Kimlikleri belli oldu diye haberler geçip gidiyor. Geçmeye de devam edecek, hiç bitmeyecek. Birileri içinden “askerdir iş ne ki, ölecek tabi” diyor. Doğrudur şehit olanlar fil dişi kulelerdeki ofislerinde can veren masum Amerikalılar değiller.
Dilleri mi sürçmüş birilerinin? “Şehit ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Türkiye bizden PKK yetkililerini istiyor. PKK’nın burada büroları yoktur. Dağlarda bulunuyorlar. Orası çok güç bir yerdir. Kürt yetkililerin bunları yakalaması ve teslim etmesi bu bir rüyadır ve gerçekleşmeyecek. Türkiye büyük gücüne rağmen onları yakalayamıyorsa biz nasıl yakalayalım” demişler. Doğrudur ben de baş sağlığı diliyorum o iki lider bozuntusunun ailelerine gün gelecek ananız ağlayacak yazık olacak.
Bugün onlar ölmeyi nasıl becerdilerse bu ülkenin geri kalanları da ölmeyi o kadar güzel becerir gerektiğinde. Ama önemli olan bundan en iyi dersi çıkarmak. Alçak dostların hakkını verecek hazırlığı yapmak gerek.
Güney Doğu bölgesinde Türk askerini ve savunduğunu iddia ettiği vatandaşı öldüren asıl kişi belki PKK’dır. Ancak tek kişi o değildir. Bunu bugün öğrenmedik yıllardır biliyorduk. Daha ben doğmadan farkına varmıştık ama şimdi benim yaşımdaki gençleri gerçeğe inanmak istemediğimizden şehit veriyoruz.
Halen siyaseti ve küçük ekonomi oyunlarını sorun çözecek bir unsurmuş gibi farz ediyoruz. Evet ekonomi önemlidir, evet siyaset çok sorun çözer ancak elinde silahın yoksa ölümü en fazla geciktirirsin. Hiçbir sorun hemen ertesi gün çözülmeyecek. Buna da silahlı kuvvetlerin acizliği falan sebep olmayacak. Bugün bir sorunu çözmüş gibi olacaksak da yarın yine başımıza bitecekler ne zaman ki dünyanın en çok üreten ve en adil ulusu olacağız işte o zaman rahata ereceğiz. Belki bu bir ütopya ama bunun için çalışmak zorundayız ki bir şeyler iyiye gitsin.
