Şub
06
    
Posted (serkan) in biyoteknoloji, çevre, sinir bozucu on Şubat-6-2008

Yaşamsal Tehdit

Kim ne derse desin en çok kırmızı yakışıyor bu sembole. Yaşamın sona erişini en güzel bu renklerle anlatıyor. Bu aralar sadece sinemada karşınıza çıkıyor değil mi? Ama merak etmeyin gökyüzüne çizmek zorunda kalacağız yakında.

Bu sembol pek çoğunun sandığı gibi biyoterörizmi anlatmıyor. Aksine yaşamsal tehdidin her boyutuna işaret ediyor. Her ne kadar üstüne yüzlerce teori yazılmışsa da kimsenin mikroorganizmaları kullanıp dünyanın istediği kısmını yok edecek fırsatı bulacağını sanmıyorum. O güne kadar biz çoktan kendimizi bitirmiş olacağız zaten.

National Geographic Şubat 2008 sayısında dünyayı kurtarmak için isminde bir ek armağan etmiş. Artık sıradanlaşan küresel ısınma hikayesi üstüne 100 önlemden bahsediyor. Yaşayacak vaktiniz olduğuna ihtimal veriyorsanız kaçırmayın derim.


Comments:
seda on Şubat 7th, 2008 at 12:35 pm #

temiz bir dünya için duyarlı insanlar gerekir..çevrenize bakın kaç insan duyarlı? hangi birisine anlatayım dilimde tüy bitti:temizlik manyağı ev hanımlarının çamaşır sularını her tarafa bocalamasından,ki 1 damla çamaşır suyu 1000ton suyu kirletiyor.. parfüm şişesini üzerine boşaltan kızlardan mı bahsediyim havamızı kirleten..fabrikalar arabalar tüketim çılgınlığı..bu dünya bu kadar kötülüğü hak etmiyor..duyarlı insanlık gerekiyor..

cihan on Şubat 11th, 2008 at 1:56 am #

dün televizyonda yarından sonra diye bir film izledim. ( üçüncü kez sanırım ) bu film de bir iklimbilimci amerikan başkan yardımcısını uyarıyor ve bazı önlemler alınmazsa amerikanın kuzeyinin buzlarla kaplı hale gelecegini söylüyor. tabi buna inanılmayarak önlem alınmıyor . küresel ısınma doğru çıkıyor okyanus akıntısı değişiyor ( nedeni de kuzey kutbunda eriyen buzulların okyanusa verdigi saf su yani tuz oranının azalması . ) şimdi senin bu dedigini görüp de 100 önlem falan bakınca bi an kendimi o filmde hissettim :) keşke bunu devlet büyüklerimiz okusa da onların önderliğinde kampanyalar yapılsa bu konuda

mrvé on Şubat 11th, 2008 at 12:21 pm #

Cihan ben de o filmi izledim. 1 kez ve sinemada..
Ama hiç böyle anlattığın gibi şeyler hatırlamıyorum! :)
Tek hatırladığım kardan midemin bulandığı. :D Filmin sonunu zor getirmiştim.. :))

cihan on Şubat 11th, 2008 at 12:33 pm #

mrve demekki izledigin filmlere dikkat edemiyorsun :) yada çabuk unutuyorsun söylediğim bütün olayları replikler şeklinde sana yazardım buraya ama kalsın :)

serkan on Şubat 11th, 2008 at 1:03 pm #

İyi ama mrvé ben filmde mide bulandırıcı bir sahne hatırlamıyorum aynı filmden bahsettiğimize emin miyiz?
O film tam benim ÖSS’ye gireceğim hafta vizyona girmişti. Hatta sınavdan çıkıp giderim demiştim de olmamıştı. Daha sonra üniversite hazırlık sınıfında onunla ilgili bir ödev hazırladığımdan alt yazısız falan defalarca izledim ve gerçekten çok güzel bir film olduğuna emin oldum.

mrvé on Şubat 11th, 2008 at 3:03 pm #

İyi ama serkan filmde mide bulandırıcı bir sahne olması fikri benim psikolojimle ilgili olduğu için bu aynı filmden bahsettiğimize emin olmamamıza sebep teşkil eder mi?
O kadar çok kar yağışı içeren sahne vardı ki..uzun süre beyaz görmekten mide bulantısı hissettiğimi hatırlıyorum. Yazınla fazla ilgisi yoktu yaptığım yorumun o da var tabi..kusura bakma. :)

serkan on Şubat 11th, 2008 at 3:44 pm #

Hmm tamam anladım haklısın. Aynı film zaten. :)
Ayrıca Yarından Sonra filmi bu yazıyla yeterince alakalı yani, niye kusura bakayım.

seda on Şubat 11th, 2008 at 7:46 pm #

evet o filmi bende sinemada izledim..ama sonunda dünya kurtarıyordu ben bizim kurtarcağımız pek sanmıyorum..bide 3.dünya ülkeleri amerikaya yardım ediyordu ya tam ironi..

Altan on Şubat 12th, 2008 at 12:04 pm #

Hee, tamam evet, tabi..

Madem o kadar konuşmuşsunuz filmin üzerine;
Bütçesi de sanırım 90 Milyon Dolardı.. :D

serkan on Şubat 12th, 2008 at 3:12 pm #

Başlığı değiştirip “Yarından Sonra” mı yapsam. :D

Ama hep söylüyorum yok oluşumuzu en iyi özetleyen filmlerden biri ve bu kadar bahsedilmeyi hak ediyor.

mrvé on Şubat 12th, 2008 at 11:50 pm #

Yok oluşumuzun o kadar basit olacağını sanmıyorum ben..

serkan on Şubat 13th, 2008 at 1:53 pm #

Bu da güzel bir yaklaşım tabi. Ama umarım kurtuluşumuzun aslında çok basit olduğunu herkes biliyordur.

Post a comment

Name: 
Email: 
URL: 
Comments: