Anlamlı bir RNA dizisi oluşturabilen (sentezleyebilen) DNA’daki nükleotid sırasıdır.
“Gen nedir?” sorusu bundan yaklaşık bir yıl kadar önce bir profesör tarafından doktora savunmasını yapmakta olan moleküler yüksek biyoloğa sorulmuş cevap ise savunmayı izleyen lisans öğrencileri tarafından bile pek tatminkar bulunamamıştır.
Gen’in ne olduğuna dair en kısa ve net tarif yukarıdaki cümleden ibarettir ancak internette yapacağınız kısa süreli bir araştırmada bile olası nükleotid sayısından alellere kadar pek çok gereksiz bilgi ile karşılaşırsınız.
Tanım yapılırken dile getirilen en büyük eksiklerden biri de şifre sözcüğünün kullanılmasıdır. Nice moleküler biyologlar saçmaladığımı düşünecekse bile her zaman dile getirdiğim bir gerçek vardır ki DNA’daki herhangi bir bölge (gen olsun olmasın fark etmez) şifre falan içermez. Tıpkı Mors alfabesi bir şifreleme olmadığı gibi Mors’un biraz gelişmiş bir versiyonu diyebileceğimiz nükleotite dayalı kodlama dili de hiç bir durumda şifreleme değildir. En güzel benzetme yine bilgisayar bilimindeki program kodları ile yapılabilir. Pek çok kişi ise dil sürçmesi ile şifre dediği halde kod sözcüğünü kastetmektedir.
