Eki
06
    
Posted (serkan) in Kategorisiz on Ekim-6-2011

Sabah uyandığımda Ahmet’ten gelen mesajla öğrendim ki Steve Jobs hayata gözlerini yummuş. İnsanın hiç tanışmadığı birinin kaybına üzülmesi çok sık rastlanan bir durum değil. Hatta ürettiği donanımların hiç birini kullanmamış, yazılımlarından da sadece bir ikisinin kullanıcısı olmuş biri olarak durum biraz daha sıra dışı bende. Ama kaybedilen adam garajda kurduğu şirketle dünyayı değiştirmiş bir teknoloji girişimcisi olunca, açıkça kıskandığımı söylediğim bu insanın kaybına üzülmemem elde değil.
Steve Jobs hiç bir zaman bir numaralı idolüm olmadı. Bence dünyaya ondan daha fazlasını katmış başka kimseler bulunabilir. Hatta Apple’ı beraber kurduğu Steve Wozniak’da bunlardan biri. Ancak şu bir gerçek ki Steve dev teknoloji girişimcileri arasında hayatını kaybettiğine şahit olduğumuz ilk kişi.
Toprağı bol olsun.


 
Eki
02
    
Posted (serkan) in Kategorisiz on Ekim-2-2011

Birkaç gündür Kadir Has Üniversitesi’nde Hesaplamalı Biyoloji ve Biyoinformatik öğrencisiyim. Buraya not düşmezsem olmaz diye düşündüm.
Sanırım nihayet resmen biyoinformatik çalışması yapmaya başlıyorum. Artık kendime amatör biyoinformatikçi demeyeceğim. :)


 
Ağu
01
    
Posted (serkan) in eTohum2011, Girişimcilik on Ağustos-1-2011

İyice kaybetmeye başladığım bloglama alışkanlığım sayesinde artık başımdan geçen olayları hatta içlerinden en çok bahsetmek istediklerimi bile yaklaşık bir hafta gecikmeyle yazar oldum. Geçtiğimiz hafta eTohum ile birlikte gerçekleştirdiğim Markafoni ve Mynet gezileri de bu yeni halimin kurbanı oldu.

Geziler zihnimdeki en eski zaman raflarına kaldırılmadan buraya not düşsem iyi olacak.

Öncelikle her iki şirketinde beklediğimden ciddi miktarda farklı olduğunu söylemeliyim. Markafoni beklediğimden kat kat daha büyük, Mynet ise hayal edebileceğimden daha dinamik bir yer.

Markafoni kocaman bir binaya yerleşmiş. Eskiden deri fabrikası olarak görev yapmış binanın içinde şuan tüm birimler mevcut. Ama yanılmıyorsam lojistik birimi taşınacak. Çalışmak için bina bulma ve kısa sürede yeni yerlere taşınma gereksinimleri bana Jeff Bezos’un Amazon.com için anlattıklarını hatırlattı.

Daha birkaç yıl önce duyduğumda “aa bunlar da Django kullanıyormuş ne güzel, bir ara tanışsam iyi olur” dediğim adamların çok kısa sürede uluslararası bir şirkete dönüşüp Ukrayna, Güney Kore ve Avustralya’ya açılabileceği fikri açık söyliyim epeyce kıskanmama sebep oldu.

Servis verebilmek için kedi cloud computing ortamlarını Sadece Hosting bünyesinde kurmuşlar. Muhabbet etme fırsatı bulduğum çalışanlarından birinden ciddi teknik tavsiyeler aldım. 41 kişilik bir teknik takımları mevcutmuş şu sıralar. Ama artacakmış gibi duruyor.

Markafoni’ye bol yayılmalı yıllar diliyorum.

Mynet’e gitmeden önce, hayatta kalmak için cebelleşen ama etrafta olan biteni daha tam anlayamamış kimselerle karşılaşacağımı beklediğim için biraz utandım. Öncelikle söylemem gerekir ki temas kurduklarımın tamamı benden daha akıllı. :) Benim aklımdan geçen ve neden şunları yapmazlar ki dediğim şeyleri zaten (hatta benden daha iyi) biliyorlar. Aslında yapıyorlar da.

Mynet tam beklediğim kadar genişlikte bir alana yayılmış ve çalışan sayısı da şuan hatırlamadığım makul bir sayıda. Editörler dışında kalan teknik kısmında yüzlerce kişi olmasını beklemez zaten kimse.

Yıllardır eski kullanıcıları sayesinde ayakta kaldığını ve artık doğrulmak için hiç umuda sahip olamayacağını düşündüğüm Mynet bence akılcı stratejilerle birlikte çok fark ettirmeden bizi etkilemeye devam edecek. Facebook platformuna ne kadar geçişmiş olduklarını onlarla sohbet edene kadar fark etmemiştim.

Hedef kitleleri olmadığımı düşünsem de başarı sağlamaya devam edeceklerini hissedebiliyorum.

Bu arada bir flash bellek ve Kavun müzik CD’si hediye ettiler. Kavun markalı müzik CD’si de ne kadar manidar değil mi?

Her iki şirkete de başarılar diliyorum.


 
Haz
28
    
Posted (serkan) in eTohum2011, Girişimcilik on Haziran-28-2011

Mercata ile ilgili vaka analizini yapmak Kozmo kadar kolay olmadı. Elbette yaptıklarını adım adım kaydetmemiş olmaları büyük etken. İşin kötüsü çıkış dönemlerine ve gidişatlarına dair pek haber de yok. Genelde battıklarını konu alan 5-6 yazı mevcut. Analizin analizi oan bir yazı yazmamak için biraz geciktirmeyi bile göze aldım ama nafile.

Mercata.com nokta com patlamasının hemen öncesinde günümüzün Groupon’unun yaptığını yapmaya çalışan bir şirket.

Yaşdaşlarıyla ciddi benzerlikler içeriyor. IPO ve VC Round arasındaki farkı pek çözememişler. Şirketin plana uygun şekilde yürüdüğüne dair kayıtlar okuduğum. O zaman yetersiz para ile başladılar diye düşündüm. Ama kaldırdıkları yatırım hiç de azımsanacak boyutta değil. O zaman müsfir miydiler? Elimde yeterli delil yok bu konuda. Odaklanmamanın da bir çeşit müsriflik olduğunu ve ciddi anlamda emek yoğun bir sektörde hayatta kalmaya çalıştıklarını akılda tutmalı.

Eğer grup satın alma işi yapıyorsanız gruba ihtiyaç var. Haliyle kritik kütleye sahip olma meselesi en azından bir sosyal ağ kadar önemli. Mercata ise bir an önce büyük olmak için çok fazla kategoride satış yapmayı seçmiş. Hem odaklanmadığı için gereken insan emeği atırmış hem de alışverişe dönüşecek kritik sınırı aşmak zorlaşmış. Bu durumda kullanıcı kazanma masrafını hesaba katmalı. 100 kişiyi getirmek için 100 birim para harcıyorsanız ve bu kişiler 10′ar 10′ar ürünlere dağılıyorsa ve sizin asgari satış sınırınız 20 ise demek ki harcadığınız 100 birim para çöpe gitti.

Araştırmayı yaparken şok edici bir bilgi ile karşılaştım. O günlerde yazılımlar tarafından güncellenen fiyat listeleme siteleri Mercata’dan daha iyi fırsatlar sunabiliyormuş. Allah aşkına o zaman Mercata ne diye var? Gidip fırat üretmek yerine zaten bir bilgisayar yazılımının yapabileceği türde bir şeyi insan eliyle mi yapıyorlardı? Ticaretin değişmez bir kuralı var. İnsanların istediği şeyi vermezsen ölürsün! Toplu satın almada indirim yapmak için ortaya çıktıysan bunu her daim yapmak zorundasın.