarmama fırsat tanımıyor. İşte en güzel örnek bugün karalara bürünen ve sanırım bir gün sezeryanla almak zorunda kalacağımız biyoloji.org.
Tekrar manyak fikirlerin peşine düşmek istiyorum. En iyi şekilde yapamazsam çok kötü olur diye düşünmeden atladığım işlerim olsun istiyorum. Bunu sekiz yıl sonra ilk defa gerçekten yapmak istiyorum.
Kendime gelebilmek için gerçek bir tatile ihtiyacım var. Aslında WordPress yayıncılarının tatile çıktıklarında bloglarında duyurmalarına pek gerek yok. Ne de olsa önceden yazdığınız yazıları istediğiniz tarihlerde yayınlanmak üzere ayarlayabilir, bir arkadaşınızdan da gelen yeni yorumları onaylamasını rica edebilirsiniz. Bu arada kafa dinlemenize eşilik eden güncel internet siteniz geri döndüğünüzde kaldığınız yerden devam etmeniz için hiç de köstek olmayacaktır.
Ama tatil sebebiniz kalitesi düşen yazılarınız ise bunu yapmamalısınız! Kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Bundan önceki son on yazıya şöyle bir bakın bakalım okuyucuya ne katmış? Hiç birine diğerlerinden daha az özenilmedi. Hepsi benden saatler yedi. Pek çoğu aklıma geldi gitti tekrar geldi ve bir şekilde burada duyurulmak üzere beni ikna etti ama bu testten geçebilmesine rağmen çok boş olmaktan kurtulamadı. Yadırgamıyorum her yazanın (yazar değil yazan) başına gelir. Okuyucuyu sıkmadan bir süreliğine çekilmeli. Kafa dinlemeli. Olmak istediğin Serkan’ı bu kısa sürede doğurmalı ve yıllardır aynı ağaca sırtını dayamış sünepe tipler gibi garantili hayatı sömürmemeli. Asıl “böyle gelmiş böyle gider” dediğimiz zaman istediğimiz gibi gitmiyor.
Bu yazıya veya diğer yazılarıma eklenecek yorumları yaklaşık yirmi gün sonra okuyacağımı tahmin ediyorum. Görüşmek üzere…