Mar
07
    
Posted (serkan) in Biyologlar Birliği Derneği, internet, reklam, sinir bozucu on Mart-7-2008

Üç gün önce tüm üyelere olduğu gibi bana da Biyologlar Birliği Derneği‘nin posta listesi aracılığı ile grubun kayıtları arasında da görebileceğiniz yeni bir e-posta ulaştı.

E-posta’dan kısa bir alıntı:

…SİZERDEN ŞU DESTEĞİ RİCA EDİYORUM. SİTEMİZİ SIK SIK ZİYARET EDİN ÇEVRENİZDEKİ ARKADAŞLARINIZA HABER VERİN, ONLARI SİTEYE ÜYE YAPIN. SİTE İÇİNDEKİ GOOGLE REKLAMLARINA TIKLAYIN VE REKLAM VEREN ADRESLERE BİR KEZ TIKLAYIN… (Kaynak – Google Gruplar – Biyologlar Birliği Derneği)

Bu yazıdan ve e-postanın ilerileyen kısımlarından da anlaşılacağı gibi Google AdSense reklam ağına dahil olmuşlar. Bu sıradan bir gelişme tabi sitelerin ayıp olur diye reklam almamalarını saçma buluyorum. Doğru bir karar ama anlaşılan reklam ağına dahil olduklarında imzaladıkları anlaşmayı iyi okumamışlar ki ziyaretçilerine “reklamlarımıza tıklayın” diyebiliyorlar!

Aynı e-postanın devamından başka bir alıntı:

GOOGLE İLE REKLAM ANLAŞMASI YAPTIK. SİTEDEKİ GOOGLE REKLAMLARINA HER TIKLAMA DERNEĞİMİZE 1 CENT KAZANDIRIYOR. (Kaynak – Google Gruplar – Biyologlar Birliği Derneği)

Dahil olunan reklam ağı hakkında yeterli bilgi sahibi olunmadığı açıkça ortada. Çünkü Google hiç bir AdSense yayıncısına tıklama başına net bir değer vermez. Ödenecek bedel reklam veren tarafından belirlenen değişken değerin belirli bir yüzdesidir. Bu bir gün 1 cent olur başka gün 4-5 dolar. Yan yana çıkan reklamlar arasında bile fiyat uçurumu bulunabilir.

“Derneğin kural dışı iş yapmasından bana ne!” diyebilirsiniz. Bana kalırsa öncelikle Google’ın sağladığı reklam ağının çalışma prensibine göz atmalıyız.

  1. Reklam veren, Google AdWords aracılığı ile ürünü / sitesi ile ilgili anahtar kelimelere uygun reklam metni veya görseli ile başvuru yapar.
  2. Google reklam ağına dahil sitelerin içeriğini tarar ve reklamların anahtar kelimeleri ile ilişkilendirip sadece içerikle ilgili reklamın sitede görüntülenmesine fırsat tanır. Böylece kahve çeşitlerinden bahseden bir site yakındaki kahve satıcısının reklamını görüntüler.
  3. Bu arada zaten okumakta olduğu içerikle ilgili bir reklamı gören ziyaretçinin ilgisi artar. Aynı zamanda sadece ilgili ziyaretçiye reklamını gösterme fırsatı bulan reklam verenin reklamına tıklandığında büyük ihtimalle ziyaretçi alışveriş yapmak ya da en azından siteye üye olmak için bir çaba gösterir ki beklenen bu durum reklam için ödenen paranın karşılığının alınmasıdır.

Eğer ziyaretçilerinizden ilgi duymamalarına rağmen destek olmak adına reklamlara tıklamalarını isterseniz reklam veren beklediği verimi alamaz ve bu aynı zamanda Google AdSense ağının veriminin düşmesine sebep olur. Söz konusu kazanç ise düpedüz haksız kazançtır.

Bu tür bir davranışın dernek tarafından kasten yapılmadığına eminim. Kaldı ki kendi meslek grubunun haklarını savunmak için çaba gösteren gönüllülerden asla beklemiyorum. Ama lütfen, eğer biyologlar için birlik olma iddiasındaysanız eylemlerinizin etraftan ne gibi algılandığını ve en önemlisi de gayeye ulaşmak için hangi yolları mubah seçtiğinize dikkat edin. Ziyaretçilerinizden istediğiniz şeyin haksızlık olduğunu fark edecek kadar zeki olmanızı umardım. Açıkçası daha önce de söylediğim gibi biyologlar kimlerin önderliğinde bir araya geliyor diye korkular biriktiriyorum.


Comments:
cihan on Mart 8th, 2008 at 12:44 am #

valla güzel bir yazı yorum yerine altına imzamı atıyorum :)

Kadir Kunt on Mart 10th, 2008 at 5:52 pm #

Merhaba,

Biyologlar Birliği Derneği ile alakalı her iki yazınızı da okudum. Sizin dernek web sitesini kendi hostunuzda barındırdığınızı da biliyorum. Bu elbette taktir edilecek bir davranış.

Haksız kazanç konusunda da haklısınız. Derneğin e-posta grubuna bahsettiğiniz mesajı gönderen arkadaşımız, konu hakkında bilgisi olmadığından dolayı yanlış yapmıştır. Ki zaten bu mesajlarından sonra ben kendisini uyardım ve kısaca google ın çalışma prensiplerinden bahsettim. Onun yegane çabasının, iyi niyetli bir şekilde derneğe cüzi bir miktar da olsa gelir gelmesinden yana olduğuna ben kendi adıma kefil olabilirim.

Gelelim asıl konuya, siz bu haklı uyarılarınızı eleştirdiğiniz insanların bizzat kendilerine yaptınız mı? Doğrudan doğruya konuşup burada izah ettiğiniz gibi, izah ettiniz mi? Onlar da sizin eleştirilerinizi değerlendirmediler mi?

Bence “biyologlar kimlerin önderliğinde bir araya geliyor diye korkular biriktiriyorum” savı çok acımasızca ve haksızca olmuş.

Sevgiler…

serkan on Mart 10th, 2008 at 7:27 pm #

Sitenin nerede barındırıldığı önemli değil.
Yazıda da belirttiğim gibi niyetlerinin kötü olmadığını tahmin ediyorum zaten.
Eleştirileri doğrudan kendilerine iletme konusuna gelince de vereceğim kısa cevap; hayır.
Aslında kimseye akıl vermeyi sevmem. Ama şimdi “İyi de kamuya açık akıl vermek değil mi bu?” diyebileceğinizi tahmin ediyorum. O zaman da bir biyolog olarak sorumluluk hissettiğimi söylemek isterim. Zaten benim derdim sitenin reklam ağından uzaklaştırılma ihtimali değil. Eğer uyarıyı bizzat kendilerine yaparsam Google AdSense kurallarına uygun davranmaya başlarlar ve reklamdan elde edilen gelir verimli olur. Ancak benim derdim derneğin nasıl reklam geliri elde ettiği değil. Hatta reklam geliri elde edip etmemesi umurumda değil. Benim eleştirim biyologları bir araya getirme girişiminde bulunanların neyin etik neyin etik dışı olduğuna karar vermek için çok küçük konularda çaba göstermeyi bir süre de olsa önemsememiş olmalarına.
Zaten ağır bulduğunuz “biyologlar kimlerin önderliğinde bir araya geliyor diye korkular biriktiriyorum” sözüm tam olarak bunu ifade etmekte. Küçük şeyler önemlidir ve gelecekteki büyük kararların göstergesidir.
Eğer tek sorun reklam ağının hatalı kullanılması olsaydı bir e-posta atar umursanmazsa da hiç kafaya takmazdım. Bu sayfalara da taşımaya tenezzül dahi etmezdim.
Bir birlik etrafında toplanan biyologların derneklerinin alelade olaylarda attıkları adımlardan haberdar olma hakları var. Eğer kendimi bir birliğe dahil hissedeceksem elbette zekice eylemlerde bulunan insanların içinde olmak isterim. Unutmayın 1920′deki önderimiz yeterince zeki olmasaydı ne biz onun peşinden giderdik ne de bizi düze çıkaracak bir mucize olurdu.
Bunun gibi özellikle derneklerin hassasiyetlerini açıkça ortaya koyan olaylarda bundan sonra da sadece burada yazmayı tercih edeceğim.
Umarım kimse fazla küsmez.

kadir sorucuoğlu on Mart 10th, 2008 at 8:16 pm #

arkadaşlar ben bu derneğin başkanıyım bu nedenle sorumluluk tabi ki bana ait. ama arkadaşlar biraz kendimizi savunalım değilmi:
arkadaşlar ben bu işlerin yıllardır içindeyim. geçen yıl sağlık bakanı sivil toplum kuruluşu önderlerini davet etti. ben de bir sendikanın şube başkanı sıfatıyla ordaydım. sendikalardan başka; diş hekimler odası, eczacılar odası, diyetisyenler derneği, tabipler odası… gibi her mesleğn temsilcisi vardı. sadece biz yoktuk ve ben bu olaydan sonra bu derneğin temellerini attım. mayıs 2007 de kurulan derneğimiz pekçok ilde temsilcilik açtı. onlarca kişi kuruluş parti sendika ve bürokratla görüşüldü ama kuruluşumuzdan bu yana kimseden beş kuruş aidat bile alınmadı. yönetim kurulumdaki kahraman 7 arkadaşımla bu yükleri hep omuzladık. kendimiz için mi? hayır yönetim kurulumdaki herkes iş güç sahibi insanlar. hatta emekliliği gelen bir abimiz bile var. benim eşim şu an 9 aylık hamile ama ben bu koşturmaca da ona bile vakit ayıramıyorum. bunları anlatmamın sebebi birşeyler yapılıyorsa bu meslek için. karınca kadar bile yol alsak bu kardır. lütfen sizde bizi eleştirin hatta hergün ama bu yaptığınız eleştiriler yapıcı olsun. yoksa arkadaşlarımın şevkini kırarsınız. sizlerin geleceği için
çalışanlara lütfen köstek değil destek olunuz.

Kadir Kunt on Mart 10th, 2008 at 8:49 pm #

Almanların dediği gibi; “Şeytan ayrıntılarda yatar”. Ancak unutmamak lazım; doğrular gibi, yanlışlar da insana mahsus. Biz bizi elbette eleştireceğiz. Hem de en ağır şekliyle. Zaten bunu icra edemediğimiz için bugün biyologlar bu ülkede bu haldeler. Eleştiremedik, hesap soramadık, hakkımızı arayamadık v.s… Lakin hayatta her şeyin olduğu gibi, eleştirinin de bir ölçüsü olmalı. Kırmadan, incitmeden…

serkan on Mart 10th, 2008 at 9:46 pm #

Eleştirme usulümle ilgili eleştirileriniz için teşekkür ederim.
Bundan sonra incitmeden yazmak için her zamankinden daha çok özen göstereceğim. Halka açık yazmaya başladığımdan beri önemsediğim bir şeydir ama demek ki kırılan gücenen olabiliyor.
Eleştirim yıkıcı mı? Evet bir bakış açısına göre öyle. Ama şimdi çok küçük şeylerden kıl tüy detaylar çıkaran biyologlardan bir birlik kurmaya çalıştığınız akılların en silinmez köşesine kazınmadı mı? Bundan sonra böylesi basit bir hatayı yapmamak için en basit konuda bile işin etiğine ne kadar çok eğilineceği aşikar. O zaman bence daha şimdiden yeterince işe yaradı bu eleştiri. Yıkıcı saysanız bile azıcık da olsa yapıcıymış değil mi?

Kadir Kunt on Mart 10th, 2008 at 10:18 pm #

“Ama şimdi çok küçük şeylerden kıl tüy detaylar çıkaran biyologlardan bir birlik kurmaya çalıştığınız akılların en silinmez köşesine kazınmadı mı?”

Buna çok güldüm işte… :)

Sevgiler…

Gökhan KAVUNCUOĞLU on Mart 10th, 2008 at 11:01 pm #

Serkancım, bu ifadeyi seninle uzun yazışmalardan ve tesadüfen çalıştığım iş yerimde konuşmamızdan dolayı kullandım.

Eleştirilmek güzel bir şey. İnsanların doğruyu bulmasına yardımcı olur.

Bir süredir biyologların ve biyolog mesleğinin hak etmediği noktaya giderek ilerlediğini düşünen biriydim. Zamanla aynı fikirde olan başka arkadaşlarla tanıştım. Mevcut olan Türkiye Biyologlar Derneğinin 1975 kurulduğunu ancak etkisi ve mesleki anlamda görevini çeşitli nedenlerden yeterince yerine getiremediğini gördüm. Şikâyetçi olacağıma kendim kapasitem ölçüsünde çabalamaya karar verdim. Bana göre eski derneğin çeşitli nedenlerden dolayı sadece kendine gelmesi, ayağa kalkması bile zaman alacak. Bunca zaman istenileni verememiş bir derneğin ayrıca geçmişinde özel çıkarları için kullanıldığını söyleyen değerli hocalarımızın söylediklerini dikkate alarak yeni bir dernek ile başlamanın hızlıca etkin ve etkili olabileceği düşündüm.

Sonuçta yeni bir dernek kurduk. Bizler dernek kurma konusunda hemen hiçbir şey bilmiyorduk. İstenince oluyor. Şu an prosedürleri yerine getirmekte bilgi açısından eksiğimiz yok. Peki, hatalarımız olmadı mı? Elbette oldu ama bilenler yardımcı oldu ve düzelttik. Bir derneğin yönetim kurulunda olmanın önemli sorumlulukları var. Bu sorumluluklarda örneğin eksik evrak gibi hatamız olması durumunda neler olacağı “Dernekler Kanunu” ve “Dernekler Yönetmeli”´nde yazmakta ki ayrıca bizler devlet memuruyuz. Dışarıdan anlam ifade etmeye bilir ama bu dernek işlerinde istemesek bile bilmeden bir hatamız olursa (elbette önemli bir hata) işimizden olabiliriz. Bu konuda dernek sitesinde forumlarda bu konuda bir yazı yazdım. Bu diğer insanlar için önem arz etmeye bilir ama ben hiç sorunum olmadığı halde işimden olabilirim.

İnternet sitesi hazırlayabilme gibi bir bilgim olsaydı bu işe Google Grup sayfasıyla başlamazdık. Yönetim Kurulu´muzda bilgisayar tecrübesi ve ilgisi en çok ben olduğumdan bu işler şimdiye kadar hep bana kaldı. Site adı nasıl alınır, nerden alınır ne yapmak gerekir bunu bile bilmiyordum. Hatırlaramısın isimtescil sitesinde kolaylıkla alabileceğimi söyledin. Çok sevindim hemen site ismimizi aldım. Ama bir sorun vardı. Site hazırlanmalıydı. İnsanlar site adresimizi soruyorlar ama tatmin edici cevap bulamıyorlardı. Peki kim hazırlayacak bu siteyi. Sağ olsun birkaç arkadaş yardımcı olabileceklerini söyledi. Hatta sen bile yardımcı olabileceğini ama derslerinin yoğunluğundan o zaman için vakit ayıramayacağını söyledin. Siteyi hazırlama konusunda Kadir Boğaç KUNT adlı bir biyolog arkadaş yardımcı olabileceğini söyledi. Referans olarak hazırladığı bir kaç siteyi de gönderdi. Ben bu konuda kendisine müteşekkir olacağımızı söyledim. Seninde yardımınla alt yapısı için gerekli ayarlamalar yapıldı. Site hazırlandı ve yayınlandı. Benim beklentimin üzerinde bir çalışma oldu. Elbet eksiği çoktu ama kısa zamanda önemli eksiklikler tamamlandı. Ben bilgim dahilinde site içeriğini zenginleştirmeye çalışıyorum.

Kadir Boğaç Kunt bey bana çeşitli önerilerde bulundu. Bunlardan bir tanesi de Google AdSense reklam ağına dahil olmaktı. Bana mantıklı geldi. Bu olayı çok az biliyordum. Avantajlarını ise hiç bilmiyordum. Elbet bir insan her şeyi bilemez. Hatta “o kısma bir yazı koyalım, arkadalar bu reklamlara tıklayınca ne olacağını kısaca yazalım” dedim. O aman dedi. Doğru değil. Peki dedim. Bir süre sonra site posta grubunda değil birçok kişinin kullandığı kısa mesaj bölümünde bir kez yazayım diye düşündüm. Yukarıda belirttiğin o yazıyı yazdım. Şundan dolayı yazdım. Derneğimiz daha yeni kuruldu. Şu ana kadar hiçbir üyemizden aylık 5 YTL olan aidatı istemedik. Çalışmayan ve senin gibi öğrenci olan arkadaşlarımızdan da hiç para almamayı tüzüğümüze ilave ettik. Peki biz yönetim kurulundakiler derneğimiz için temel ihtiyaçları, örneğin makbuz gibi, nasıl finanse edeceğiz. Bu gibi ihtiyaçları şimdilik bizler şahsen karşıladık. Bu durum ne zamana kadar devam edebilir. Üyelerden toplayalım diyeceksin. Siz öğrenciler için bile üyelik ücretsizken birçoğunuz üye olmaya çekiniyor. Bu işi benden daha iyi yapacağını söyleyen herkese açığım. Benim iş, kariyer, mevki gibi derdim yok. Sadece biyolog mesleğinin son yıllarda düştüğü durum rahatsız ediyor. Yönetimdekilerin hepsi devlet memuru. Mesai saatlerinde kendi işleriyle meşguller. Örneğin ben eve gelip, uyuyana kadar (bu gerçek) internetin başında dernek için çalışıyorum, hafta sonlarımı derneğe ayırıyorum. Hepimizin bir ailesi, özel hayatı, özel işleri var. Açık söyleyeyim benim yaptığım salaklık.
Bunca çabanın karşısında senden hiç beklemediğim bir üslupta eleştiri alınca moralim çok bozuldu. Beni rahatsız eden söylediklerin değil, söyleme tarzın. Demek senin tarzın buymuş. Söyleyebileceğim fazla bir şey yok.

Atatürk dünyada saygı gören ve yüz yılın dahisi olarak dünyada kabul görülen bir şahsiyettir. Kendi adıma onun onda biri olsam ne mutlu bana.

BİYOLOGLAR BİRLİĞİ DERNEĞİ hepimizindir. Tüm eleştirilerini, çözüm önerileriyle birlikte şahsi sitenin dışında dernek internet sitesinde de paylaşmanı temenni ediyorum.

Eminim okulunda bir arkadaşının sana göre yanlışını megafon ile okulda duyurmuyorsundur. Ben eleştiriye açık bir insan olmaya çalışırım. Her şeyi bildiğimi de iddia etmiyorum. Ama bunu bana değil de öncelikle çevreye duyurulmasını üslup olarak doğru bulmuyorum.

Herkesin tercihi kendini ilgilendirir.

serkan on Mart 11th, 2008 at 12:17 am #

Üslubum üstüne söylenen her kelimeyi önemsiyorum, söyleyene de yürekten teşekkür ediyorum.
Gerektiğinde tükürdüğümü yalamasını bilirim ancak halen gerek duymuyorum. Zaten eğer yaptığım hata ise bir kere yapılmıştır geri adımı yoktur.

Derneğin asıl faaliyetleri ile ilgili henüz tek kelime bile etmemiş biri olarak eklemek istediğim tek bir şey var o da inşallah istediğimiz gibi olur demek.
Kimsenin eksik çalıştığını düşünmüyorum. Kaldı ki bunu düşünecek ne bilgiye ne de tecrübeye sahip değilim. Ben bildiğime emin olduğum birkaç konuda sonuna kadar konuşmayı tercih ediyorum.

Hatayı megafonla duyurma işine gelince. Öncelikle söyleyelim burada yapılan bir arkadaşımın hatası değil. İkincisi hatanın sonucunda oluşan olay (reklam ağından atılmak değil, fark edilmeden haksız kazanca müsaade etmek) tüm biyologların adını lekeleme ihtimali olan bir şey. Bu durumda kişisel bir hata değil. Bu yüzden teşbih pek uymamış.

Peki neden bu kadar takılıyorum buna? Biyologların hak ettikleri yerde bulunmamalarının sebebi yine kendimiz değil miyiz? Öncelikle toplum içindeki saygınlığımızı yükseltmek zorunda değil miyiz? Evet aslında önemsiz bulunmayacak kadar saygınız ama akademisyenlerin bir kısmı hariç çoğumuz yüksek oranda dertliyiz bu konuda. Çünkü özellikle üniversite bittiğinde adam yerine konmuyoruz. Buna da sadece daha çok para kazanan biyologlar meydana gelmesine fırsat tanıyarak çözüm bulamayız değil mi? İşin manevi boyutu bu kadar mı önemsiz? O zaman ihtiyaç duyduğumuz saygınlığa leke sürecek en ufak hatayı kabul edilemez bulma hakkımız var değil mi?
Ben şimdiye kadar hiç bir oluşuma “iyi ki varsın, sırf var olduğun için ben de seninleyim” demedim. Kiminle çalıştığımı ne kadar yetkin kimselerle birlikte olduğumu bilmek isterim. Bu derneğin bilimsel yetkinliğine de (şuan yeterli bilgi sahibi olmadığımdan) diyeceğim yok ama aslında sanal dünyada iki önemli hata görebiliyorum. İsteyenin de bilmeye hakkı var ki işte her ikisini de yazdım. Bundan sonra da yazarım gerekirse. (Bu üslup konusundaki eleştirilerinize kulak tıkadığım anlamına gelmesin lütfen)

Bunlar bir kenara Kadir bey’e cevap olarak diyebilirim ki ayrıntılara takılan biri olmak bence çok güzel. Bu size komik geldiyse bu da güzel.

Kadir Kunt on Mart 11th, 2008 at 12:33 am #

“Bunlar bir kenara Kadir bey’e cevap olarak diyebilirim ki ayrıntılara takılan biri olmak bence çok güzel. Bu size komik geldiyse bu da güzel.”

Yanlış anlaşılmasın lütfen. Ben tespitin doğruluğu hoşuma gittiği için güldüm. Hala gülüyorum…

serkan on Mart 11th, 2008 at 12:36 am #

Açıklama için teşekkür ederim. Yanlış anlamışım zaten.

apoptozis on Ağustos 24th, 2008 at 2:55 am #

Başlığa katılıyorum,biyologlar birliginin imaj eksikliği var, sitede 10 bin kişi yapalım havası, üstelik 10 bine ulaşılamadı diye yapılan şikayetler lütfen sitemize girin gibi üslublar imaj da oldukça düşüşe sebep açar kazanacağınız üç beş kişi yüzünden elinizdeki 10 kişiden olursunuz ve bu hava biyologları temsil için yola çıkmış bir gruba bence yakışmıyor yakışmıyor düşünebiliyor musunuz birisi demiş sayınızı 10 bin yapın yoksa sizi kaale almayız peki o bizi kaale alınca ne olacak bir gecede her şey değişecek mi birden bire sokaklarda biyologlar “a bak bu biyolog bilim adamı vay be” gibi sözlerle mi karşılaşacaklar,ya da iş imkanları mı düzelecek ülkenin biyoloğa ihtiyacı mı yokta bizim 10 bin kişi olmamız bekleniyor siz 10 bin olana kadar bu ülke biyologsuz kalacak, ne alaka , ya da sizin bir grubunuz yok o zaman biyologların dertlerini dinlemeyiz onların sorunları bizi enterese etmez,tabi sonra da siz sorunlarınızı dile getirmezseniz nerden bilelim derler, o da senin görevin siyasetçi isen adalet adalet diye niralar atıyorsan herkesin derdini bilip evlere kömür yolluyorsan bu ülkedeki bilim adamının da derdini bileceksin,kısacası bu zamanda biyoloji alanında kendimizi geliştirip kendimiz iş imkanları yaratmazsak pek bir şansımız yok yani duruşumuzla,üslubumuzla,bilgimizle,kültürümüzle iinsanların bilim adamıına ihtiyacı olduğuna inandırmalıyız değer katmalıyız çünkü değer katan kattığı kadarı ile değer görür daha fazlasını istemeye hakkı yoktur.

Saygılarımla

Post a comment
Name: 
Email: 
URL: 
Comments: