Eyl
01
    
Posted (serkan) in serkan, sinir bozucu, Türkiye on Eylül-1-2007

Son günlerde yakın çevrem tarafından bir konuyu iyice kafama kazınmaya çalışılıyor. Ben de bir yandan böyle kafayı yerken yandaş toplamaya sıra gelmiştir diye düşündüm. Bana benimsetmeyi başardıkları tam olarak şudur: Sayılar ne kadar büyükseler o kadar iyidirler.

Barış demiş ki: Doğum Kontrolünü Anladık Galiba

Yazısında daha refah yaşamak için daha az olmamız gerektiğinden bahsetmiş. Sanayici değil bilgici bir çağın çocuğu olmalıyız falan filan. Gecenin bu yarısında ancak bu kadar anladım galiba. En iyisi oradan okumak.

Şimdi bunca yıl yaşamış ve artık yaşı kemale ermiş diyeceğimiz bir sürü kimse var bu dünyada. Hepsi de çok güzel konuşuyorlar hatta “ihtiyaçlar, istekler, arzular” gibi neredeyse hepsi aynı anlama gelecek kelimeleri aynı cümlenin içinde defalarca kullanıp daha büyük etkiler uyandırmak istercesine nutk eyliyorlar. Ağaran saçlar insan oğlunu daha çok ruha döndürür derler ama anlaşılan bu sözü söyleyen ruh ile nefsi birbirinden ayırt edemiyormuş. Neyse biz konumuza dönelim.

Bugün doğmuşsan, yüzyıllardır geçerli kalmışı başkaları tarafından defalarca denenmişi, şimdi de sen denemelisin. (Bir çeşit sonradan dünyaya gelmiş olmanın keyfini çıkarma anlayışı. Bana kalırsa küçük kardeş kıskançlığından farksız.) “Sen kim oluyorsun da çağ bilgi çağı eski meslekler yarın yok diyorsun” diyorlar. Aslında haksız sayılmazlar galiba. Yaratılışından gelen serbestliğiyle çıpasız döviz kuru rejimine benzetilmiş okul puanlarının yarını işaret ettiğini söylüyorlar ya işte orada damarıma basıyorlar. Söyleyecek söz bulamıyorum. Yüzyılların birikimine inanmışlar. Hatalı bir kısım varsa bile sana denk gelmez diyorlar. Biri bir şeye inanmışsa aksini söyleyerek asla caydıramazsınız ki!

Aslında ne de güzel söylüyorlar. Diyelim daha akıllı ama daha az insan var. Bunların hepsi Nikola Tesla olsa ne yazar, yeterince zengin ölmeyi beceremedikten sonra.

Bilim, araştırma geliştirme ya da her ne diyorsanız. Bunlar boş işler. Bir bilim adamının bir işi %10 daha verimli yapmanın yolunu bulabiliyorsa ihtiyaç duyduğunuz o adam değildir. Şöyle en pazılısından 10 sıradan adam yeter. İşi yüzde bin daha verimli yaparsınız. Hem hayali bir yatırım yapıp eşe dosta madara olmanın ezikliğini de çekmezsiniz. Garantili yaşarsınız. Zaten bizim mucitler de çoktan çözmüş işi; artık televizyonlara biraz daha çok enerji üreten aletlerle değil sonsuz enerji üreten zümrüdüankalarla çıkıyorlar.

Geçen gün içlerinden en aklı selim olana rastladım. Bana öyle okkalı bir öğüt verdi ki -nasıl derler- şaşkınlıktan ağzım açık kaldı. Eğer rahat yaşamak ve en garantili yoldan iş bulmak istiyorsam hastane biyoloğu olmalıymışım. Pes yani benim nasıl da aklıma gelmedi. Düşünsenize sadece Trabzon gibi küçücük bir yerde 8 büyük hastane var.

8 hastanenin 8′i de en fazla 1 ya da bilemedin 2 biyoloğa iş verir. Ama sadece bizim bölümden ise en az 50 biyolog ekmek yiyor ama ben yine de hastane biyoloğu olmalıyım. Komik değil mi? :) Ama bakın işte bu noktadan sonra o amcanın mantığı gerçekten çok işe yarıyor. Siyaset falan derken popülüzm midir ondan yapacağım diye her ilde bir üniversite kurmaya kalkmışlar. 50×80 gibi bir değeri düşünün artık.

Ne olur biri bana anlatsın nedir bu sayılardan alıp veremediğiniz. Şahsen hiç haz etmem kendilerinden.


Post a comment

Name: 
Email: 
URL: 
Comments: