Comments:
Geçmiş olsun, ben de üç gün önce ayrıldım :). 19′da 19 gidiyorum şu anda Sevgililer Günü yalnızlığı turunda.
Oha yalnız üstteki paragrafın ikinci cümlesi Yılmaz Erdoğan şiirlerinden fırlamış gibi şeyetmiş.
serkan on Şubat 15th, 2008 at 12:04 am #
Hangi cümle o merak ettim :D
“Hatta bir çırpıda…” diye başlayan mı? Valla güzel rastlantı olmuş desene.
Bir de eklemek gerekirse bende de 22′de 22 o tur. :)
Hey insan en iyi beklentilerle dünyaya gelir, bazıları deneyimlerinden bazıları ise gözlemlediklerinden anlar olup biteni. Kimisi beklentilerini gerçek bir olurluk dogrultusunda optimize etme yoluna gider, kimisi ise gün gelir beklentilerinin altında ezilip gider… Özetle ezilenler kaybeder, sen rahat ol…
Birde nedir bu 19 da 19, 22 de 22 yav :) matematik amcamı yanıltıyor yoksa olayda başka bir bilinmeyenmi var, çözemedim. Bu durumda insan oglu dogar dogmaz mı başlar sevgili edinmeye. Tabi sevgili içinde cinsel çekiminde bulundugu kalıba sıgarsa.
Sevilenler her zaman vardır, o nedenle gider gider kalan sahalar bizimdir amiyana tabiri ile.
Diger bir yandan aziz valentine orda ne muamele görmüş gerçek sevgi için, bizimkiler ne yapıyor günümüzde. Yazık yazık (sevdim bu ikilemeyi, bugün 5. kullanışım)
serkan on Şubat 15th, 2008 at 4:38 am #
“Bu durumda insan oglu dogar dogmaz mı başlar sevgili edinmeye.” demiş ya Özkan doğrusu cevap veremeden edemeyeceğim. :)
Tek cevabım var o da evet. Hatta biraz daha değiştirelim. İnsan oğlu doğar doğmaz aşk ile başlar yaşamaya. Aşkı tutkusudur zaten. Onu hayata bağlayan arzudur. O tutku bir gün bazen -çok nadir- bir insan oluverir. Hata o kadar nadir ki ömür boyu en fazla 1-2 defa. Aşk doğduğu gün onunla gelir ki o insan asla hayata veda edemez aşkından. Asıl aşk sanırım dünya malına olandır ya da işte derler ya yalan olandır.
Bu arada küçük bir not eklesem iyi olacak ama kimse yanlış yere yorum yazdığını düşünmesin. Ben üstü kapalı yazdıkça böyle şeyler çok normal. Aslında bu yazı eski sevgiliye falan ithaf edilmiş değil. Yazıda geçen bağlantı neye ithaf edildiğini anlatıyordur umarım…
Altan on Şubat 15th, 2008 at 12:17 pm #
Özkan’a cevabı vermişin de, aynı (cevap verdiğin) bağlam içinde düşünürsek sen nasıl kendine “22′de 22″ diyebiliyorsun, onu anlamadım?.. :)
serkan on Şubat 15th, 2008 at 2:41 pm #
O işin gereksiz kısmı. :)
hatshepsut on Şubat 22nd, 2008 at 10:10 pm #
şifreli yazılara bayılırım;) ben anladım serkanın derdini..üzülme be serkan bi gün nasılsa ölcez…