
Dün hiç beklemediğim kadar güzel geçen bir şölenle 1. Karadeniz Spor Oyunları başladı. Ne yazık ki günler öncesinde halkı korkutmaya yönelik terörist eylem söylentileri çıktıysa da belli ki Trabzonlu kanmamıştı.
Aslında bu yazıyı Hüseyin Avni Aker’e gelme zahmetinde bulunmamış bilumum kardeş, arkadaş hatta hoca kitlesine nispet olsun diye uzattıkça uzatabilirim ancak olmuş bitmiş bir olay için sizleri çok üzmek istemememden dolayı mümkün olduğunca kısa kesiyorum.
Giriş öncesinde x-ray cihazına takılmamak için yüksek itina göstermiş olmama rağmen üç kere öten cihaz sağ olsun yine en uzun aramalardan birini germemi sağladı. Nedendir bilinmez bu tür etkinliklerde hep en çok arananlar arasında olurum. Anlaşılan tipten kaybediyorum ki kimi zaman terörist muamelesi bile yapıyorlar.
Şuan televizyondan da izlediğim kadarı ile böyle etkinliklerin vazgeçilmezi Korhan Abay’ın insan üstü çabası sayesinde stadyuma gelemeyenler de en azından neyi kaçırdıkları konusunda fikir sahibi olabildiler.
Ama bu coşkulu günde Başbakan Recep T. Erdoğan’ın “bitse de gitsek” edası ile açılış konuşması okuması bana ilginç gelse de Trabzonlu olmadığına emin olduğum kişilerce seslendirilen tek hecelik bir protesto sözcüğünün yankılanması kötüydü. Sevsen de sevmesen de sonuçta o ülkemin başbakanı. Onca misafir içinde hoş durmaz.
Yine Trabzonlu olmadıklarına adım gibi emin olduğum bir kesim Ermeni sporcular için de benzer bir yaklaşım sergiledi. Allah’tan bu sefer fazla parazit yapmadılar. Ya da benim oturduğum maraton tribününden pek duyulmadı.
Karadeniz Spor Oyunları, Azerbaycan ve Ermenistan gibi iki savaşan ülkenin sporcularının ilk defa karşılaşmasına fırsat tanıyan bir barış etkinliğidir ve burada siyasetin adı bile olmaz.
Sporcu ve hakem yeminlerinden hemen sonra sahaya giren olimpiyat ateşi gösterinin en etkileyici kısmını başlattı. İşte bu olayı o an orada olmadan hissetmek hiç mümkün değildi. Havai fişek, lazer ve alevin birleşimi ancak bu kadar güzel sergilenebilirdi.
O gün ilk defa gördüğüm ve kırk yıl düşünsem aklıma getiremeyeceğim su üstüne lazer gösterisinin eşlik ettiği, Trabzon klasiği kolbastı artık yavaş yavaş bu dansı öğrenmem gerektiğini zihnime işlememi sağladı. Televizyondan izleyenlerin de kaçırmadığı ilk gösteri bu oldu nihayet.
Fazla söze gerek bırakmayan halk oyunları ve sema gösterisinin ardından tanıtımı yapılmadan birden gösterisine başlayan uçan akrobatların ilk önce tam olarak ne olduğunu bile anlayamadıysam da kısa sürede “ben de uçmak istiyoruuuum” tepkisini vermemi sağladılar. En güzelini de gösteri sırasında uçan bayrakların her birine aynı aklış ile tepki veren Trabzon halkı yaptı.
Bu noktaya kadar sürmüş TRT yayını, Sertab Erener konseri başlamadan bitirildi. Başlangıçta, etkinlik programına dahil konseri duyunca stadyumun Sertab için dolacağını böylece açılışın kapalı gişe seyredileceğini düşünmüştüm. Yanlışmışım. Tam tersi çıktı. Evet boş koltuk kalmadı ama konsere izleyicilerin yarısı bile kalmadı. Tabi saatin ilerlemiş olmasından da olabilir.
Açılış yapıldı ama iş burada bitmedi. Az sonra Rusya-Ukrayna basketbol maçı başlıyor. Gidip ne bulursam izlemeye kararlıyım. Kolay kolay gelmiyor böyle etkinlikler.
Unutmadan ekleyeyim 2. Karadeniz Spor Oyunları Romanya’da. Şimdiden biletimi almak istiyorum. :) Beraber gidelim mi?