Ağu
17
    
Posted (serkan) in belgesel, National Geographic on Ağustos-17-2009

Türkçe’si: Tanımlanamaya Uçan Nesneler
İngilizce’si: Unidentified Flying Object

Olağanüstü Öylüler serisine devam ediyorum. Bu seferki konu UFO. Yine National Geographic Altın Belgeseller Seti’nden bir bölüm.

Belgeseli izlemeden önce UFO konusunda en abartılı üne sahip ülkenin Amerika olduğunu biliyordum. Bu konudaki fikrimi destekleyen kaçırılma hikayelerini görünce şaşırmadım ama Meksika’nın da aslında hiç hafife alınamayacak nir üne sahip olduğunu öğrendim. Meğer ülkede UFO kurultayı gibi şeyler bile varmış. Ama şaşırtıcı şekilde Amerikalıların aksine hiç kimse kaçırıldığını düşünmüyor. İlginç.

Benim çıkardığım temel sonuç; (her ne kadar belgeselin anlatmak istediğinden tamamen uzak osla da…) Kuzey Amerika vatandaşlarının bin yılların getirdiği bir korku kültürüne sahip olmadıklarıdır. Zaten anlaşılacağı üzere UFO denen şey aslında uyku felci geçiren insanların uzaylılar tarafından kaçırıldıklarını sanmalarından ibaret. Aslında Hollywood’un marifeti ile dünya dışı zeki yaratıkların varlığınan inanmış ya da inanmak istemiş kitlelerin çok sıradan bir hastalık olan uyku felci geçirdiklerinde uzaylılar tarafındna kaçırıldıklarını hissetmelerinden ibaret.

Bu kimseler eğer Asya’da yaşamış olsalardı doğdukları ve büyüdükleri kültüre bağlı olarak karabasandan tutun da tek gözlü cüce sanısına kadar pek çok fikre kapılabilirlerdi. Kültürel olarak nesilden nesile aktarılan bir korku kültürünün Amerika’da bu yüz yıla kadar oluşmamış ya da taşınmamış oluşu UFOlar tarafından kaçırılma hikayelerinin temelini oluşturuyor. Gerçi UFO konusunu artık yeterince kültürel bir boyut aldığını düşünürsek Amerikan dostlarımız da bu açığı kapatmış durumdalar diyebiliriz.


Comments:
Erman Haskan on Ağustos 17th, 2009 at 10:34 pm #

Sonsuz büyüklükteki bu evrende bir hiç kadar ufak olduğumuzu düşünerek rahat rahat uzaylılar vardır diyebilirim. UFO’lar yani tanımlanamayan uçan nesneler de tabiki var. Ama UFO’lar uzaylı mıdır bilemiyorum.

serkan on Ağustos 18th, 2009 at 2:57 am #

Evet olasılıklara diyecek yok ama sadece var olma olasılıklarının bulunması var olmalarının kanıtı olmaz bence.

Ama şöyle bir fikrim var. Uzaylı tanımını bunun biraz dışında tutma taraftarıyım. Çünkü iki farklı önemsediğim görüşe göre biz uzaylıyız. Şöyle: Uzay yerden 100km yukarısını ifade ediyor. Bu açıdan uyduların hepsi uzayda. Uzaydalar ve bizim tarafımızdan yapıldılar. Düzenli olarak kullanıyoruz hatta uzayda açtığımız üslerde değişik amaçlarla ikamet ediyoruz o zaman biz uzaylıyız. Uzaylı olmak için uzayda doğmaya gerek yoktur diye tahmin ediyorum zira kendi gezegenlerinden kakıp gelecek olan yabancılar için de bu geçerli olacak.

Bunun yanında diğer görüşü benden başka ciddiye alan görmedim hatta ilkokul öğretmenimin ben bir 3. sınıf öğrencisiyken duyduğunda epeyce gülmüştü bu fikre ama halen arkasındayım. O da şöyle: Biz dünyalıyız ve dünya da uzayda. O halde uzayda birilerinin olup olmadığı merak etmek kadar saçma bir şey olamaz. Eğer biz varsak, uzayda birileri var demektir.

Asıl konumuz UFOlardı. Yukarda bahsettiğim UFO hikayelerinde UFOların varlığına kesinlikle ihtimal vermiyorum veya şöyle söylemeli; UFOlarla temasa geçmiş kimselerin gerçekten UFO gördüklerine ihtimal vermiyorum. Varsalar bile henüz müşerref olamadık ne yazık ki. :)

Bu Evrende Yalnizmiyiz on Ağustos 18th, 2009 at 4:03 pm #
Post a comment

Name: 
Email: 
URL: 
Comments: