Comments:
altan on Mayıs 8th, 2007 at 7:12 am #
Kim bilir..
Baharın başında yaşanan bi güzellik, insana epeydir uyuduğunu, yeni yeni uyandığını, hayatın yeni başlayacağını hissettirebilir..
Peki ya aynı dönemlere isabet eden bir çöküntü, yıkım?..
Gel de yaz uykusuna yatma o zaman..
Hatta yıkımın büyüklüğüne göre yaz-kış uykusu kombinasyonu bile kurulabilir..
serkan on Mayıs 8th, 2007 at 7:25 am #
Bakın Vikipedi ne diyor Yaz uykusuna yatan bazı hayvan türleri başlığı altında:
Ağustos günlerinde, dallar ve yapraklar altında kendilerini kamufle etmiş, kaskatı kesilerek toprağa yapışmış kurbağalara rastlamak mümkündür. Kendilerini kurumuş bataklıklara canlı canlı gömenler de vardır. Bataklık kazıldığında bunlara rastlamak mümkündür. Böyle bir kurbağa alınıp bir akvaryuma bırakıldığında kısa bir zaman içinde tekrar canlanıp yüzmeye başlar. Ancak yüzüşü, bahar aylarındaki gibi enerjik değildir. Hiç ses çıkarmadan yavaş yavaş yüzer. Hatta arka bacakları çimdiklense bile vıraklamaz.
Oysa ki kurbağalar sadece kışı uykuda geçirmezler mi? Nereden çıkar yaz uykusu… İşte kurbağa için kuru bir bataklık kimi zaman bizim için genzi yakan kuru bir nefes sayılır. Ne güzel demiş Altan:
Gel de yaz uykusuna yatma o zaman..
cihan on Mayıs 9th, 2007 at 8:17 am #
Bence insanın yeniden doğduğu an kendini birşeyler keşfetmeye hazır gördüğü andır. yaz yada kış kişisine hatta kişinin ruh haline göre değişir. Güzel bir günde ders çalışmak yada derse girmek bazen ölüm gibi gelebilse de bazen de böyle günlerde biz kendimizi birşeylerle uğraşmaya bırakırız. mesela en basitinden bir kod yazmak için saatlerce uğraştığın olmuyor mu? o anda dışardaki havanın yağmurlu yada güneşli olması seni ne kadar ilgilendiriyor ki?
bahar insanlar için hem yeniden uyanma hemde dinlenme dönemidir eğer bunlardan birini fazla yaparsan yani çok uyanıksan yorulursun çok uyursan uyandığında kendini başkası olarak görürsün.
Bence tüm mesele bu, hayatta oran-orantı hesabını yapabilmek…
Saygılar.