Reklamın konuşturanı iyidir. Yeni nesil reklamlarda markayı söylemeden gerçek olmayan hikayeleri gerçekmiş gibi göstereren yöntemler kullanılmaya başlandı. Bu tip reklamlarda marka pek konuşulmasa da reklam konuşuluyor. Ama genelde tercih edilen reklamın değil markanın konuşulması. Tabi burada başka bir yol seçilmiş. Reklamı konuşsunlar onu izlemeye gelsinler ve gelişmeleri takip etmek için GittiGidiyor’a (markaya) uğrasınlar ki bu süreçte yüzbinlerce dakikalık ücretsiz tanıtım yayınlayalım.
Facebook’ta izlediğim ve YouTube üzerinde de bulabileceğiniz Mert – Fulya aşkının sonunu anlatan harika viral reklam bu güne kadar izlediğim en iyi fiyat / performans değerini sağlamış reklamdır diye tahmin ediyorum. Açıkçası ilk önce GittiGidiyor reklamı olduğunu anlamadım ve ilk fikrim bir reklam şirketinin kendi reklamı olsun diye harika bir viral reklam hazırladığı yönündeydi. Ama tabi bu reklamın değerini düşürmüyor. Hatta ortada reklam olmadığına dair o kadar inandırıcı kanıtlar var ki GittiGidiyor’u hiç kullanmıyor olsanız bile acaba kızın satışa çıkardıkları kaçtan gitmiş diye merak edip bu bilginin peşine düşmeniz bile etkili bir şekilde arkada saklanan marka ile muhattap olmanız anlamına geliyor.
Tüm web 2.0 markalarına böyle harika fikirler ve en azından böylesi reklamlar çekebilecek kadar reklam bütçeleri diliyorum. Ayrıca GittiGidiyor reklamını hazırlayanları da kutluyorum.
