Üç gün önce (1 Eylül’de) Tayfun arayıp eski okuluma çağırınca apar topar gittim. Daha ne olduğu konusunda fikrim bile yoktu. Meğerse bizim okulun her yıl yaptığı etkinlikmiş. Bir çeşit mezunlar buluşması. Aslında internet sitesini Altan sayesinde epey önceden öğrenmiştim hatta arada onun bloğundaki link sayesinde göz atma fırsatım oluyordu ama pek de böyle şeylere katılmayı sevmeyen biri olarak yeltenmiyordum.
Gidince liseden mezun olalı dört yıl olduğunu neredeyse yeni fark ettim. Bu arada bu dört yıllık süre zarfında yolumun üstünde olan lisemin bulunduğu caddeye bile uğramadığımı anladım.
Lise hayatımla ilgili çok fazla eğenceli anı hatırlamıyorum ama bu buluşma yeterince eğlenceliydi. Tayfun’dan başka Murat, Neşe ve Ahmet’le karşlaşmak güzeldi. Hatta o kadar güzeldi ki Neşe ile Ahmet erkenden dolmuşa atlayıp gitseler de Murat ve Tayfun’u eve kadar yürümeye ikna edebildim. Yol boyunca neredeyse tek konumuz okuduğu bölümü bırakıp polis akademisine başlayan Murat’ın sebebini anlayamadığımız bu seçimiydi.
Eğer yaz mevsimini yeterince uzun kabul edersek aynı lisede okumuş olduğum ama ancak üniversiteye gelince tanışma fırsatı bulduğum Nalan ve Cihan‘ı da uzun süre sonra yeniden gördüm diyebilirim.
