Haz
28
    
Posted (serkan) in Etkinlik, KTÜ, Trabzon, biyoloji kongresi, biyoteknoloji, eğitim on Haziran-28-2008

Çok uzun yazmamak adına birkaç parçaya bölüp yayınlamaya karar verdim. Bu ve bundan sonraki birkaç yazım KTÜ’de düzenlenmiş Ulusal Biyoloji Kongresi ile ilgili olacak.

Ulusal Biyoloji Kongresi bu sefer de önceki senelerden daha kalabalık ve nitelikli olarak gerçekleşti. Artık herkes giderek özelleşmesi gerektiğini ve Botanik, Zooloji gibi alt dallarda ayrı kongrelere bölünmesi gerektiğini anladı diyebilirim. Ama tahminimce en az iki Biyoloji Kongresi daha bu şekilde devam edecektir. Bir değişikliğin olmasından umutluyum. Yoksa birbirine çakışan oturumlar ve endüstrinin umursamadığı bir etkinlik sadece yeni yetme akademisyenlerin puan kapma yarışına alet olmaktan öteye gidemeyecek.

Çakışmalar yüzünden izleyemediğim bir sürü sunumu unutmadan söylemem gerekir ki kongreye kesinlikle damga vurup yeterli ilgiyi toplamış iki sunum var. Bunlardan birinin bir hematolog diğerinin de biyofizikçi tarafından sunulmuş olması düşündürücü. Evet artık çok şükür melez alanlar ciddi miktarda yer işgal ediyor ama açılışta tek bir biyoloji kökenli kimse bile konuşma fırsatı nasıl bulamaz? Tabi burada kızdığım programın böyle hazırlanması değil. Dal milliyetçiliği yapmadan meslektaşlarımı iğnelemek istiyorum. Sunacak kimse vardır da onlar mı sundurmadı sanki?

Katılımcıların tamamına yakınının akademik kökenli olduğunu ya da akademik yaşantıya başlamak üzere olan lisans öğrencilerinden oluştuğunu gördüm. Kamuda çalışan birkaç biyolog ve öğretmenle karşılaşmak güzel ancak sadece üç-beş kişiden mi ibaret kalmalı? Şehrimdeki biyoloji öğretmenlerimi aradım. Okuttukları kitapların yazarlarını ayaklarına kadar gelmişken görmeden geçmeleri ne kadar üzücü! Acaba okul bitti hasbelkader bir yerlere de atandılar diye ayaklarına kadar gelmiş bilimsel yeniliklere sırt çevirme hakları var mı? Ya da böylesi bir davranıştaki kimselerin neden biyoloji öğretmenleri atanmıyorlar, neden az maaş alıyorlar diye ağlamaya hakları var mı? En azından Trabzon’un hiç yoksa kendi mezun olduğum anadolu lisemin öğretmenlerini bekledim. Oysa şimdi kongreden haberdar oldukları konusunda şüphelerim var.

Kongre bitti ama yazacaklarım tabi ki bitmedi. Gördüğüm, not aldığım, kimi zaman üzüldüğüm bir sürü şeyi buraya taşıyacağım ama söylemeden geçemem; bir aksilik çıkmazsa 20. Ulusal Biyoloji Kongresi’nde Denizli’de yani Pamukkale Üniversitesi’nde görüşmek dileğiyle.


Comments:
cihan on Haziran 28th, 2008 at 1:05 pm #

güzel bir kongre olduğunu düşünüyorum. şüphesiz eleştiriler olacaktır. zaten eleştiri olmaması normal olmaz kimse herşeyi mükemmel yapamaz. ayağımıza kadar gelmiş bu fırsatı iyi değerlendirdiğimizi düşünüyorum. muhtemelen ben yeni mezun olacağım için 20. kongrede sunumum olamaz ama yinede orada olacağım görüşmek dileğiyle:)

Post a comment
Name: 
Email: 
URL: 
Comments: