Türkçe’si: Tanımlanamaya Uçan Nesneler
İngilizce’si: Unidentified Flying Object
Olağanüstü Öylüler serisine devam ediyorum. Bu seferki konu UFO. Yine National Geographic Altın Belgeseller Seti’nden bir bölüm.
Belgeseli izlemeden önce UFO konusunda en abartılı üne sahip ülkenin Amerika olduğunu biliyordum. Bu konudaki fikrimi destekleyen kaçırılma hikayelerini görünce şaşırmadım ama Meksika’nın da aslında hiç hafife alınamayacak nir üne sahip olduğunu öğrendim. Meğer ülkede UFO kurultayı gibi şeyler bile varmış. Ama şaşırtıcı şekilde Amerikalıların aksine hiç kimse kaçırıldığını düşünmüyor. İlginç.
Benim çıkardığım temel sonuç; (her ne kadar belgeselin anlatmak istediğinden tamamen uzak osla da…) Kuzey Amerika vatandaşlarının bin yılların getirdiği bir korku kültürüne sahip olmadıklarıdır. Zaten anlaşılacağı üzere UFO denen şey aslında uyku felci geçiren insanların uzaylılar tarafından kaçırıldıklarını sanmalarından ibaret. Aslında Hollywood’un marifeti ile dünya dışı zeki yaratıkların varlığınan inanmış ya da inanmak istemiş kitlelerin çok sıradan bir hastalık olan uyku felci geçirdiklerinde uzaylılar tarafındna kaçırıldıklarını hissetmelerinden ibaret.
Bu kimseler eğer Asya’da yaşamış olsalardı doğdukları ve büyüdükleri kültüre bağlı olarak karabasandan tutun da tek gözlü cüce sanısına kadar pek çok fikre kapılabilirlerdi. Kültürel olarak nesilden nesile aktarılan bir korku kültürünün Amerika’da bu yüz yıla kadar oluşmamış ya da taşınmamış oluşu UFOlar tarafından kaçırılma hikayelerinin temelini oluşturuyor. Gerçi UFO konusunu artık yeterince kültürel bir boyut aldığını düşünürsek Amerikan dostlarımız da bu açığı kapatmış durumdalar diyebiliriz.
