May
24
    
Posted (serkan) in Etkinlik, tiyatro on Mayıs-24-2008

Tevfik Serdar Anadolu Lisesi’nin 2008 yılında sahnelediği amatör tiyatro oyunu.

Gözde’de oynadığı için izleme fırsatı bulduğum, hatta uğruna sinemaya gitmekten vazgeçtiğim ve beni pişman etmemiş bir oyun. Gözde’nin ifadesiyle tiyatro izleyicisi için değil de daha çok aileler için hazırlanmış gibiydi. Gereğinden fazla kalabalıktı. Benzer bir sürü etkinlikde bulunduğumdan biliyorum, bu gibi durumlarda bir kelimecik de olsa rol almak önemlidir. Hele hele bu sizin için ilkse.

Yanlız her ne olursa olsun yazardan mı kaynaklanır yönetmenin mi seçimidir bilmem ama anlatıcıların sırayla konuşan çiftler şekilde sunulması gözlerimin pinpon topu muamelesi görüp bir o yana bir bu yana sıçramasına sebep oldu.

Ama bunlar oyun güzel olmamış demeye yeter kusurlar değil. Geçen sene ki Şiir’e Gazel’e oyunlarında yaptıkları gibi seyirciye sırtını dönen dakikalarca bekleyen kimse olmadığı gibi sanki oyuncu arkadaşlar bu konuya özellikle çalışılmışlar gibi dikkat gösterdiler.

Keşke Yunus Emre daha iyi oynansaydı. Onu canlandıran arkadaşın geçtiğimiz yıl en beğendiğim ilk üç içinde olması ise ayrı bir şaşkınlık konusu. Tabi ben sahnedekilerden kardeşim hariç hiç birini ismen ya da cismen tanımıyorum. Evde oyun üstüne konuştukça Gözde sayesinde geçen yıl da kimin ne oynadığını hatırlayıp karşılaştırma yapabiliyorum.

Olmasaydı eksik kalırdı!

Aslında oyunda bir yıldız yoktu ama selamlamaya tek başına çıkmasını beklediğim, isminin Zeynep olduğunu öğrendiğim, biri vardı. Şimdiye kadar iki farklı oyunda görebildim, ikisinde de en iyiydi. Umarım sadece amatör sahnelerde seyretmek zorunda kalmayız.

Kültür nedir?

Ana tema kültür. Ama biraz abartılmamış mı? Televizyon ekranının başına kitlenmiş, aptal muamelesi gören ve oyunda eleştiri konusu yapılan kitlenin zihnine bir şeyler sokmak istercesine defalarca tekrarlandı kültür kavramı. Merak etmeyin siz, onlar gene anlamadılar. Eve gelip yine “Aç mısın? Tok musun?” seyretmeye başladılar bile.

Anlamadığım bir şey var?

Selamlamanın en sonunda çıkan ve o sahne için biraz fazlaca yaşlı kalan kimseler kimlerdi? Siz en son kim selamlar bilir misiniz?

Kendi yazdığım yazının sonuna açıklama yazmak ve bu şekilde ifade beceriksizliğimi ört pas etmeye çalışmak adetim değildir ama burada daha bir lise öğrenciyken okuldan, dershaneden arta kalan vakitte gezip eğlenmek yerine sanat üretmeyi tercih etmiş kimselerin emeğini eleştirdiğim sırada yaptıklarını takdir etmediğimi düşünmelerini istemem.

Kimse aklından çıkarmasın. Sahnedeki en kötü olmak için bile önce sahneye çıkmak gerekir. Koltuktan konuşmak ise her zaman kolaydır. Eleştirilmemek için hiç bir şey yapmamak gerekir.


Comments:
aRda on Mayıs 27th, 2008 at 12:25 am #

öncelikle merhaba,
serkan.gen.tr ‘ye ilk yorumum..
yazının ilgilendiğim tarafı hakkında bir kaç şey söylemek istiyorum;biraz sitemkâr.
kültüre değinmişsin serkancım.daha doğrusu tiyatroda değinilmiş,sen de biraz abartılı bulmuşsun..
nekadar abartıldı bilemiyorum ancak abartılması elzem bir mevzu değil mi şu kültür yozlaşması? korkutmuyor mu seni de şu ortada dönen saçmalıklar.karma ekonomiden liberal ekonomiye geçişle kapıların emperyalist odaklara sonuna kadar açılması ve ülkenin şah damarı olan kültüre vurulan neşter acıtmıyor mu seni de? sonuç olarak gelir dağılımının yarattığı uçurum değil mi şu kültür sorunsalı? ve onun torunları pipican lar? özel TV ler,medya organları,holdingler,televoleler,mankenler,popçular,topçular,topitopçular…hepsinden,ama hepsinden; tiksin, tiksin, tiksinmekteyim…
bu konuyu her aşamada daha güçlü bir şekilde vurgulamalıyız fikrimce; zira, hal böyleyken umarsızlık gibi bir lüksümüz yok diye düşünüyorum.yoksa birileri yine çıkıp, ‘biz buna halk arasında “kraym” diyoruz’ deyebilir.neden olmasın ;)

Post a comment
Name: 
Email: 
URL: 
Comments: